Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "tarif"

Learn how to use tarif in a Turkish sentence. Over 80 hand-picked examples.

Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Turkish to English

Nesneyi tarif edebilir misiniz?
Translate from Turkish to English

Tom onun kilitli bir odadan nasıl kaçabildiğini tarif etti.
Translate from Turkish to English

Ben gerçekten onu tarif edemem.
Translate from Turkish to English

Bana otobüs durağını tarif eder misiniz?
Translate from Turkish to English

Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Prenses kelimelerle tarif edilemeyecek kadar güzeldi.
Translate from Turkish to English

Bana restoranı yazılı olarak tarif eder misin?
Translate from Turkish to English

Nasıl hissettiğimi tarif edemem.
Translate from Turkish to English

Her zaman olduğu gibi tarif etmek için bir sürü kelime kullanmak işe yaramıyor.
Translate from Turkish to English

Tarif etmek zor.
Translate from Turkish to English

Arkadaşlarımın beni nasıl tarif ettiklerini biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Bu tarif için sadece bir soğana ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Tarif edilemez bir durumdaydı.
Translate from Turkish to English

Güzelliğin en mükemmel tarafı, hiçbir resimle tarif edilememesidir.
Translate from Turkish to English

Kelimeler mutluluğumu tarif edemez.
Translate from Turkish to English

Tom sorunu ayrıntılarıyla tarif etti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi tarif etti.
Translate from Turkish to English

Onları tarif edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Bu tarif büyükannemin.
Translate from Turkish to English

Onu tarif edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Kimi tarif ediyorsun?
Translate from Turkish to English

Gözlem gücüyle ilgili bir deneyde, Tom evinde iki yıldır oturmasına rağmen, oturma odasının duvarında asılı resimlerin hiçbirini tarif edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom'a görevi nasıl tarif ettin?
Translate from Turkish to English

Vatanımı tarif edemeyeceğim kadar özledim.
Translate from Turkish to English

Bunu nasıl tarif ederdin?
Translate from Turkish to English

Onu tarif eder misin, lütfen?
Translate from Turkish to English

Bu tarif ninemin.
Translate from Turkish to English

Bu tarif için malzemeler biraz pahalı.
Translate from Turkish to English

Seni canlı görmenin beni nasıl iyi hissettirdiğini sana tarif edemem.
Translate from Turkish to English

Bana kibarca/sıcak bir tavırla yolu tarif etti.
Translate from Turkish to English

Bu, kelimelerle tarif edilemez.
Translate from Turkish to English

Arife tarif gerekmez.
Translate from Turkish to English

İdeal kahvaltını tarif et.
Translate from Turkish to English

Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.
Translate from Turkish to English

Onu tarif etmeye çalışmayacağım.
Translate from Turkish to English

Kendini nasıl tarif ederdin?
Translate from Turkish to English

Kendinizi nasıl tarif ederdiniz?
Translate from Turkish to English

Bir çocuğu kaybetmenin acısı tarif edilemez.
Translate from Turkish to English

Bu tecrübenin senin için nasıl bir şey olduğunu tarif edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Bu tecrübenin senin için ne gibi bir şey olduğunu tarif edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Tom'u nasıl tarif ederdin?
Translate from Turkish to English

Manzaranın güzelliği kelimelerle tarif edilemezdir.
Translate from Turkish to English

O tuhaf adamı tarif edebilir misiniz?

Bazı duyguları tarif etmek zordur.

Kelimeler yaşadığım korkuyu tarif edemez.

Onu nasıl tarif ederdin?

Olanları tarif edebilir misin?

Onun güzelliği tarif edilemez.

Arkadaşların seni nasıl tarif eder?

Suç tarif edilemez biçimde şiddetliydi.

Tom'un tavrını tarif eder misiniz?

Onun nasıl olduğunu tarif edemem.

Üzüntümü tarif edemem.

Ne demek istediğimi tarif edemem.

Kelimeler bu yeri tarif edemez.

Sonunda mutluluk için bir tarif buldum: Leyla'yla evlenmek.

Tom'un kimseye yön tarif etmesi gerekmiyordu.

Sami, korkunç bir sahne tarif etti.

Sami ne olduğunu tarif etmeye çalıştı.

Sami şüpheliyi tarif etti.

İdeal kadınını tarif et.

Hayalindeki kızı tarif edebilir misin?

En yakın arkadaşın seni nasıl tarif ederdi?

İdeal erkeğini tarif et.

İdeal erkeğini nasıl tarif ederdin?

Bu, belki de içinde bulunduğum durumu en iyi tarif eden sözcük.

Size adresi tarif edeyim.

Sana yolu tarif edeyim.

Kör birine renkleri nasıl tarif edersin?

Duyduğu ateşi tarif edebilen yeterince yanmıyor demektir.

Olayın geri kalanını anlatmadan önce, geçtiği yeri tarif etmek işimize yarayabilir.

İçimde tarif edemediğim bir duygu var.

Hırsızı hemen tarif edebilir misin?

Hırsızı hemen tarif edebilir misiniz?

Karnınızdaki ağrıyı tarif edebilir misiniz?

Kelimelerin tarif edemeyecek kadar güzeldi.

Çevirmenlik, tarif etme işidir.

Bir çadıra girse, o nam ile hürmet görür. Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki, tarif edilmez.

Bir tarif denenebilir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English