Learn how to use tarihsel in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked examples.
Onun tarihsel ayrıntılar hakkında büyük bir bilgi deposu var fakat hayatta onun bir işe yaradığından cidden süphe duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Hikaye tarihsel gerçeğe çok yaklaştı.
Translate from Turkish to English
İran körfezi, İran halkındaki tarihsel kimliğin bir parçasıdır.
Translate from Turkish to English
Zengin bir tarihsel mirasımız var.
Translate from Turkish to English
Yine, köktenci ideolojiler büyük tarihsel ilerlemelere karşı çıkarlar.
Translate from Turkish to English
Tarihsel olarak, Basra körfezi İran'a aittir.
Translate from Turkish to English
Tom tüm hafta sonunu tarihsel bir roman okuyarak geçirdi.
Translate from Turkish to English
O film önemli tarihsel olayların son derece yanlış bir tasviriydi.
Translate from Turkish to English
Bu çevirinin tarihsel açıdan doğru olduğunu söyleyebilirsin.
Translate from Turkish to English
Bir tarihsel roman okuyor olacaksın.
Translate from Turkish to English
Birçok önemli tarihsel olaylar M.Ö 7000 yıllarında gerçekleşti.
Translate from Turkish to English
Ermeni Soykırımı tarihsel bir gerçektir.
Translate from Turkish to English
Tarihsel romanlardan hoşlanıyor musun?
Translate from Turkish to English
Birçok ülke biraz tarihsel revizyonizme izin verirler.
Translate from Turkish to English
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.
Translate from Turkish to English
Bu olaylar tarihsel bağlamında analiz edilmelidir.
Translate from Turkish to English
Bu olaylar tarihsel bağlamında incelenmelidir.
Translate from Turkish to English
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kuruluş amacı da, doğu illerindeki bütün halkın dinsel ve siyasal haklarının özgürce gelişimini sağlayacak yasal yollara başvurmak; adı geçen illerdeki Müslüman halkın tarihsel ve ulusal haklarını, gerektiğinde, uygar toplumlar önünde savunmak; doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerin nedenleriyle etmenleri ve bunları yapanlar ve yaptıranlarla ilgili tarafsızca soruşturma açarak suçluların çabuklukla cezalandırılmalarını istemek; Türklerle azınlıklar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesine ve eskisi gibi iyi bağların pekiştirilmesine çaba göstermek; doğu illerindeki savaştan doğma yıkım ve yoksulluğu, hükümet katında girişimlerde bulunarak elden geldiğince giderme yollarını aramaktı.
Translate from Turkish to English
Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Translate from Turkish to English
Bundan dolayı dernek, aynı gerekçe ve araçlarla donanmış olarak tarihsel ve ulusal hakları savunmaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Bu tarihsel doku insanları sürekli kente çekiyor.
Translate from Turkish to English
Sözde ermeni soykırımı tarihsel bir düzmecedir.
Translate from Turkish to English
Siyasal İslam ve CIAsal İslam arasında tarihsel ve girift bir ilişki vardır.
Translate from Turkish to English
Karl, tarihsel İsa'yı araştırıyordu.
Translate from Turkish to English