Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "tartışmak"

Learn how to use tartışmak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Yeni bir öneriyi tartışmak için bir yürütme kurulu oluşturuldu.
Translate from Turkish to English

Tom sizinle tartışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile tartışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile tartışmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'un sorunlarını tartışmak için kimsesi yok.
Translate from Turkish to English

Tartışmak için zaman yok.
Translate from Turkish to English

Karmaşık bir sorunum var bunu seninle tartışmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

İlerde bunu tartışmak için sebep olmadığını anlıyorum.
Translate from Turkish to English

Ailemle tartışmak istemiyorum ama gerekirse tartışırım.
Translate from Turkish to English

Tom'un sorunlarını tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu burada tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Seninle tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Müşterek bir sorunu tartışmak için seni buraya çağırdım.
Translate from Turkish to English

Bu konuyu tartışmak için özel bir isteğim yok.
Translate from Turkish to English

Bu konuda seninle tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu daha fazla tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Sorunlarımı seninle tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu konuyu hemen tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye sorunlarını onunla tartışmak istemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tartışmak için mi buraya geldin?
Translate from Turkish to English

Bu konuda tartışmak için zamanımız yok.
Translate from Turkish to English

Tom bunu tartışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Kimseyle kavga eder tarzda tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tekrar tartışmak ister misin?
Translate from Turkish to English

Hiçbirinizle tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin sorunlarını tartışmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Artık bunu tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Sizinle bir şey tartışmak istiyordum.
Translate from Turkish to English

Sorunlarımı tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Seninle tartışmak için vaktim yok.
Translate from Turkish to English

Bunu tartışmak için bunun zamanı ya da yeri olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu konuda tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom o konuyu tartışmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

O, tartışmak istediğim başka bir konuya getirir.
Translate from Turkish to English

Bunu tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bunu Tom'la tartışmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'la sorunu tamamen tartışmak için zamanım yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'la planı tamamen tartışmak için zamanım yoktu.
Translate from Turkish to English

Yabancı dil çalışmayı tartışmak için, hepsini beraberce bir gruba koysak nasıl olur?
Translate from Turkish to English

Tartışmak faydasız.
Translate from Turkish to English

Tartışmak için başka ne olduğunu bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Tartışmak istediğin bir şey var mı?
Translate from Turkish to English

Herkesin önünde bu konuda tartışmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Seninle kişisel bir sorunu tartışmak için buraya geldim.
Translate from Turkish to English

Strateji tartışmak için toplanıyoruz.
Translate from Turkish to English

Bunu daha da tartışmak istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Seninle tartışmak faydasız.
Translate from Turkish to English

Tom'un sorunlarını seninle tartışmak istemiyorum.

Tom Mary ile tartışmak niyetinde değildi.

Müdürle tartışmak işe yaramayacak.

Tartışmak için zamanımız yok.

Bunu tartışmak ister misin?

Toplantıda aşağıdakini tartışmak istiyorum.

Sen tam da tartışmak istediğim konuya değindin.

Bu tartışmak istediğim bir şey değil.

Bana posta attığın konu hakkında tartışmak için, uygun olduğunda, seninle görüşmek istiyorum.

Seninle o konuyu tartışmak istedim.

Tartışmak istemiyorum.

Normal şartlarda, Fransızlar politikadan ya da buna benzer konulardan tartışmak için hangi forumları kullanır?

Seninle tartışmak istediğim başka bir şey var.

Cümleleri tartışmak zaman kaybı değildir.

Birkaç ayrıntıyı tartışmak istiyorum.

Bunun hakkında tartışmak ister misin?

Sadece bunu şimdi tartışmak istemiyorum.

Tom artık bunun hakkında tartışmak istemiyor.

Tom her zaman tartışmak istiyor.

Bunu yöneticinle tartışmak istiyorum.

Neden her zaman tartışmak istiyor gibi görünüyorsun?

Seninle tartışmak istediğim önemli bir şey var.

Tartışmak kimseyi bir yere vardırmamıştır.

Bunu Tom'la tartışmak isteyebilirsin.

Onu Tom'la tartışmak zorunda kalacaksın.

Benim önerilerimden bazılarını tartışmak istiyorum.

Sorunu daha fazla tartışmak işe yaramaz.

O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.

İleriye giden stratejimizi tartışmak için başkanla bire bir oturum yapmak istiyorum.

Şimdi bunu tartışmak için vaktimiz yok.

Ne yazık ki bu meseleyi tartışmak istemiyorum.

Onu şimdi tartışmak yersiz olurdu.

Böyle sorunlu bir birey ile tartışmak anlamsız.

Bunu şimdi tartışmak istemiyorum.

Konuyu tartışmak bizi herhangi bir yere götürmez.

Bazıları tartışmak istemedi.

Seninle tartışmak üzere değilim - sen sarhoşsun.

Bir kadınla tartışmak suyu boğmaya çalışmak, ateşi yakmak, toprağı kazmak ya da havayı yakalamaya çalışmak gibidir.

Öyle dengesiz bir bireyle tartışmak için hiçbir yere gitmeyeceksin.

Gerçekten bunu tartışmak istemiyorum.

Bunu tartışmak için özgür değilim.

Tom şirkette mevcut mali krizi tartışmak üzere Mary ile bir araya geldi.

Sadece tartışmak için tartışıyorsun.

En ilişkili konuları tartışmak için zaman geldi.

Tom'la tartışmak için gücüm ve kararlılığım yoktu.

Tom'la tartışmak zordur.

Tartışmak için daha acil şeylerimiz var.

Şirketimiz için çalışmaya gelme ihtimalini tartışmak isterim.

Şartlarınızı tartışmak için toplanmaya hazırız.

Seninle tartışmak hiç iyi değil.

Bu saçmalığı tartışmak için zamanım yok.

Tom'la tartışmak zordu.

Bunu tartışmak zorundayız.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English