Learn how to use tavsiye in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tavsiye istemekten çekinme.
Translate from Turkish to English
O bana bu sözlüğü tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Tamam. Bunun üzerine ne tavsiye etmek istersin?
Translate from Turkish to English
Erken bir başlangıcı tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Övünme tavsiye edilmez.
Translate from Turkish to English
Doktor bu hastaya sigarayı bırakmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Vejetaryen yemekleri tavsiye edebilir misiniz?
Translate from Turkish to English
Sana biraz tavsiye verebilir miyim?
Translate from Turkish to English
Tavsiye ettiğiniz gibi yapacağım.
Translate from Turkish to English
Ben ona dinlenmesini tavsiye ettim.
Translate from Turkish to English
George o kadar yorgundu ki doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Lincoln'a demokrasi hakkında konuşması tavsiye edildi.
Translate from Turkish to English
Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim, aynı zamanda onunla oral seks yaptım.
Translate from Turkish to English
Ben sadece ona biraz tavsiye vermedim aynı zamanda onunla oral seks yaptım.
Translate from Turkish to English
Sana biraz tavsiye vereyim.
Translate from Turkish to English
Uzmanlardan tavsiye istemeyi reddetti.
Translate from Turkish to English
İyi tavsiye orada pahalıdır.
Translate from Turkish to English
Avukatından tavsiye alsan iyi olur.
Translate from Turkish to English
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.
Translate from Turkish to English
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.
Translate from Turkish to English
Öğretmenler bir sürü tavsiye vermelerine rağmen, öğrenciler her zaman onu almazlar.
Translate from Turkish to English
Mary Tom'a her ay biraz para biriktirmesini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye John'dan çok fazla ödünç para almamasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye John'un söylediği her şeye inanmamasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Tom'la arkadaşlık etmemeni tavsiye ederim.
Translate from Turkish to English
Tom başvuru sahibine özgeçmişini yeniden hazırlamasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
Bana iyi bir kamera tavsiye edebilir misiniz?
Translate from Turkish to English
Görevi ona tavsiye etmemin nedeni odur.
Translate from Turkish to English
Ona sigara içmemesini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O, ona tüm parasını kız arkadaşına harcamamasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona çok fazla tuz kullanmamasını tavsiye ederdi fakat o onu dinlemezdi.
Translate from Turkish to English
O ona çok fazla tuz kullanmamasını tavsiye ederdi.
Translate from Turkish to English
O, ona para biriktirmesini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O, ona iki gün daha yatakta kalmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona evde kalması gerektiğini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O, ona daha dikkatli olmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona dakik olmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona bir öğretmen olmasını tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona sabah ilk trene yetişmesini tavsiye etti.
Translate from Turkish to English
O ona derhal eve geri gelmesini tavsiye etti.
O ona 2.30'a kadar gelmesini tavsiye etti.
O ona sigara içmeyi azaltmasını tavsiye etti fakat o yapabileceğini düşünmüyordu.
O ona sigarayı azaltmasını tavsiye etti.
O ona daha fazla egzersiz yapmasını tavsiye etti.
O ona daha fazla süt içmesini tavsiye etti fakat o bunun iyi bir tavsiye olduğunu düşünmüyordu.
O ona daha fazla süt içmesini tavsiye etti.
O ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.
O ona emniyet kemerini bağlamasını tavsiye etti.
O ona her gün egzersiz yapmasını tavsiye etti.
O ona içmekten vazgeçmesini tavsiye etti.
O ona sigaradan vazgeçmesini tavsiye etti fakat o onu dinlemezdi.
O ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.
O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.
O ona bisikletle gitmesini tavsiye etti.
O ona eve erken gitmesini tavsiye etti.
O ona sıkı bir diyet yapmasını tavsiye etti.
O ona oraya tek başına gitmesini tavsiye etti fakat o onun iyi bir tavsiye olduğunu düşünmüyordu.
O ona oraya yalnız gitmesini tavsiye etti.
O onun oraya gitmesini tavsiye etti.
O ona hastaneye gitmesini tavsiye etti fakat o onun tavsiyesine uymadı.
O ona hastaneye gitmesini tavsiye etti.
O ona polis karakoluna gitmesini tavsiye etti fakat o gitmeye korktu.
O ona polis karakoluna gitmesini tavsiye etti.
O onun polise gitmesini tavsiye etti.
O ona sözünü tutmasını tavsiye etti.
O ona daha erken çıkmasını tavsiye etti.
O ona doktorunu dinlemesini tavsiye etti.
O ona zayıflamasını tavsiye etti.
Ona daha fazla kitap okumasını tavsiye etti.
O ona şu kitapları okumasını tavsiye etti.
O ona bir avukat görmesini tavsiye etti, o öyle yaptı.
O ona bir avukat görmesini tavsiye etti.
O ona bir dişçi görmesini tavsiye etti fakat o öyle yapacak yeterli zamanı olmadığını söyledi.
O ona dişçiyi görmesini tavsiye etti.
O içmeyi bırakmasını tavsiye etti.
O ona o ilacı almayı durdurmasını tavsiye etti fakat o ihtiyacı olduğunu düşünüyordu.
O ona o ilacı almayı durdurmasını tavsiye etti.
Tom, Mary'den tavsiye istedi.
Tom Mary'ye dinlenmesini tavsiye etti.
Tom Mary'ye sabah erken ayrılmasını tavsiye etti.
Tom Mary'ye bir okul bölgesinde çok hızlı sürmemesini tavsiye etti.
Tom Mary'ye çok fazla içmemesini tavsiye etti.
Onun tarafından oraya tek başına gitmemesi tavsiye edildi.
Doktorun sana tavsiye ettiği gibi yapsan iyi olur.
Tom Mary'ye onun için bir tavsiye yazmasını istedi.
Tom bana bu kitabı tavsiye etti.
Tom tavsiye dinlemez.
Tom hafifçe tavsiye vermez.
Tom Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.
Tom Mary'ye Web'te okuduğu her şeye inanmamasını tavsiye etti.
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?
Neden tavsiye için öğretmenine sormuyorsun?
Arkadaşlarından borç para almamanı tavsiye ederim.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.
Tony, bize bir parça yararlı tavsiye verdi.
Ne tavsiye edersiniz?