Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "tehlikeye"

Learn how to use tehlikeye in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.

Bu seni tehlikeye sokacaktır.
Translate from Turkish to English

Askerler tehlikeye alışıktı.
Translate from Turkish to English

O, tehlikeye maruz kaldı.
Translate from Turkish to English

Askerler tehlikeye alışıktırlar.
Translate from Turkish to English

Gemiyi tehlikeye karşı uyardılar.
Translate from Turkish to English

O, kendini tehlikeye attı.
Translate from Turkish to English

Şirketi tehlikeye sokmayın.
Translate from Turkish to English

O, seni tehlikeye atar.
Translate from Turkish to English

O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Tom kendini tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.
Translate from Turkish to English

Onun güzelliği onu birçok tehlikeye maruz bıraktı.
Translate from Turkish to English

Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.
Translate from Turkish to English

Beni tehlikeye atmak senin hoşuna gidiyor.
Translate from Turkish to English

Dünya barışını tehlikeye soktunuz.
Translate from Turkish to English

İç barış tehlikeye girer mi?
Translate from Turkish to English

Her zaman birtakım tehlikeye maruz kalırız.
Translate from Turkish to English

Onu tehlikeye atabileceğimizi sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tehlikeye girersen bunu kullan.
Translate from Turkish to English

Hayatını benim için tehlikeye attın.
Translate from Turkish to English

Her gece insanlar için hayatını tehlikeye atıyorsun.
Translate from Turkish to English

Neden hayatını tehlikeye atıyorsun?
Translate from Turkish to English

Neden hayatımızı tehlikeye atıyorsun?
Translate from Turkish to English

Hayatını tehlikeye atan kişi ben olmayacağım.
Translate from Turkish to English

Seni asla bir tehlikeye atmak istemedim.
Translate from Turkish to English

Onun için yaşamımı tehlikeye attım.
Translate from Turkish to English

Bunun için hayatlarını tehlikeye attılar.
Translate from Turkish to English

Görev tehlikeye dönüştü.
Translate from Turkish to English

Şehrimiz tehlikeye girdi.
Translate from Turkish to English

Hak olan için dövüşmen, kendi hayatını bile tehlikeye atman gereken zamanlar var.
Translate from Turkish to English

Kendimi tehlikeye atmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Dostluğumuzu tehlikeye atacak bir şey istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben tehlikeye uyandım.
Translate from Turkish to English

Kurşun zehirlenmesi dünya genelinde milyonlarca çocuğun sağlığını tehlikeye atar.
Translate from Turkish to English

Caddeyi dikkatsizce geçen biri kendini büyük tehlikeye atar.
Translate from Turkish to English

Belki kendini tehlikeye atmamalısın.
Translate from Turkish to English

Kendini tehlikeye atmanı isteyemem.
Translate from Turkish to English

Birçok mülteci, Avrupa'ya ulaşmak için hayatlarını tehlikeye attı.
Translate from Turkish to English

Onu başarmak için kendini tehlikeye atmak zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Bunu yaptırmak için kendini tehlikeye atmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Tom kendini tehlikeye atıyor.
Translate from Turkish to English

Tom benim her zaman kendimi tehlikeye atıyor olduğumu düşünür.
Translate from Turkish to English

Sen hayatını tehlikeye atıyorsun.
Translate from Turkish to English

Köpek tehlikeye uyandı.
Translate from Turkish to English

Aptalca bir şey yüzünden hayatını tehlikeye atma.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi kurtarmaya gelmek için tereddüt etmedi, hatta kendi hayatını tehlikeye atarak.
Translate from Turkish to English

İtfaiyeciler her zaman hayatlarını tehlikeye atarlar.

Terörü destekleyen Batılı ülkeler dünya barışını tehlikeye atmaktadırlar.

Mary Tom'la ilk tanıştığında bir erkek olarak kendini hiç kimse için tehlikeye atmayan bir insanla karşılaştı.

Biz kendimizi tehlikeye atarız.

Onun boş gururu cumhuriyeti tehlikeye attı.

Reşit olmayan birinin refahını tehlikeye düşürdüğünüz için tutuklusunuz.

İyi bir neden için hayatımı tehlikeye atardım.

Fadıl, Leyla'nın hayatını tehlikeye attı.

Umutsuzluk, hayatını tehlikeye atmasına neden oldu.

Sami, Leyla'nın hayatını tehlikeye attı.

Sami'nin polise çalışması onu ve Leyla'yı tehlikeye attı.

Kariyerimi senin için tehlikeye attım.

Tom hayatını tehlikeye atmamalıydı.

En ufak bir kaygı gözetmeksizin tehlikeye atılırdı.

Geçmişi görmezden gelirseniz geleceği tehlikeye atarsınız.

Tehlikeye meydan okudu.

Seni tehlikeye atmaktan korktu.

Ali halk sağlığını tehlikeye atmaktan yargılanıyor.

Bunu yapmak için neden hayatımızı tehlikeye atıyoruz?

O, kendini ve çocuklarını tehlikeye attı.

Şifrem tehlikeye girdi.

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri tüm gezegenin iklimini tehlikeye atıyor.

Karl hayatını tehlikeye attı.

Tabii ki, halk savaş istemez. Nedeni ise, neden bir çiftçinin hayatını riske atmak istesin ki? En iyi senaryoda bile, sağ salim geri dönmek dışında kazanabileceği bir şey yok. Tabii ki, basit insanlar Rusya'da, İngiltere'de, Amerika'da ve Almanya'da da savaş istemezler. Bu açık. Ancak sonuçta, bir ülkenin liderleri politikayı belirleyen kişilerdir ve demokrasi, faşist diktatörlük, parlamento veya komünist diktatörlük olsun, halkı katılıma teşvik etmek her zaman kolaydır. [...] Halk, oy hakkı olsun olmasın, liderlerin emirlerini izlemek için her zaman harekete geçirilebilir. Bu çok kolay. Tek yapmanız gereken halka saldırıldığını söylemek ve barışçıllara vatanseverlik eksikliği atfetmek ve ülkeyi tehlikeye soktuklarını iddia etmektir. Bu yöntem her ülkede işe yarar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English