Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "televizyon"

Learn how to use televizyon in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Neredeyse her ailede televizyon var.
Translate from Turkish to English

Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.
Translate from Turkish to English

Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.
Translate from Turkish to English

Özel haber nedeniyle televizyon programı kesildi.
Translate from Turkish to English

Amcam bize yeni bir televizyon getirdi.
Translate from Turkish to English

Televizyon izliyorum.
Translate from Turkish to English

Sovyet Rusya'sında, televizyon izleyiciyi izler!
Translate from Turkish to English

Sovyet Rusya'sında, televizyon seyirciyi izler!
Translate from Turkish to English

Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon izler.
Translate from Turkish to English

Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon seyreder.
Translate from Turkish to English

Tom dün televizyon izledi.
Translate from Turkish to English

Ben televizyon izlemem.
Translate from Turkish to English

Televizyon seyretmek yerine, dışarıya çıkıp biraz temiz hava al.
Translate from Turkish to English

Çocukken her zaman televizyon izliyordu.
Translate from Turkish to English

Televizyon olmadan yaşayamam.
Translate from Turkish to English

Çoğu zaman televizyon izler.
Translate from Turkish to English

O zamanda televizyon seyrediyordum.
Translate from Turkish to English

Felicja, televizyon izlemekten hoşlanır.
Translate from Turkish to English

O her gün televizyon izler mi?
Translate from Turkish to English

Benim televizyon bozuk.
Translate from Turkish to English

Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.
Translate from Turkish to English

Tom televizyon açıkken çalışamayacağını anladı.
Translate from Turkish to English

Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.
Translate from Turkish to English

Evde bir televizyon var mı?
Translate from Turkish to English

Televizyon izler misiniz?
Translate from Turkish to English

Televizyon izleyebilirsiniz.
Translate from Turkish to English

O kadar çok televizyon izlemeseydi, çalışmak için daha fazla zamanı olurdu.
Translate from Turkish to English

Biz her akşam televizyon seyrederiz.
Translate from Turkish to English

Her gün televizyon izlerim.
Translate from Turkish to English

Ben yemeğimi yedikten sonra televizyon izledim.
Translate from Turkish to English

Ödevini yaptıktan sonra televizyon izledi.
Translate from Turkish to English

Telefon çaldığında, ben televizyon izliyordum.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.
Translate from Turkish to English

Televizyon seyrettikten sonra, ev ödevimi yapacağım.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlediğinde ya da radyo dinlediğinde, dinlediğiniz müzik genellikle Afrika kökenlidir.
Translate from Turkish to English

Televizyon için yer açmalısın.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.
Translate from Turkish to English

Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.
Translate from Turkish to English

Televizyon yaratıcı gücümüzü köreltebilir.
Translate from Turkish to English

Televizyon bilgi sağlamak için çok önemli bir araçtır.
Translate from Turkish to English

Televizyon bilgi vermek için çok önemli bir araçtır.
Translate from Turkish to English

Televizyon önemli bir kültür kaynağı olabilir, ve eğitim yayınlarına birçok okulda değer verilmektedir.
Translate from Turkish to English

Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.
Translate from Turkish to English

Televizyon aile hayatını mahvediyor.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.

Çalışmalarımda bir mola sırasında televizyon izledim.

O her gün televizyon izler.

Geçen gece televizyon açıkken uyumuşum.

Tom her zaman televizyon izliyor.

Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.

Tom'un gerçekten yapmak istediği evde kalmak ve televizyon izlemekti.

Dün gece iki saati televizyon izleyerek geçirdim.

Tom çok fazla televizyon izliyor.

Tom televizyon izlemeye ilgisini kaybetti.

Tom televizyon izlerken uykuya daldı.

Tom daha gençken çok televizyon izlemedi.

Dün gece bu odada kimin televizyon izlediğini düşünüyorsun?

Yumi geldiğinde televizyon izliyordum.

O şimdi televizyon izliyor.

Dünya çapında, gazeteler ve televizyon istasyonları Koko ve onun yavrusunun hikayesini anlattı.

Tom bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmadı.

Televizyon izlemeyi severim.

Televizyon çalışmıyor.

Televizyon açıktı.

Ara sıra televizyon izlerim.

Televizyon doğru düzgün çalışmıyor.

Bu firma, televizyon üretiyor.

Televizyon seyretmekten bıktım.

Biz öğle yemeğinden sonra televizyon izledik.

Odamda televizyon yok.

Yeni bir televizyon aldım.

Her zaman televizyon izliyorsun.

Televizyon izlemek için zamanım yok.

Dün televizyon izledin mi?

Televizyon izlemekten usandım.

O, o zaman televizyon izlemiyordu.

İki televizyon setimiz var.

Dün gece televizyon izledin mi?

Televizyon izlemekten bıktım.

En sevdiğin televizyon gösterisi nedir?

Bu şehrin büyük bir televizyon istasyonu var.

Bütün gün boyunca televizyon izlerim.

Haftada iki kez televizyon izlerim.

Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.

O, hiç televizyon izlemez.

Bu akşam televizyon izleyeceğim.

Annem gece nadiren televizyon izler.

Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.

Orta yaşta bir genç her gün ne kadar televizyon izler?

Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.

Gazeteler,televizyon ve radyo kitle iletişim araçları olarak adlandırılır.

Dün gece televizyon izliyordu.

Smith Hanımın televizyon bağımlısı olduğunu söyleyebilirsiniz.

Televizyon izledikten sonra, ders çalışırım.

Büyükannem televizyon izlemeyi seviyor.

Odamda bir televizyon var.

Sürekli televizyon izliyorsun.

Ders çalışmadan önce televizyon izlerim.

Akşam televizyon izlerim.

Odada bir televizyon var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English