Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "temas"

Learn how to use temas in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ben seninle temas kuracağım.
Translate from Turkish to English

O, ırkçı gruplarla temas halinde olduğunu mahkemede itiraf etti.
Translate from Turkish to English

Yurt dışında eğitim görerek, öğrenciler diğer görgü ve gelenekler ile temas kurabilirler.
Translate from Turkish to English

Mümkün olduğunca kısa sürede onunla temas edeceğim.
Translate from Turkish to English

Bir krizde öğretmenin ile temas kurmalısın.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, hemen temsilcimle temas kurun.
Translate from Turkish to English

Uzağa gitsen bile, telefon üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam edelim.
Translate from Turkish to English

O sizinle doğrudan temas kuracak.
Translate from Turkish to English

Yarın Tom'la telefonda temas kuracağım ve bize yardım etmesini rica edeceğim.
Translate from Turkish to English

Temas kuralım.
Translate from Turkish to English

Onunla temas halindeyim.
Translate from Turkish to English

Tom'la doğrudan temas kurulabilir.
Translate from Turkish to English

Tom'a telefonla temas sağlanabilir.
Translate from Turkish to English

Tom'la e-posta yoluyla temas kurmak mümkün.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile temas edemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile temas kuramadı.
Translate from Turkish to English

Ebeveynlerimle temas kurdum.
Translate from Turkish to English

Temas halinde kalacağımızı umuyorum.
Translate from Turkish to English

Ben onunla temas kurdum.
Translate from Turkish to English

O, onunla temas halinde kalır.
Translate from Turkish to English

Onunla temas kuramam.
Translate from Turkish to English

Seninle nasıl temas kurabilirim?
Translate from Turkish to English

Lütfen onunla nasıl temas edebileceğimi söyle.
Translate from Turkish to English

O geçen sene Japon kültürüyle ilk defa temas kurdu.
Translate from Turkish to English

Onunla temas kuramadım.
Translate from Turkish to English

Tom sonunda Mary ile telefonla temas kurdu.
Translate from Turkish to English

Yarın benimle temas kurabilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Yerel politikacılarıyla temas ettiler.
Translate from Turkish to English

Eski bir arkadaşıma bir e-posta gönderdim. Son kez karşılaşmamız iki yıl önce olduğu için bir süre görüşmedik ve o zamandan beri birbirimizle temas kurmadık.Ondan henüz bir cevap yok. Endişelenmeye başlıyorum.
Translate from Turkish to English

Sonunda, polisle temas kurduk.
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda onunla temas kurdun mu?
Translate from Turkish to English

Yarın seninle telefonda temas kuracağım.
Translate from Turkish to English

Varır varmaz seninle temas kuracağım.
Translate from Turkish to English

Mümkün olan en kısa sürede sizinle temas kuracağım.
Translate from Turkish to English

İftira ve hakaret içeren yorumlarını çıkarmanı istiyorum yoksa avukatım seninle temas kuracak.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas etmeliyim.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas kurmaya çalıştım.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas kuramadım.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas halindeyim.
Translate from Turkish to English

Tom'la sürekli temas halindeyim.
Translate from Turkish to English

Sonunda Tom'la temas kurabildim.
Translate from Turkish to English

Dün öğleden sonra Tom'la temas ettim.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas eder misiniz?
Translate from Turkish to English

Tom'la temas ettim.
Translate from Turkish to English

Lütfen bizimle temas kur.
Translate from Turkish to English

Tom'la temas edeceğiz.

Bize temas edildi.

Tom'a temas edildi.

Tom'la temas kurmalıyım.

Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.

Boston'a vardığında lütfen benimle temas et.

Tom'la temas kuramıyorum.

Tom'la temas kurmaya çalışacağım.

Tom'la temas hâlinde olacağım.

Gelmeden önce seninle temas etmemiz gerektiğini Tom'a söyledim.

Tom'la temas kurabileceğim bir yol var mı?

Tom'la nasıl temas kurabileceğimi biliyor musun?

Sanırım en kısa sürede Tom'la temas kurmak isteyeceksin.

Daha fazla bilgiye sahip olmak isterseniz, lütfen benimle temas kurun.

Boston'da temas kurmak zorunda olduğum birisi var.

Kaydederken bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin ya da bunu bildirmek için bizimle temas kurun.

Şirketine döndüğünde benimle temas kurmayı unutma.

Ona seninle temas kurmasını söyleyeceğim.

Temas halinde bulunacağım.

Tom seninle temas kuracak.

Tom seninle temas kurmaya çalışıyor.

Tom Mary ile temas kuracak.

Tom Mary ile temas kurmaya çalıştı.

Şimdi onunla temas kurmaya çalışacağım.

Onlar iyi bir noktaya temas ettiler.

Tom'la tekrar temas kurmaya çalışalım.

Temas kurulamadın.

Şimdi Tom'la temas kurmaya çalışacağım.

Tom'la temas kurmaya çalışıyordum.

Başka sorunlarınız olursa benimle temas kurmaktan çekinmeyin.

Başka sorunlarınız olursa benimle temas etmekten çekinmeyin.

O gittiğinden beri Tom'la temas kurdun mu?

Henüz Tom'la temas kurmadınız, değil mi?

Artık Tom'la temas etmek için çok geç.

Hey! Bu doğru yer değil. Sen bununla ilgili bilgi için gerçek milli takım antrenörüyle temas kurmalısın.

Herkesle temas edildi.

Temas halinde olalım.

Bir çocukla fiziksel temas çok önemlidir.

Bir internet kafede web üzerinde arkadaşlarınızla temas halinde olun.

Onlar bizimle temas kurmalıydılar.

Asit metal ile temas ettiğinde, kimyasal bir reaksiyona neden olur.

Yakın temas içinde kalalım.

Biz gözlerimizle görürüz, kulaklarımız ile duyarız, derimiz ile temas ederiz, burnumuz ile koklarız ve dilimizle tadarız.

Gözlerle görürüz, kulaklarla duyarız, deriyle temas ederiz, burunla koklarız ve dille tadarız.

Tom'la hala temas halinde olan tek kişiyim.

Tom ile temas halinde kalmak istiyorum.

Tom duyguları ile temas halinde.

Temas sporlarını severim.

Yakında tekrar temas içinde olacağım.

Dan, Linda'nın kız kardeşiyle temas kurdu.

Tom, Mary'nin aracılığıyla John'la temas kurdu.

O benimle ilk temas kuran biriydi.

Ben onunla temas etmeye çalıştım.

Belki de onunla temas etmemiz gerekir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English