Learn how to use tenha in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
Bu çevre çok tenha.
Translate from Turkish to English
Tom tenha tren istasyonunda büyük bir saatin altında tek başına durdu.
Translate from Turkish to English
Tom bana tenha bir sahilde yaşamak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Onlar günü orada geçirdikleri tenha bir plaj buldu.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'yı tenha bir mezarlığa çağırdı.
Translate from Turkish to English
Tom tenha bir yolda yürüdü.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.
Translate from Turkish to English
Sami çok tenha bir yere gömülmüştü.
Translate from Turkish to English
Sami çok tenha bir yere gömülüydü.
Translate from Turkish to English
Burası çok ayak altı, daha tenha bir yere geçelim.
Translate from Turkish to English
Hafta içleri mağazalar tenha oluyor.
Translate from Turkish to English
Onunla yazışırken gece vakti lambaları bozulmuş tenha bir sokaktan geçerkenki tekinsizlik hissine benzer bir hâl yaşıyorum.
Translate from Turkish to English