Learn how to use tepesinde in a Turkish sentence. Over 25 hand-picked examples.
O, merdivenin tepesinde korkunç bir yüz gördü.
Translate from Turkish to English
Dağın tepesinde duruyordu.
Translate from Turkish to English
Şu anda, cümlelerini yanlış yere giriyorsun. Sayfanın tepesinde "katkıda bulun" ve sonra "cümleler ilave edin"'i seçmelisin.
Translate from Turkish to English
Sörfçü dalganın tepesinde gitmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Tom hâlâ basamakların tepesinde, seni bekliyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin pijamalarının içinde merdivenlerin tepesinde durduğunu gördü.
Translate from Turkish to English
Dan aday listesinin tepesinde.
Translate from Turkish to English
Aziz Benedict ilk manastırı Monte Cassino'nun tepesinde kurdu.
Translate from Turkish to English
Direğin tepesinde bir bayrak vardı.
Translate from Turkish to English
Tom merdivenlerin tepesinde Mary ile karşılaştı.
Translate from Turkish to English
Yüksek dağın tepesinde hava incedir.
Translate from Turkish to English
Orada yüksek bir dağın tepesinde kendilerine ait küçük bir kasaba inşa ettiler ve huzur içinde yaşadılar.
Translate from Turkish to English
Yüksek ağaç tepesinde yakalanmış siyah bir şapka var.
Translate from Turkish to English
Bu kulenin tepesinde döner restoran var.
Translate from Turkish to English
Ne zaman bir dağın tepesinde olsam kendimi minnettar hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Dağın tepesinde bir türbe vardır.
Translate from Turkish to English
Dağın tepesinde bir tapınak vardır.
Translate from Turkish to English
Orada, o dağın tepesinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
İşte bu sayfanın tepesinde bir illüstrasyon var.
Translate from Turkish to English
Dağın tepesinde bir kule vardı.
Translate from Turkish to English
Bay Sato bir kayanın tepesinde duruyordu.
Translate from Turkish to English
Dağın tepesinde bir kale vardı.
Translate from Turkish to English
Benim evim yolun tepesinde.
Translate from Turkish to English
Prenses kulenin tepesinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Bir varmış bir yokmuş, dağın tepesinde bir kale varmış.
Translate from Turkish to English