Learn how to use tesadüfen in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.
Translate from Turkish to English
Onun erkek kardeşiyle tesadüfen dükkânda karşılaştık.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen istasyonda öğretmenimi gördüm.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen onu otobüste gördüm.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen onunla aynı trene bindim.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen güzel bir kıza rastladım.
Translate from Turkish to English
Dün bir restoranda onunla tesadüfen tanıştım.
Translate from Turkish to English
Ben New York'ta iken, tesadüfen eski arkadaşımla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Parkta tesadüfen onunla karşılaştık.
Translate from Turkish to English
Tom sırrı arkadaşlarına tesadüfen verdi.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen, caddede senin erkek kardeşine rastladım.
Translate from Turkish to English
Ben onun hakkında tamamen tesadüfen öğrendim.
Translate from Turkish to English
Sorun Tom'un Mary ile karşılaşmayı planladığı mı yoksa tesadüfen karşılaştığı mıdır.
Translate from Turkish to English
Dün havalanında tesadüfen onunla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
O ve ben tesadüfen aynı tür müziği seviyoruz.
Translate from Turkish to English
Savaş tesadüfen patlak vermedi.
Translate from Turkish to English
Yangın başladığında annem tesadüfen oradaydı.
Translate from Turkish to English
Ben tesadüfen onunla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen onunla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Onunla tesadüfen karşılaştık.
Translate from Turkish to English
Onunla tesadüfen yolda karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen kimse orada değildi.
Translate from Turkish to English
Ben tesadüfen onun adını biliyorum.
Translate from Turkish to English
Onunla tesadüfen Tokyo'da tanıştım.
Translate from Turkish to English
Onun adını tesadüfen biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Biz tesadüfen aynı trene bindik.
Translate from Turkish to English
Biz tesadüfen aynı trendeydik.
Translate from Turkish to English
Kulak misafiri olmak istemedim ama tesadüfen duydum.
Translate from Turkish to English
O, tesadüfen oradaydı.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen eski bir arkadaşla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen, bir kaplıca buldum.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen izinliydi.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen adresini biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen caddede onunla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Onunla mağazada tesadüfen tanıştım.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen yan yana yürüdüler.
Translate from Turkish to English
O zaman tesadüfen Hokkaido'daydık.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen aynı otobüse bindik.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen istasyonda karşılaştık.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen aynı trene bindik.
Translate from Turkish to English
Restoranı tesadüfen buldum.
Translate from Turkish to English
Caddede tesadüfen onunla karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Tesadüfen aynı trendeydik.
Translate from Turkish to English
Onunla tesadüfen istasyonda tanıştık.
Translate from Turkish to English
Onunla Üçüncü Cadde'de tesadüfen karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Onunla tesadüfen istasyonda karşılaştım.
Translate from Turkish to English
Kyoto'da tesadüfen eski bir arkadaşa rastladım.
Translate from Turkish to English
Çağrı geldiğinde tesadüfen dışarıdaydım.
Translate from Turkish to English
Kitabı tesadüfen o kitapçıda buldum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile tesadüfen aynı trendeydi.
Tom tesadüfen Mary ile süpermarkette karşılaştı.
Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.
Paris'te kalırken, tesadüfen onunla tanıştım.
Sadece Tom gibi aynı zamanda tesadüfen oradaydım.
Sadece tesadüfen Boston'da Tom'un kaldığı aynı oteldeydim.
Tom'la tesadüfen anlaşıyorum.
Tom'u tesadüfen seviyorum.
Geçen gece tesadüfen Tom'la karşılaştım.
Tom'la konuşmanızı tesadüfen işittim.
Dün gece tesadüfen restoranda öğretmenimle karşılaştık.
Tom ve ben tesadüfen aynı trendeydik.
Tom ve ben tesadüfen aynı trene bindik.
Tom'la tesadüfen Boston'da karşılaştım.
Bu keşif tesadüfen yapıldı.
Dün tesadüfen bir lokantada Bernhard ile karşılaştım.
Tesadüfen ona rastladım.
Ona tesadüfen mi rastladın?
Dün havaalanında ona tesadüfen rastladım.
Bu sabah trende tesadüfen onunla karşılaştım.
Ona tesadüfen parkta rastladık.
Onu tesadüfen mi biliyorsun?
Geçen gün okuldan eve giderken bir sahafta durdum ve uzun süredir aradığım bir kitabı tesadüfen buldum.
Dünyanın en büyük keşiflerinin çoğu, tesadüfen oldu.
Bu savaş tesadüfen patlak vermez.
Tesadüfen buraya gelmesi gerekirse ona bu belgeyi vermeni istiyorum.
Ben pazarda tesadüfen Tursun'u gördüm.
Tesadüfen bir süpermarkette karşılaştık.
Tom okuldan eve giderken tesadüfen Mary ile karşılaştı.
Hiçbir şey tesadüfen olmaz.
Caddede tesadüfen erkek kardeşinle karşılaştım.
Dün akşam odamı temizlerken tesadüfen annemin eski bir fotoğrafını buldum.
Yani tesadüfen dün onu görmedin mi?
O, konuşmaya tesadüfen kulak misafiri oldu.
Şehirde tesadüfen ona rastladım.
Sadece tesadüfen, ne yapmaya çalışıyorsun?
Biz tesadüfen karşılaştık.
Tesadüfen o dükkandan çıkarken onu gördük.
Evvelsi gün tesadüfen trende ona rastladım.
Tesadüfen her ikimiz de aynı trende seyahat ediyorduk.
Biz tamamen tesadüfen karşılaştık.
Kitabı tesadüfen buldum.
Bunu tesadüfen buldum.
Geçen gün tesadüfen karşılaştık.
Geçen gün partide tesadüfen eski bir arkadaşımla karşılaştım.
Tesadüfen mahallede olursanız lütfen uğrayın.
Tesadüfen onunla aynı görüşteyim.
Sen tesadüfen onun adını almadın, değil mi?
Benim adım da tesadüfen Tom olabilir.
Dün gece restoranda tesadüfen öğretmenimle karşılaştım.
Dün mağaza tesadüfen kalabalıktı.