Learn how to use tohumu in a Turkish sentence. Over 11 hand-picked examples.
Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
Translate from Turkish to English
Biz bir pasta yaptık ve içine haşhaş tohumu koyduk.
Translate from Turkish to English
Devrimin tohumu baskıdır.
Translate from Turkish to English
Bir elma tohumu ekerseniz, ağaç haline gelebilir.
Translate from Turkish to English
Susam tohumu veya biraz baharat ekleyebilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Tom her sabah yulaf ezmesine bir yemek kaşığı keten tohumu ekler.
Translate from Turkish to English
Tanrı, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar ve türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu.
Translate from Turkish to English
Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar ve tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Translate from Turkish to English
İşte yeryüzünde tohum veren her otu ve tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.
Translate from Turkish to English
Bozuk ekonomide nasıl olsa gıda yönetmeliği müsaade ediyor diye fiyatları fazla şişirmemek için tam buğday, lif, çiya tohumu vs. içerik ve söylemlerle daha çok beyaz yakalıları hedef alarak satılmaya çalışılan "sağlıklı" atıştırmalıkların içine bile palmiye yağı ve şeker şurubu gibi maliyeti düşüren, sağlık açısından şaibeli şeyler konmaya başlandı.
Translate from Turkish to English
Bu buğday tohumu.
Translate from Turkish to English