Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "top"

Learn how to use top in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Mohan ile top oynamaya gidiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu odada top oynama.
Translate from Turkish to English

Bu top o çocuğun servetidir.
Translate from Turkish to English

Selena Gomez'in ikinci albümü Billboard Magazine'in top iki yüz albüm tablosunda dört numaraya yerleşti.
Translate from Turkish to English

Top şimdi başkasında.
Translate from Turkish to English

Tom kağıdı bir top gibi kırıştırdı ve odanın içinde fırlattı.
Translate from Turkish to English

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Şu çocuk sık sık bir top ile pencerelerimizi kırıyor.
Translate from Turkish to English

Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
Translate from Turkish to English

Elastik olduğu için lastik bir top seker.
Translate from Turkish to English

Top oynayan çocuklar var.
Translate from Turkish to English

Onlar parkta her öğleden sonra top oynarlar.
Translate from Turkish to English

Yakar top oynayalım.
Translate from Turkish to English

Neredeyse Tom'a top çarpıyordu.
Translate from Turkish to English

Galileo kulenin tepesinden iki demir top düşürdü.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi top cambazlığı yapmaya çalışırken gördüğünde gülmemek için kendini güçlükle frenledi.
Translate from Turkish to English

Onun sağ bacağına bir top çarptı.
Translate from Turkish to English

Top yükseğe fırladı.
Translate from Turkish to English

Burada hiç top var mı?
Translate from Turkish to English

O, çok iyi bir top vurucusu.
Translate from Turkish to English

Bir top nehirden aşağı doğru yüzüyordu.
Translate from Turkish to English

Top onun gözüne çarptı.
Translate from Turkish to English

Seninle top parkında buluşacağım.
Translate from Turkish to English

O, çitin üzerinden bir top attı.
Translate from Turkish to English

O, bahçede bir top buldu.
Translate from Turkish to English

Hızlı bir top at.
Translate from Turkish to English

O, bir top verdi.
Translate from Turkish to English

Top kapağı açamıyor.
Translate from Turkish to English

Ay'dan bakıldığında Dünya top gibi yuvarlaktır.
Translate from Turkish to English

Top havada uçtu.
Translate from Turkish to English

Top duvardan sekti.
Translate from Turkish to English

Beyzbol oynamak için; bir sopa, top ve eldivenlere ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Joseph futbol oynayamaz. Top ayağına dolaşır ve her şeyi karman çorman eder.
Translate from Turkish to English

Duvara top atmayın.
Translate from Turkish to English

Bana top sahasına giden yolu gösterdi.
Translate from Turkish to English

Top yerde bana doğru yuvarlandı.
Translate from Turkish to English

Bugünkü top oyununun iptal edilmeyeceğini umuyorum.
Translate from Turkish to English

Top sahasına nasıl gidileceğini bana söyleyebilir misiniz?
Translate from Turkish to English

Bir yaprak kağıdı ezerek top yaptı.
Translate from Turkish to English

Top helikopterin kalkışını izledi.
Translate from Turkish to English

Top ona kafasının sol tarafından çarptı.
Translate from Turkish to English

Çocuklar arka bahçede top fırlatıyorlar.
Translate from Turkish to English

Beyaz top kırmızı top kadar ağırdır.
Translate from Turkish to English

Öğretmen kutuyu açtı ve bir top çıkardı.
Translate from Turkish to English

Top oynarken daha dikkatli olmalısın.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda insanın top parkına doğru aceleyle gittiğini gördüm.

Bu top o çocuğun hazinesidir.

Tom bir top atıcı.

Top, yolun karşısına yuvarlandı.

Bir top model olmak ve dünyayı gezmek istiyorum.

Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.

Basketbol ve masa tenisi gibi top oyunları genellikle kapalı alanda oynanır.

Top şüphelenebilir.

Tom, top oynarken sol ayağını, yazarken ise sağ elini kullanır.

Bir çocuk dışarıdaydı ve bir top ile oynadı.

Bu top ne kadar?

Top nerede?

Top kazara patladı.

Bir top uçarak pencereden içeri girdi.

Top epeyce akıllı, değil mi?

Top oynayalım.

O top bana çarpabilirdi.

Pekala, biraz top oynayalım.

O bir top tuttu.

Adam inlerle cinlerin top oynadığı yolda mezarlığın yıkık duvarına sıçradı.

Hanuka bayramı sırasında dört taraflı dönen top ile oynamak gelenekseldir.

Hangi top beyaz?

Şimdi top sende!

Top ıslaktı.

Bir top oyununa gitmek ister misin?

Tom yorgun olduğu için yakar top oynamak istemedi.

Yarın muhtemelen top oyununa gideceğiz.

Top oyununun ertelenmesine karar verildi.

Tom iyi hissetmediği için yakar top oynamamaya karar verdi.

Top çite çarptı.

Tom'un mükemmel top becerileri var, o yüksek seviyede basketbol oynayamayacak kadar çok kısa.

Bu top senin mi yoksa onun mu?

Galileo, Pisa Kulesi'nden iki top bıraktı.

Bu kilise top ateşiyle yıkılmıştı.

Tom falsolu bir top attı.

Dünya, içinde büyük bir mıknatısı olan bir top gibidir.

O benden daha iyi top atar.

Top toplayıcı erkek ve kız çocukları hepsi yerel okullardan gelir.

Top havada yüksek sıçradı.

Bir top oyunu izlemeye gitmek ister misin?

Top üst direğe çarptı.

Son zamanlarda top gibi bir göbek büyütüyorum. Bu orta yaş olmalı.

Ben futbol oynarken bir top kafamın arkasına çarptı.

Buz hokeyi diski top şeklinde değil.

Bir buz hokeyi diski top şeklinde değildir.

Tom'un mağazası golf sopası, top, ayakkabı ve diğer aksesuarları satmaktadırç

Onun bir top sakalı var.

Bebek için bir top aldım.

Top hafifçe kavisli.

Dünya, içindeki büyük bir mıknatısla bir top gibidir.

Asla bir sineği öldürmek için bir top kullanma.

Birkaç top, sarı renktedir.

Bu top yuvarlaktır.

Hamuru top şeklinde biçimlendir.

Çocuklar top oynadılar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English