Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "toplamak"

Learn how to use toplamak in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.

Bağış toplamak için araçla dolaşmaya başladılar.
Translate from Turkish to English

Ama biliyorsunuz, tüm bu cümleleri toplamak ve kendimiz için saklamak hazin olacaktır. Ki Tatoeba'nın açık olmasının nedeni budur. Bizim kaynak kodumuz açıktır. Bizim bilgimiz açıktır.
Translate from Turkish to English

Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.
Translate from Turkish to English

Bilgi toplamak için aşağıdaki dergileri inceledik.
Translate from Turkish to English

Bilgi toplamak için aşağıdaki deneyi yaptı.
Translate from Turkish to English

Yumurtaları toplamak onun vazifesiydi.
Translate from Turkish to English

Yumurtaları toplamak onun işiydi.
Translate from Turkish to English

Biz bilgi toplamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Projeye kaynak toplamak için yurt dışına gitti.
Translate from Turkish to English

Hesap makinesi kullanarak sayıları toplamak kolaydır.
Translate from Turkish to English

Benim hobim pul toplamak.
Translate from Turkish to English

Sayıları toplamak çok mutlu edicidir.
Translate from Turkish to English

Çilek toplamak için gittik.
Translate from Turkish to English

Aids'li insanlara yardım etmek amacıyla para toplamak için şarkıcılar birlikte şarkı söylediler.
Translate from Turkish to English

Astronotlar Ay'da kaya örnekleri toplamak için özel araçlar kullanmak zorunda kaldılar çünkü uzay elbiseleri ile eğilemezlerdi.
Translate from Turkish to English

Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.
Translate from Turkish to English

O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom düşüncelerini toplamak için bir an durakladı.
Translate from Turkish to English

Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.
Translate from Turkish to English

Bilgi toplamak, gezinin temellerinden biridir.
Translate from Turkish to English

Sen yardım çalışmaları için fon toplamak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Nadir paraları toplamak hoşuma gidiyor.
Translate from Turkish to English

Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?
Translate from Turkish to English

Teleton tıbbi araştırmaları finanse etmek amacıyla para toplamak için her yıl düzenlenen bir Fransız televizyon programıdır.
Translate from Turkish to English

Böcekleri toplamak için bir izin gerekebilir.
Translate from Turkish to English

Tom böcekleri toplamak için bir böcek ağı kullandı.
Translate from Turkish to English

Şirketimizi toplamak için yeni bir yöneticiye ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.
Translate from Turkish to English

Yolculuk için eşyalarımı toplamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.
Translate from Turkish to English

Tom birkaç elma toplamak için merdivene çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom düşüncelerini toplamak için durakladı.
Translate from Turkish to English

Bu kadar çok parayı toplamak ne kadar zamanını aldı?
Translate from Turkish to English

Elmalar henüz toplamak için hazır değil.
Translate from Turkish to English

Tom ve Maria, mantar toplamak için ormana gittiler.
Translate from Turkish to English

Tom hala çantasını toplamak zorunda.
Translate from Turkish to English

Devlet başkanı bize lanetli Yankeelerin ülke genelinde biyometrik malzemeyi toplamak olduğunu anlattı.
Translate from Turkish to English

Hobisi araba resimleri toplamak.
Translate from Turkish to English

Görevleri arasında yaprakları tırmıkla toplamak da var.

“Gün boyu yaptığım tek şey hayvanlara bakmak, odun toplamak, etrafı süpürmek, yemek pişirip bulaşıkları yıkamak.” dedi, "Okusaydım bunlarla mı uğraşırdım?"

Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English