Learn how to use topluluk in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.
Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur.
Translate from Turkish to English
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.
Translate from Turkish to English
Biz dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Biz dil öğrenme manzarasında yenilik görmek istiyoruz.Ve bu, bir topluluk olmadan inşa edilemeyen verimli platformlar olmadan katkıda bulunamayan açık dil kaynakları olmadan olamaz.
Translate from Turkish to English
Tom topluluk önünde konuşmayı sevmiyor.
Translate from Turkish to English
Oyun iyi bir topluluk çekti.
Translate from Turkish to English
O topluluk önünde konuşmaktan nefret eder.
Translate from Turkish to English
Topluluk önünde konuşmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English
Tom topluluk önünde konuşmayı sevmez.
Translate from Turkish to English
Topluluk önünde konuşmaya alıştım.
Translate from Turkish to English
Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.
Translate from Turkish to English
O bir topluluk aktivisti.
Translate from Turkish to English
Bu uluslararası bir topluluk.
Translate from Turkish to English
Onun topluluk önünde bir konuşma yapabileceğinden şüpheliyim.
Translate from Turkish to English
Topluluk karşısında gerilen bir insanım bu yüzden tartışma yapmak için iyi değilim.
Translate from Turkish to English
Bu topluluk güvenli mi?
Translate from Turkish to English
Küçük bir topluluk ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English
Topluluk önünde konuşmaktan asla çok hoşlanmadım.
Translate from Turkish to English
Ben topluluk önünde konuşmayı sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Gençler genellikle anne babaları ile topluluk önünde görülmekten utanırlar.
Translate from Turkish to English
Her topluluk etkilenmedi.
Translate from Turkish to English
Bilimde, deney sonuçları bilimsel topluluk tarafından kabul edilmeye başlanmadan önce başka araştırmalar tarafından yinelenmelidir.
Translate from Turkish to English
Fadıl'ın ölümü topluluk için büyük bir darbeydi.
Translate from Turkish to English
Çok sakin bir topluluk.
Translate from Turkish to English
Bir topluluk olmamız gerekiyordu.
Translate from Turkish to English
Topluluk desteği şaşırtıcıydı.
Translate from Turkish to English
Topluluk desteği inanılmazdı.
Translate from Turkish to English
Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaş'ta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış.
Translate from Turkish to English
Topluluk içinde konuşma konusunda hiç başarılı olamadım.
Translate from Turkish to English
Sayıca az nice topluluk, Allah'ın izniyle kendinden kalabalık toplulukları yenmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.
Translate from Turkish to English