Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "toplum"

Learn how to use toplum in a Turkish sentence. Over 91 hand-picked examples.

Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Translate from Turkish to English

Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.
Translate from Turkish to English

Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
Translate from Turkish to English

Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un cezası 25 saatlik toplum hizmetiydi.
Translate from Turkish to English

Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English

O, toplum için bir tehlikedir.
Translate from Turkish to English

Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Translate from Turkish to English

O, toplum içinde konuşmaya alışkındır.
Translate from Turkish to English

Toplum içinde nasıl davranacağını bilir.
Translate from Turkish to English

Servetin adil bir biçimde dağıldığı bir toplum hayal ediyorum.
Translate from Turkish to English

Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.
Translate from Turkish to English

Toplum içinde konuşmaktan korkma.
Translate from Turkish to English

Onlar her zaman toplum önünde tartışıyorlar.
Translate from Turkish to English

Adamı toplum için bir tehlike olarak gördüler.
Translate from Turkish to English

Toplum olarak belli standartları yakalamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Anladığım toplum yasalarına ve devletlerin koyduğu yasalara uyarım.
Translate from Turkish to English

Alkolsüz bira toplum için beladır.
Translate from Turkish to English

Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
Translate from Turkish to English

Tom üç haftalık toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça saygın bir toplum lideri.
Translate from Turkish to English

Toplum içinde konuşmaya korkuyorum.
Translate from Turkish to English

Evrensel değerler var bunlar yozlaşmaya başlayınca toplum da yozlaşıyor.
Translate from Turkish to English

Doğa Koruma Derneği kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur.
Translate from Turkish to English

Toplum üzerinde bilimin etkisi büyüktür.
Translate from Turkish to English

Her toplum, kendi refahını düşünür.
Translate from Turkish to English

Dil yozlaşırsa; kanunlar, emirler, yorumlar, algılamalar ve topyekûn bütün toplum yozlaşır.
Translate from Turkish to English

Toplum, bireylerden oluşur.
Translate from Turkish to English

Seyahat ve toplum önünde konuşma, Tom'un işinin ayrılmaz parçalarıdır.
Translate from Turkish to English

Kumar, toplum için büyük bir beladır.
Translate from Turkish to English

Bu bu aile için bir trajedi, bu bu toplum için bir trajedi, bu, şehir için bir trajedi.
Translate from Turkish to English

Tom bir toplum lideri.
Translate from Turkish to English

Toplum ve birey birbirinden ayrılamazlar.
Translate from Turkish to English

Alex mi suçlu, toplum mu?
Translate from Turkish to English

Tom toplum için bir tehlikedir.
Translate from Turkish to English

Tom toplum dilbiliminde ihtisas yaptı.

Toplum için önemli biri vefat etti.

Tom toplum içinde saygındır.

Başkan Tom Jackson nadir olarak toplum içinde görünür.

Bütün toplum bu planın arkasında.

Toplum içinde nasıl konuşulacağı hakkında hiçbir fikrin yok.

O, toplum için kendini kurban ediyor.

Mary, Afrika'da bir sivil toplum örgütü için çalışıyor

Biz hoşgörüsüz, içe dönük bir toplum olduk.

Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.

TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.

Toplum bölünmüştür.

Bu yaşa kadar, toplum on çocuk sahibi olmanı söylüyor.

Tom toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.

O bir toplum lideri.

Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.

Toplum onu ​​başkan yaptı.

Tom denetimli serbestlik ve toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.

Bizim, toplum olarak, pek çok sorunumuz vardır.

Toplum yeni sanayiden yarar sağlayacaktır.

Toplum değişiyor.

Öğrencilerin haftada bir saat toplum hizmeti yapmaları gereklidir.

Onun çöp suçu nedeniyle, o 10 saat toplum hizmeti yapmak zorunda kaldı.

Bizim toplum olarak çok sorunumuz var. Bu şüphesiz onlardan biri değil.

Toplum büyük bir yaş farkı olan insanlar arasında ilişkiyi teşvik etmez.

En iyi arkadaşım Afganistan'da bir Sivil Toplum Örgütü için çalışıyor.

O gazetenin toplum sayfası ile ilgileniyorum.

Katolik Kilisesi toplum üzerinde güçlü bir etkiye sahipti.

Amerika, bunun "sınıfsız" bir toplum olduğunu iddia etmeyi sever.

O yüksek toplum partilerinin tümünde bir demirbaştır.

Fadil toplum için bir tehdit midir?

Tom bunun güvenli bir toplum olduğunu söyledi.

Onlar kapitalizmi sona erdirdiler ve sosyalist bir toplum kurdular.

eğer Layla kızlığını kaybetmiş olsaydı, toplum muhtemelen bu olayı araştırırdı.

Leyla toplum tarafından dışlandı.

Bir toplum, güçlüler eylemleri için sorumlu tutulmadıkça gerçekten demokratik olamaz.

Sami toplum için bir tehdit mi?

Sami toplum için bir tehlikedir.

Giysiler adam yapar. Çıplak insanların toplum üzerinde çok az etkisi vardır veya hiç etkisi yoktur.

Irkçı bir toplum, diğer toplumları şeytanlaştırmaya eğilimlidir.

Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçekleri söyleyenlerden de o kadar nefret eder.

Tom toplum bilimcidir.

Toplum içinde karısıyla hiç tartışmaya girmez.

Uluslararası toplum krizi çözmeye çalıştı.

Uluslararası toplum fikre karşı çıktı.

Uluslararası toplum seçimleri yakından izliyor.

Ancak uluslararası toplum somut adımlar bekliyor.

Eğitim, bu toplum için hayati önem taşıyor.

Uluslararası toplum da saldırıları kınadı.

Bir çocuğun çevresini anlamaya çalışmasındaki sonsuz merakı görüyorum; yani daha iyi bir toplum için hâlâ umut var demektir.

Devletin adalet mekanizması sağlıklı işlemezse toplum kendi adaletini yaratır.

Toplum yandaş medyayla fondaş medya arasında sıkışmış durumda.

Toplum içinde yellenmek kabalık olarak görülür.

Kâğıda gelen zammın farkına kitap, dergi ve gazeteden değil de tuvalet kâğıdından varıp tepki gösteren toplum dünyaya neresinden baktığını gösterir.

Özgür bir toplum, özgür bir piyasa gerektirir.

Toplum içindeki eylemlerimizi sınırlayan kurallar vardır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English