Learn how to use toplumun in a Turkish sentence. Over 47 hand-picked examples.
Çalşmak sadece ekonomik yararlar ve maaş için önemli değildir, fakat aynı zamanda sosyal ve psikolojik ihtiyaçlar ve toplumun iyiliği için bir şey yapma duygusu için.
Translate from Turkish to English
O, toplumun müziğe âşık dediği kişidir.
Translate from Turkish to English
Modern toplumun en büyük sorunlarından biri, insanların dünyayı benim gibi görmemeleri.
Translate from Turkish to English
İlaçlar modern toplumun bir kanseridir.
Translate from Turkish to English
Herhangi bir toplumun efsanelerinden tamamen vazgeçebilmesi olası görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Global toplumun bir parçasıyız.
Translate from Turkish to English
Toplumun hemen her kesiminde olduğu gibi, üniversitelerin tepe yönetimindeki kadın sayısı da çok az.
Translate from Turkish to English
Bu kural, siyasiler toplumun güvenini kazanana kadar süreceğe benziyor.
Translate from Turkish to English
Her toplumun derin belleğinde, önyargılara dayalı saplantılı bilgiler vardır.
Translate from Turkish to English
Bir erkeğin karısını dövmesi, kanunlar nezdinde suçtur, toplumun gözünde kabalıktır, terbiyesizliktir.
Translate from Turkish to English
Toplumun bireyler üzerinde büyük bir etkisi vardır.
Translate from Turkish to English
Loncalar orta çağda toplumun önemli bir parçasıydı.
Translate from Turkish to English
Disney filmleri toplumun bir Amerikan vizyonudur.
Translate from Turkish to English
Kitlesel imha hayali kuran insanlar, toplumun faydalı bir şey üretmemiş olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Toplumun ne dediği umurumda değil.
Translate from Turkish to English
Aile toplumun temel taşıdır.
Translate from Turkish to English
Aile toplumun temel birimidir.
Translate from Turkish to English
Benim için toplumun sevgisi paradan daha önemlidir.
Translate from Turkish to English
Toplumun faydası için çalışan insanlara ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Toplumun faydalı bir şey yapmadığına inanıyorsan, o zaman ayrıca kitle imhaya inanabilirsin.
Translate from Turkish to English
Aile, toplumun en temel birimidir.
Translate from Turkish to English
Toplumun keyfi kurallarına uymazsan dışlanacaksın.
Translate from Turkish to English
Toplumun ne düşündüğüne neden önem vermeliyim?
Translate from Turkish to English
Toplumun ne düşündüğü umurumda değil.
Translate from Turkish to English
Toplumun ne düşündüğü vız gelir tırıs gider.
Translate from Turkish to English
Toplumun gittiği yeri sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
O, toplumun yararına katkıda bulunmuştur.
Translate from Turkish to English
Toplumun geleneklerine uymalıyız.
Translate from Turkish to English
Genç insanlar toplumun kurallarını küçümserlerdi.
Translate from Turkish to English
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.
Translate from Turkish to English
Fadil, toplumun saygı gösterdiği biriydi.
Translate from Turkish to English
Bir birey toplumun en küçük birimidir.
Translate from Turkish to English
Uluslararası toplumun, özellikle çatışmadan yeni çıkılmış bu dönemde, nasıl bir faydası olabilir?
Translate from Turkish to English
Uluslararası toplumun bu bağlamda yeni stratejileri var mı?
Translate from Turkish to English
Top artık uluslararası toplumun karar organında.
Translate from Turkish to English
Dini muhafazakârlar toplumun %33,5'ini kapsıyor.
Translate from Turkish to English
Öğretmen toplumun mimarıdır.
Translate from Turkish to English
Aile toplumun çekirdeğidir.
Translate from Turkish to English
Aile, toplumun temel birimidir.
Bu toplumun açık fikirli insanlara duyduğu ihtiyaç, bugün daha fazladır.
Damiano gibi insanlar toplumun pislikleri olarak kabul edilir.
Her politikacı toplumun taleplerine duyarlı olmak zorundadır, yoksa esnekliğini yitirip doğru olmayan kararlar alabilir.
Sosyal sorumluluk, toplumun gelişimi için önemlidir.
Öğrenim yardımları, toplumun geleceğine bir yatırımdır.
Kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür.
Toplumun geleceği, çocukların sağlıklı olmaları ve güzelce büyümelerine bağlıdır.
Kadınların özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür.