Learn how to use toprak in a Turkish sentence. Over 70 hand-picked examples.
Bu toprak okula ait.
Translate from Turkish to English
Hava yumuşak ve toprak nemli.
Translate from Turkish to English
Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.
Translate from Turkish to English
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.
Translate from Turkish to English
Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.
Translate from Turkish to English
Buradaki toprak verimlidir.
Translate from Turkish to English
Verimli toprak tarım için zaruridir.
Translate from Turkish to English
Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.
Translate from Turkish to English
Hatta o daha çok toprak istedi.
Translate from Turkish to English
Yağmur yağdığında ve toprak nemlendiğinde, yabani otları çekmek daha kolay olur.
Translate from Turkish to English
Bu toprak nemli.
Translate from Turkish to English
Beni yıllar yılı ezmenin nedeni toprak gibi sert olmam için miydi?
Translate from Turkish to English
Toprak beni kabul etmeyecekse yazıklar olsun bana.
Translate from Turkish to English
Park caddesi toprak bir yoldu.
Translate from Turkish to English
Toprak reformunu tartıştılar ama asla uygulayamadılar.
Translate from Turkish to English
Toprak tozu, yazı masasının üstünü kaplar.
Translate from Turkish to English
Toprak reformu, insanların yaşamlarında büyük bir değişime neden oldu.
Translate from Turkish to English
Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız.
Translate from Turkish to English
Petrichor - kuru toprağa yağmur düştüğünde dünyevi koku; yağmurdan sonra toprak kokusu.
Translate from Turkish to English
Türkiye'de hektarlarca toprak aldı.
Translate from Turkish to English
Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
Translate from Turkish to English
Toprak yumuşaktı.
Translate from Turkish to English
Bu toprak tarım için ideal.
Translate from Turkish to English
Berilyum, magnezyum, kalsiyum, stronsiyum, baryum ve radyum toprak alkali metalleridir.
Translate from Turkish to English
Toprak mavidir. Bir portakal gibi.
Translate from Turkish to English
Dört temel öge toprak, hava ateş ve sudur.
Translate from Turkish to English
Golf, Japonya gibi küçük bir ülkede toprak israfıdır.
Translate from Turkish to English
2015 uluslararası toprak yılı ve ayrıca uluslararası ışık yılıydı.
Translate from Turkish to English
Böylesi daha mı iyi olucak Toprak buna mı inanıyorsun ?
Translate from Turkish to English
Bu çok iyi toprak.
Translate from Turkish to English
Ananasın toprak altında yetiştiğini düşünen insanlar var.
Translate from Turkish to English
Apollo 16 aya ait çok sayıda kaya ve toprak örnekleri getirdi.
Translate from Turkish to English
Çıplak toprak, hasarlı topraktır.
Translate from Turkish to English
Çinlilere göre beş element, metal, toprak, ateş, su ve odundur.
Translate from Turkish to English
Aristoteles dünyadaki her şeyin dört elementten yapılmış olduğuna inanıyordu: toprak, hava, ateş ve su.
Translate from Turkish to English
Bizim bedenimiz dört elementten oluşur: toprak, ateş, su ve hava.
Translate from Turkish to English
Toprak, sebzelere uygun mu?
Translate from Turkish to English
Toprak babadan oğula geçti.
Translate from Turkish to English
Bu toprak humus bakımından zengindir.
Translate from Turkish to English
Onlar yıllarca toprak mülkiyetini tartıştı.
Translate from Turkish to English
Çok fazla toprak kaybediyoruz.
Translate from Turkish to English
Zengin toprak iyi mahsul verir.
Translate from Turkish to English
Toprak hâlâ yaş. Büyük ihtimalle oyun iptal edilecek.
Translate from Turkish to English
Bu toprak bizim değil.
Tom, zengin bir toprak sahibidir.
Bu toprak Tom'un.
Allah'ını seven üstüme toprak atsın.
Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Tom toprak sürüyordu.
Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.
Hikâyenin sonunda herkes toprak sahibi olacak.
Tanrı, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın ve kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu.
Bunun üzerine RAB Tanrı yılana, "Bu yaptığından ötürü bütün evcil ve yabanıl hayvanların en lanetlisi sen olacaksın" dedi, "Karnın üzerinde sürünecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin."
RAB Tanrı Adem'e, "Karının sözünü dinlediğin ve sana, meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için, toprak senin yüzünden lanetlendi" dedi, "Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.
Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın.
Ali burnuna toprak kokusu gelince dine yöneldi.
Lemek yüz seksen iki yaşındayken bir oğlu oldu. "RAB'bin lanetlediği bu toprak yüzünden çektiğimiz eziyeti, harcadığımız emeği bu çocuk hafifletip bizi rahatlatacak" diyerek çocuğa Nuh adını verdi.
İkinci ayın yirmi yedinci günü toprak tamamen kurumuştu.
Toprak Dede 97 yaşında aramızdan ayrılmış. Toprağı bol olsun.
Bu toprak iyi ürün verir.
Sen vurursan dikiş atarlar, ben vurursam toprak atarlar.
Toprak altına götüremeyeceğin dertleri kendine tasa etme. Sabret, şükret ve seyret.
Toprak kaymaları da oldukça sık yaşanıyor.
Toprak testiler suyu neden soğuk tutar?
Ali'yi toprak bile kabul etmeyecek.
Toprak Ana.
''Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar.'' Nazım Hikmet
Türkiye’nin Asya’daki toprak parçasına “Anadolu” denir.
Aristoteles dünyanın 4 elementten meydana geldiğine inanıyordu: Toprak, hava, ateş ve su.