Learn how to use toprakta in a Turkish sentence. Over 10 hand-picked examples.
Bitkiler bu toprakta büyümez.
Translate from Turkish to English
Bu toprakta bir şey yetişmez gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.
Translate from Turkish to English
Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.
Translate from Turkish to English
Bu toprakta ne yetişecek?
Translate from Turkish to English
Bu toprakta herhangi bir şeyi yetiştirmek zordur.
Translate from Turkish to English
Ne varsa eski toprakta var.
Translate from Turkish to English
Toprakta çürüyeni mantar onarır, insanda çürüyeni aşk.
Translate from Turkish to English
Çocuklar toprakta oynamayı sever.
Translate from Turkish to English
Bu kuru toprakta ağaç yetişmez.
Translate from Turkish to English