Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "trajik"

Learn how to use trajik in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.

Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.
Translate from Turkish to English

Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.
Translate from Turkish to English

Trajik hata birçok kişiyi etkiledi.
Translate from Turkish to English

Trajik haberi duyduktan sonra her ikisi de ağladı.
Translate from Turkish to English

O çok trajik.
Translate from Turkish to English

Bu hüzünlü hikayenin trajik bir sonu vardı.
Translate from Turkish to English

Bu trajik durumun son bulmasını diliyorum.
Translate from Turkish to English

Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.
Translate from Turkish to English

Suikast, trajik ve korkunç olarak belirtildi.
Translate from Turkish to English

Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.
Translate from Turkish to English

Ne trajik!
Translate from Turkish to English

Bu gerçekten trajik.
Translate from Turkish to English

Annesinin trajik haberi onu yıktı.
Translate from Turkish to English

O trajik bir uçak kazasıydı.
Translate from Turkish to English

Haberlerde sürekli yer alan trajik olaylar yüzünden birçok insan şefkat yorgunluğu çekiyor.
Translate from Turkish to English

Bu çok trajik.
Translate from Turkish to English

Tom trajik bir kazada öldü.
Translate from Turkish to English

Ermeni soykırımı trajik bir olaydı.
Translate from Turkish to English

Bu trajik olay Tom'un bütün hayatına takıldı.
Translate from Turkish to English

Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.
Translate from Turkish to English

Film on sekizinci yüzyıldaki kölelerin trajik kaderiyle ilgilidir.
Translate from Turkish to English

Trajik haber, annesini delirtti.
Translate from Turkish to English

Bu o kadar trajik değildir.
Translate from Turkish to English

Yüzünün solgunluğu onun trajik sonunun habercisiydi.
Translate from Turkish to English

Ülkemizin tarihindeki zor ve trajik bir zamanı yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English

Çok trajik olmasaydı çok komik olurdu.
Translate from Turkish to English

Çok trajik olmasaydı, komik olurdu.
Translate from Turkish to English

Trajik haberleri duyduktan sonra, o yalnız kalmak için dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Bir pusuda trajik bir ölümle karşılaştı.
Translate from Turkish to English

Tom trajik bir şekilde öldü.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin trajik romanını isteksiz olarak yayınladı.
Translate from Turkish to English

Tom her iki elini de işyerindeki trajik bir kazada kaybetti.
Translate from Turkish to English

Fadıl trajik bir hata yapmış olduğunu fark etti.
Translate from Turkish to English

Ben trajik bir hikayeyle gözyaşlarına kapıldım.
Translate from Turkish to English

Tom'un hayatı trajik bir şekilde sona erdi.
Translate from Turkish to English

Sonuç trajik olarak öngörülebilirdir.
Translate from Turkish to English

Leyla kendi annesi tarafından trajik olarak reddedildi.
Translate from Turkish to English

O trajik bir karakterdi.
Translate from Turkish to English

Aşk ciddiye alınmalı, ama trajik olmamalıdır.
Translate from Turkish to English

Sami hâlâ Leyla'nın ölümünün trajik bir kaza olduğunu savunuyor.
Translate from Turkish to English

Sami korkunç trajik bir şekilde öldü.
Translate from Turkish to English

Sami'nin gülümsemesi trajik bir geçmişi maskeliyor.
Translate from Turkish to English

Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.
Translate from Turkish to English

Onsekizinci yüzyılda yaşamış kölelerin trajik kaderinden bahsediyor.
Translate from Turkish to English

Sözde ermeni soykırımı trajik bir olay gibi gösterilmeye çalışılan bir yalandır.

Halepçe katliamı çok trajik bir olaydı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English