Learn how to use trompet in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Ted trompet çalmayı sever.
Translate from Turkish to English
Trompet müzikal bir enstrümandır.
Translate from Turkish to English
Ted trompet çalmayı seviyor
Translate from Turkish to English
Trompet çalmak için harcadığın zamanın süresi sana kalmıştır.
Translate from Turkish to English
Okul bandosunda trompet çalıyorum.
Translate from Turkish to English
Trompet çalmayı deneyecek misiniz?
Translate from Turkish to English
Tom trompet çalmayı öğrenmek istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom her pazartesi trompet dersleri alır.
Translate from Turkish to English
Lise bandosundayken trompet çalardım.
Translate from Turkish to English
Trompetler ses çıkardığında, ordu bağırdı ve trompet sesinde, adamlar yüksek sesle bağırdığında, duvar çöktü; bu yüzden herkes doğruca içeriye hücum etti ve şehri aldılar.Şehri LORD'a verdiler ve kılıçla onun içinde yaşayan her şeyi yok ettiler-erkekler, kadınlar, gençler ve yaşlılar, sığırlar, koyunlar ve eşekler.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin nasıl trompet çalacağını öğrenmesini istiyor.
Translate from Turkish to English
Tom trompet çalıyordu.
Translate from Turkish to English
Sanırım yeni bir trompet almayı muhtemelen göze alabilirim.
Translate from Turkish to English
Sanırım muhtemelen yeni bir trompet almaya gücüm yeter.
Translate from Turkish to English
Ne kadar süredir trompet çalıyorsun?
Translate from Turkish to English
Fil trompet çalar.
Translate from Turkish to English
Tom yeni bir trompet almak için yeterli para kazanmaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Ben trompet çalabilirdim.
Translate from Turkish to English
Ben hem trompet hem de piyano çalarım.
Translate from Turkish to English
Trompet bir müzik aletidir.
Translate from Turkish to English
Tom'un trompet çalabileceğini sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un trompet çalabileceğini biliyor muydunuz?
Translate from Turkish to English
Ben trompet çalıyorum.
Translate from Turkish to English
Kendime bir trompet aldım.
Translate from Turkish to English
Kendime bir trompet satın aldım.
Translate from Turkish to English
Trompet çalabilir misin?
Translate from Turkish to English
Tom çok iyi trompet çalamaz.
Translate from Turkish to English
Tom trompet çalmayı öğrenmek istedi.
Translate from Turkish to English
Tom trompet çalmayı öğrenmek istemedi.
Translate from Turkish to English
Tom trompet çalmayı öğrenmek istemiyor.
Translate from Turkish to English
Trompet çalmayı öğreniyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un yeni bir trompet almak için yeterli parası yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un trompet çaldığını bilmiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom nasıl trompet çalınacağını öğrenmek istiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bana senin trompet çalmakta iyi olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Yeni bir trompet aldım.
Translate from Turkish to English