Learn how to use ufacık in a Turkish sentence. Over 7 hand-picked examples.
Bebek ufacık elini uzattı.
Translate from Turkish to English
Ufacık bir acı kimseyi incitmez.
Translate from Turkish to English
Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.
Translate from Turkish to English
Dünya ve Güneş, Samanyolu Galaksi'sindeki milyarlarca yıldız arasında sadece ufacık noktadırlar.
Translate from Turkish to English
Kocaman bir dünyanın ufacık bir parçasısın sen. Sadece ufacık bir nokta, belki de daha ufak ama yine de dünya sensiz boş olurdu. İyi ki varsın.
Translate from Turkish to English
Yakında bu ufacık fırsatı da kaybedeceğiz.
Translate from Turkish to English
Sen elbette ki beni hatırlamıyorsun çünkü seni gördüğümde henüz ufacık bir bebeydin.
Translate from Turkish to English