Learn how to use ulu in a Turkish sentence. Over 10 hand-picked examples.
Böyle şeyler ulu orta konuşulmaz.
Translate from Turkish to English
Bu ülkeyi yine ulu yapmak için ileri görüşlü bir öndere ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Ulu orta birinin eşini öpmesi, bazı ülkelerde normal bir davranış olarak görülür.
Translate from Turkish to English
Kudretli ve ulu Tanrı'ya övgüler olsun.
Translate from Turkish to English
Elveda ey şanlı İstanbul! Elveda Pera ve Permas! Elveda iskele, Çıfıt Çarşısı ve de Gedikpaşa! Güzel hasbahçe, elveda! Şimdi büyük bir cami olarak kullanılan ulu mabet Ayasofya, elveda! Tersaneler, elveda! Şeytan görsün yüzünüzü! Artık her gün denize indirebilirsiniz karinadan yelkene seyir için gerekli her şeyi hazır bir kadırga!
Translate from Turkish to English
Özel meselelerimizi ulu orta konuşmayalım.
Translate from Turkish to English
Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın. Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın kucağında bir garip; ananın, babanın kucağında bir yetimsin.
Translate from Turkish to English
Bu açık saçık elbiseyle ulu orta dolaşmamalısın. Milletin aklına fikir düşürür.
Translate from Turkish to English
Atatürk'e ulu önder diyen kimseyle dost olamayız.
Translate from Turkish to English
Atatürk; ulu önder denmekten çok uzak.
Translate from Turkish to English