Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "uyanık"

Learn how to use uyanık in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Sıkıcı bir konser sırasında, kahve benim uyanık kalmamı sağladı.
Translate from Turkish to English

Sürücüler kazalara karşı her zaman uyanık olmalılar.
Translate from Turkish to English

Tom ders sırasında uyanık kalamadı.
Translate from Turkish to English

Yangına karşı uyanık olun.
Translate from Turkish to English

Uyanık olsan iyi olur.
Translate from Turkish to English

Bebek uyanık.
Translate from Turkish to English

Ben yatakta uyanık yatıyorum.
Translate from Turkish to English

O bütün gece uyanık yattı.
Translate from Turkish to English

Tom bütün gece uyanık kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom, bütün gece uyanık yattı.
Translate from Turkish to English

Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.
Translate from Turkish to English

O, her zaman gece geç saatlere kadar uyanık kalır.
Translate from Turkish to English

Gece geç saatlere kadar uyanık kalmamalıydım.
Translate from Turkish to English

Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.
Translate from Turkish to English

Ben bir fincan kahve içtikten sonra daha uyanık hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Sıcaklık bütün gece beni uyanık tuttu.
Translate from Turkish to English

Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey.
Translate from Turkish to English

Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.
Translate from Turkish to English

Koyu kahve onu bütün gece uyanık tuttu.
Translate from Turkish to English

Gürültü yüzünden bütün gece uyanık kaldım.
Translate from Turkish to English

Onu düşünerek saatlerce uyanık yattı.
Translate from Turkish to English

Tom az önce kalktı ve hâlâ tamamen uyanık değil.
Translate from Turkish to English

Olası tehlikelere karşı uyanık olmalısın.
Translate from Turkish to English

Uyanık mısın?
Translate from Turkish to English

O tamamen uyanık.
Translate from Turkish to English

Tom tamamen uyanık.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ uyanık.
Translate from Turkish to English

Kahve beni uyanık tutar.
Translate from Turkish to English

Korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı yeğlerim.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom uyanık.
Translate from Turkish to English

Uyanık olduğunu görüyorum.
Translate from Turkish to English

Işığının açık olduğunu gördüm ve hâlâ uyanık olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English

Tom uyanık mı?
Translate from Turkish to English

Henüz tamamen uyanık değilim.
Translate from Turkish to English

Kim uyanık bak.
Translate from Turkish to English

Tom uyanık kaldı.
Translate from Turkish to English

Uyanık kalmaya çalışıyorum.
Translate from Turkish to English

Uyanık kalın.
Translate from Turkish to English

Tom, uyanık mısın?
Translate from Turkish to English

Tom'un sınıfta uyanık kalma sorunu var.
Translate from Turkish to English

Tom yağmuru dinleyerek yatakta uyanık yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bütün gece tamamen uyanık kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom yatakta uyanık yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bütün gece uyanık kalan tek kişidir.
Translate from Turkish to English

Gecenin ortasında uyanık kalmaya devam ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom uyanık olacağımı biliyordu.
Translate from Turkish to English

Tom uyanık kalmaya çalıştı fakat kısa sürede uyuyakaldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüksek sesle horlaması beni bütün gece uyanık tuttu.
Translate from Turkish to English

Her ikimiz de uyanık kalmalıydık.
Translate from Turkish to English

Uyuyor olmamın ya da uyanık olmamın önemi yok, ben her zaman seni düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un uyanık olduğundan eminim.
Translate from Turkish to English

O beni gece uyanık tutar.

Gece seni ne uyanık tutar?

Tekrar uyumaya çalıştım ama gürültü beni uyanık tuttu.

Uyanık kalmamız gerek.

Uyanık kalmaya çalıştım ama uyuyakaldım.

Hemşireler hastalarının rahatı için uyanık kalmak zorundadır.

Genellikle geç saatlere kadar uyanık kalırım.

Ben bir üniversite öğrencisiyken geç saatlere kadar uyanık kalırdım.

Sadece herkesin uyanık olduğundan emin olmak istedim.

Uyanık olduğunu bilmiyordum.

Göz kapakların kapalı, ama uyanık olduğunu biliyorum.

Tom hâlâ uyanık mı?

Tom konuşması üzerinde çalışarak gece yarısına kadar uyanık kaldı.

Tom henüz uyanık değil.

Yerinde olsam uyanık olurdum.

Gerçekten uyanık mısın?

Onların uyanık olduğunu düşünüyor musun?

Tom 2.30'dan beri uyanık.

Dün gece 2.30'da uyanık mıydın?

Bütün gece uyanık mıydın?

Tom uyanık.

Uyanık kalmak için biraz daha kahve içmek zorunda kalabilirim.

Tom'un bütün gece nasıl ayakta kalabildiğini ve sonra işte nasıl uyanık kaldığını anlamıyorum.

Tom Mary'nin henüz uyanık olup olmadığını merak ediyordu.

Tom rapor yazmayı bitirmek için geç vakte kadar uyanık kaldı.

Uyanık kalmaya çalış.

Uyanık kalmak zorundasın.

Tom güçlükle uyanık kalabildi.

Ben sabaha kadar uyanık kaldım.

Sabaha kadar uyanık kaldım.

Tom şimdi uyanık.

Beni uyanık tutan kişi Tom değil.

Tom mışıl mışıl uyuyor ama Mary uyanık.

Biz uyanık kalmak zorundayız.

Uyanık kalmaya çalışmak zorundasın.

Tom zaten üç saattir uyanık.

Uyanık kalmalıyız.

Üst kattaki bir çeşit parti beni son bir geceye kadar uyanık tuttu.

Uyanık ol.

Sessiz kalın ve uyanık olun.

Uyanık kalmak zorundayız.

Tom uyanık kalabilmek için çok kahve içti.

Bütün gece uyanık durma.

Bütün gece uyanık durmayın.

Bütün gece hayalet hikâyeleri anlatarak uyanık kaldık.

Başka birinin uyanık olduğunu bilmiyordum.

Yankesicilere karşı uyanık ol Ken.

Koyu bir fincan kahve uyanık kalmama yardım eder.

Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English