Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "uyku"

Learn how to use uyku in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.
Translate from Turkish to English

İyi bir uyku aldım.
Translate from Turkish to English

Bir insanın gecede sadece iki saatlik bir uyku ile yaşayıp yaşayamayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Uyku zamanı.
Translate from Turkish to English

İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.
Translate from Turkish to English

Dün gece gözlerime uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Tom aşırı dozda uyku hapları aldı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Tom son zamanlarda uyku sorunu yaşamaktadır.
Translate from Turkish to English

Tom uyku tulumunun içinde rahat hissetti.
Translate from Turkish to English

Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Tom uyku tulumundan çıkamıyor. Fermuar sıkışmış.
Translate from Turkish to English

Dün gece yeterli uyku aldın mı?
Translate from Turkish to English

Ben iyi bir uyku uyudum.
Translate from Turkish to English

Bir hafta oldu fakat uyku düzensizliğinden hâlâ çekiyorum.
Translate from Turkish to English

Uyku ilaçtan daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Birkaç saatlik uyku sana iyi gelecektir.
Translate from Turkish to English

Hâlâ uyku düzensizliği çekiyorum.
Translate from Turkish to English

Bana uyku hapı lazım.
Translate from Turkish to English

Uyku hapına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Uyku iyi bir sağlık için gereklidir.
Translate from Turkish to English

Sadece biraz uyku istiyorum.
Translate from Turkish to English

Uyku gibisi yoktur.
Translate from Turkish to English

Benim uyku sorunum var.
Translate from Turkish to English

Tom'un yatakta gözüne uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Şimdi ihtiyacın olan şeyin biraz uyku olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Uyku sorunu yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda uyku sorunu yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Deliksiz bir uyku beni daha iyi hissettirdi.
Translate from Turkish to English

Uyku, yaşamı korumak için gereklidir.
Translate from Turkish to English

Gözlerinden uyku akıyordu.
Translate from Turkish to English

Geceleri gözüme uyku girmiyor.
Translate from Turkish to English

Uyku hakkında kim bir şey söyledi?
Translate from Turkish to English

Uyku sırasında, metabolizma hızı ve vücut ısısı düşer.
Translate from Turkish to English

Tom uyku zamanı geçtiği için uyukluyordu.
Translate from Turkish to English

Uyku eksikliği beden için kötüdür.
Translate from Turkish to English

Ne yapması gerektiğini düşündüğü için Tom'un gece yarısına kadar gözüne uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Tom için bir uyku masalı okur musun?
Translate from Turkish to English

Tom ne yapması gerektiğini düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.
Translate from Turkish to English

Uyku tulumlarımıza girdik ve sonra Tom hayaletler hakkında bir hikaye anlattı.
Translate from Turkish to English

Uyku eksikliği şarkıcının performansını etkiledi.
Translate from Turkish to English

Tom üç tane uyku hapı aldı.
Translate from Turkish to English

Uyku ihtiyacını gidermek yerine ihmal edenler, sonrasında ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklardır.
Translate from Turkish to English

Tom'a uyku zamanının geçtiğini söyle.
Translate from Turkish to English

Çocuklar için uyku saati.
Translate from Turkish to English

Uyku eksikliğimden dolayı bu gece erken yatmaya gidiyorum.
Translate from Turkish to English

Yeterli uyku alamadığın zaman nasıl alacağını biliyorsun.

Uyku vaktin geçmedi mi senin?

En son ne zaman iyi bir uyku çektin?

Koluma bir uyku ilacı enjekte etti.

Akşam yemeğinden sonra onu uyku bastırıyor.

Hayatımda hiç uyku tulumu giymedim.

Tom çocuklarına uyku masalı anlatıyor.

Tom çocuklarına bir uyku masalı anlattı.

Dan beş uyku hapı aldı.

Tom'un uyku sorunları var.

Yeterli uyku aldığından emin ol.

Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.

Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykuya değer.

Tom Mary'ye bir uyku vakti hikayesi okudu.

Uyku iyi sağlık için gereklidir.

Benim uyku döngüm bozuldu?

Uyku döngümü asla değiştirmem.

Gece yarısından önce her saat uyku gece yarısından sonra iki saat uykuya değer.

Uyku ve iyi yemek iyi sağlık için gereklidir.

Kız kardeşlerimden birinin uyku problemi var.

Tom'un uyku apnesi sorunu var.

Tom uyku sorunları yaşıyor.

Yalnızca biraz uyku alman gerek.

Yazmak ölümden daha derin bir uyku.

O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.

Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.

Uyku ilacına ihtiyacım var.

Tom bir uyku hapı içti fakat yine de uyuyamadı.

Tom fazla uyku uyumaz.

Uyku vakti geçti.

Kendimi unutmak için müzik, dans, seks, uyku ve ölüme ihtiyacım var.

Kızıma bir uyku masalı anlattım.

Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.

Tom aşırı dozda uyku haplarından öldü.

Tom bana birkaç hafta önce bir uyku tulumu verdi.

Ben saat ona kadar iyi bir uyku uyudum.

Ölüm sıklıkla uyku ile karşılaştırılır.

Dan dört uyku hapı içti.

Bazılarımız uyku olmadan iki gün gittiler.

Uyku iyi bir fikirdir.

Uyku sorunum yok.

Dan'ın bazı uyku sorunları vardı.

Bir uyku hapı almayı denediniz mi?

Şimdi tüm istediğim biraz uyku.

Hiç uyku sorunum yok.

Neden bir uyku çekmeye gitmiyorsun?

Senin uyku tulumunda bir yer var mı?

Biraz uyku sersemiyim.

Tom uyku sersemiydi.

Maria kendini uyku haplarıyla öldürmeye çalıştı.

Uyku probleminiz mi var?

Tom uyku tulumunu çadırın içine attı.

Hadi bakalım uyku vakti yatalım .

Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykudan daha iyidir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English