Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "uykuya"

Learn how to use uykuya in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.
Translate from Turkish to English

Babam sıklıkla televizyon izlerken uykuya düşer.
Translate from Turkish to English

Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.
Translate from Turkish to English

Dün gece yatakta kitap okurken, ışık açıkken uykuya dalmışım.
Translate from Turkish to English

O istemeden uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Şair ölümü uykuya benzetti.
Translate from Turkish to English

Masamda çalışırken uykuya daldım.
Translate from Turkish to English

Yuriko deniz biyolojisinden mezun bir öğrenci, bir balık tankının içinde uykuya daldı ve ahtapotlar ve deniz yıldızları ile kaplı olarak uyandı.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen beklemekten yoruldu ve uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Televizyon izlerken, ben kolayca uykuya dalarım.
Translate from Turkish to English

TV izlerken, ben uykuya daldım.
Translate from Turkish to English

Araba sürerken uykuya dalmaktan korktum.
Translate from Turkish to English

Tom nöbette uykuya dalmakla suçlandı.
Translate from Turkish to English

Tom'un biraz uykuya ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Tom giysileri ile uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Tom televizyon izlerken uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Tom uykuya dalıyordu ve uyanıyordu.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeğinden sonra, ben her zaman kendimi uykuya dalmakta bulurum.
Translate from Turkish to English

Tom neredeyse her zaman TV izlerken uykuya dalar.
Translate from Turkish to English

Gösteri o kadar sıkıcıydı ki Ann ve ben uykuya daldık.
Translate from Turkish to English

Bebek uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Tom nihayet uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Tom sınıf içinde uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

O hemen uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

O derin bir uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

O, derin bir uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

O çocuk kısa sürede uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Çocuğu uykuya dalmış buldum.
Translate from Turkish to English

Tom kanepede uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Biz çocuğu uykuya dalmış bulduk.
Translate from Turkish to English

Çocukların çok uykuya ihtiyacı vardır.
Translate from Turkish to English

Uykuya dalmak elimde değildi.
Translate from Turkish to English

Ben bir kazakla uykuya daldım.
Translate from Turkish to English

Sonunda bebek uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Bebek uykuya dalmış gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Babam eve gelmeden önce uykuya daldım.
Translate from Turkish to English

Bebek annesinin kucağında uykuya dalmıştı.
Translate from Turkish to English

Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.
Translate from Turkish to English

O, yatakta uykuya yattı.
Translate from Turkish to English

Çocukların çok uykuya ihtiyaçları vardır.
Translate from Turkish to English

Bebek derhal uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Radyo açıkken uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Yarın sabah uykuya dalıp geç kalma.
Translate from Turkish to English

Ders sırasında uykuya daldım.
Translate from Turkish to English

Bebeğimin uykuya dalması çok uzun sürüyor.
Translate from Turkish to English

Bebek beşikte uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Çok yorgun olduğu için, kısa sürede uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Çalışıyorken, uykuya daldı.
Translate from Turkish to English

Çim üzerine uzandı ve uykuya daldı.

Ne kadar yaşlanırsanız, uykuya o kadar az ihtiyaç duyarsınız.

Tom yatağa girer girmez uykuya dalar.

Babam TV izlerken sık sık uykuya dalar.

Direksiyon başında uykuya daldı ve kaza yaptı.

Uykuya ihtiyacın var.

Çocukların uykuya ihtiyacı var.

O uykuya daldı.

Biraz uykuya ihtiyacım var.

İkimiz de uykuya daldık.

Bence biraz uykuya ihtiyacın var.

Uykuya ihtiyacın olacak.

Uykuya ihtiyacım var.

Yatağa gider gitmez uykuya daldı.

Uykuya ihtiyacımız var.

Uykuya daldık.

Tom uykuya daldı.

Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.

Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.

Günde en az 8 saat uykuya ihtiyacımız var.

Sadece biraz uykuya ihtiyacım var.

Yorgunum, fakat uykuya dalamam.

Tom uykuya dalmaya başladı.

Tom gözlerini kapattı ve uykuya daldı.

Tom okurken uykuya daldı.

Tom gazete okurken uykuya daldı.

Tom bir kitap okurken uykuya daldı.

Hepimiz uykuya daldık.

Hâlâ biraz daha uykuya ihtiyacın var, değil mi?

Lambayı kapatıp uykuya daldım.

Kısa bir uykuya ihtiyacım var.

Uzun bir uykuya ihtiyacım var.

Uykuya karşı mücadele ettim.

Tom derin bir uykuya daldı.

Uyanmak, uykuya dalmanın zıt anlamlısıdır.

Kaç saat uykuya ihtiyacın var?

Ne zamam yatağıma uzanıp bir kitap okusam, uykuya dalarım.

Tom, her gece en az dokuz saat uykuya ihtiyaç duyar, yoksa çalışamaz.

Tom, pencere açık uykuya daldı.

Tom lamba açık uykuya daldı.

Sonrasında 3 saatliğine uykuya dalmışım.

Babam eve dönmeden önce uykuya daldım.

Belki uykuya daldım.

Birkaç saatlik bir uykuya ihtiyacım var.

Bir kitap okuyorken uykuya daldı.

Tom kitap okurken uykuya daldı.

Bu fırtınalı yaz gecelerinde uykuya dalmak zordur.

Tom'un uykuya ihtiyacı var.

O, araba sürerken uykuya daldı ve kazaya sebep oldu.

Dokuz saat uykuya ihtiyacım var.

Gece yarısından önce bir saatlik uyku gece yarısından sonra iki saatlik uykuya değer.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English