Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "uzak"

Learn how to use uzak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Havaalanı ne kadar uzak?
Translate from Turkish to English

Affedersiniz, Xinqiao Restoranı buraya uzak mı?
Translate from Turkish to English

Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.
Translate from Turkish to English

Eğer bir süre evden uzak olursam, posta servisini bırakacağım.
Translate from Turkish to English

İnsanlar coşkuluyken o her zaman uzak durur.
Translate from Turkish to English

Bir teleskopla uzak nesneleri görebiliriz.
Translate from Turkish to English

Aktivistler en son Brezilya'nın uzak, ormanlık bir köşesinde görüldüler.
Translate from Turkish to English

Eylemciler en son Brezilya'nın uzak, ormanlık bir köşesinde görüldüler.
Translate from Turkish to English

Orası buradan uzak mı?
Translate from Turkish to English

Ellerini bisikletimden uzak tut.
Translate from Turkish to English

Her gün bir elma, doktoru uzak tutar.
Translate from Turkish to English

Ondan uzak durmanız sizin akıllılığınız.
Translate from Turkish to English

Günde bir elma, doktoru uzak tutar.
Translate from Turkish to English

Buradan uzak değil.
Translate from Turkish to English

Hikaye Neuilly -on-the -Seine'da sahnelenmiştir, Paris'ten çok uzak olmayan bir Fransız kasabası.
Translate from Turkish to English

Onun çalışması kabul edilebilir, ama mükemmel olmaktan uzak.
Translate from Turkish to English

Öğrencilerin şüpheli yerlerden uzak kalması bekleniyor.
Translate from Turkish to English

" Dikey kayalıklardan uzak durun!" o bağırdı.
Translate from Turkish to English

Bir gün için bile, İngilizceden uzak kalmayınız.
Translate from Turkish to English

Banka buradan uzak mı?
Translate from Turkish to English

Tehlike. Uzak durun!
Translate from Turkish to English

Benden uzak dur.
Translate from Turkish to English

İstasyon uzak değil.
Translate from Turkish to English

İstasyon buradan uzak değildir.
Translate from Turkish to English

Evimiz otobüs durağına uzak olmasının haricinde oldukça tatminkardır.
Translate from Turkish to English

Zehirli bitkilerden uzak durmalıyız.
Translate from Turkish to English

O içkiden uzak duruyor.
Translate from Turkish to English

Ebeveynler yeni nesile gerçeklikten uzak ve gerçekçi olmayan hayallerin peşinde koşturan bir nesil olarak olarak bakıyor.
Translate from Turkish to English

İstasyon yürümek için çok uzak, bu nedenle bir otobüse binelim.
Translate from Turkish to English

O, Nepal'de uzak bir köyde doğdu.
Translate from Turkish to English

O adam biraz uzak duruyordu, ama o Tom'un bağırdığını duyunca döndü.
Translate from Turkish to English

Paris'e uzak değildir.
Translate from Turkish to English

Kuşlar uzak yerlere uçarlar.
Translate from Turkish to English

O, gözden uzak bir yere sözlüğünü sakladı.
Translate from Turkish to English

Bugün mümkünse Tom'dan uzak durmalısın. O sana çok kızgın.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi onun evinden uzak kalması için uyardı.
Translate from Turkish to English

Habarovsk, Rus Uzak Doğusu'nun en büyük şehirleri arasındadır.
Translate from Turkish to English

Beladan uzak kalmaya çalışın.
Translate from Turkish to English

Ateşten uzak durun.
Translate from Turkish to English

Parktaki uyarı " çimlerden uzak durun " diyordu.
Translate from Turkish to English

Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.
Translate from Turkish to English

O, fakir olmaktan çok uzak, aslında çok parası var.
Translate from Turkish to English

Yağı ateşten uzak tutun.
Translate from Turkish to English

O, birincilik ödülünü kazanmaktan uzak.
Translate from Turkish to English

Postane kolejden uzak değildir.

Düşünceleriniz konudan uzak.

Yanıtınız mükemmel olmaktan uzak.

Cevabınız mükemmel olmaktan uzak.

Sizin tahmin hedeften uzak.

O her zaman kitlelerden uzak duruyor.

Sydney buradan çok uzak.

Bu program mükemmel olmaktan hâlâ uzak.

Tom buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.

O kadar uzak değil.

Benden uzak durun.

Buradan uzak durun.

O buradan uzak mı?

O bir hafta boyunca okuldan uzak kaldı.

Onun gezisi bir hafta boyunca onu ofisten uzak tutacak.

Bundan uzak dur.

O dürüst olmaktan uzak.

Yürümek için çok uzak mı?

Köpekten uzak durun.

Ondan uzak kal.

O, dürüst olmaktan uzak.

Sydney buradan uzak.

Banka buraya uzak mı?

O, güzel olmaktan çok uzak.

O sadece biraz daha uzak.

Gözden uzak olan, gönülden uzak olur

Yoldan uzak durun, lütfen.

Bundan uzak durmanı öneririm.

Hokkaido çok uzak, değil mi?

Onlar mekandan uzak kaldılar.

O, ondan uzak durmaya çalıştı.

Doktor ona içkiden uzak durmasını tavsiye etti.

Evim buraya uzak.

Nehrin uzak kıyısında bir sürü çöp var.

Lütfen emniyet kemerinizi takınız ve sigara içmekten uzak durunuz.

Ondan uzak durun.

O, onun uzak bir akrabasıdır.

O göletten uzak dur lütfen.

Çocukları ilaçtan uzak tutun.

Çocukları göletten uzak tutun.

Tom Mary'den uzak kalmaya çalıştı.

Okulunuz evinizden uzak mı?

Ellerini daktilomdan uzak tut.

Onun evi bu mağazadan uzak değildir.

Köyden uzak bir evde yaşıyor.

Gıdaları bakterilerden uzak tutmalıyız.

Uzak geçmiş hakkında konuşarak oturduk.

Kompozisyonunuz mükemmel olmaktan uzak.

Onun telaffuzu mükemmel olmaktan uzak.

Yerinde olsam, ondan uzak dururum.

Çocukları bıçaklardan uzak tutun.

Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.

Elektrikli teçhizatlardan uzak durun.

Uzak batıda neredeyse hiç demir yolu yoktu.

Politikadan uzak kalması gerektiğini söyledi.

Açıklaması tatmin edici olmaktan uzak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English