Learn how to use uzunca in a Turkish sentence. Over 12 hand-picked examples.
Tom şimdi uzunca bir süre Boston'da yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Kocam, hastalığıyla uzunca bir süre savaştıktan sonra vefat etti.
Translate from Turkish to English
Bunu uzunca açıkladı.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary bitişik odada uzunca bir süredir konuşuyorlardı.
Translate from Turkish to English
Kendime uzunca bir bardak elma suyu doldurdum.
Translate from Turkish to English
Tom bu öğleden sonra uzunca bir süre buradaydı.
Translate from Turkish to English
Rüşvet uzunca bir zaman evvel Rus kültürünün bir parçası hâline gelmiştir.
Translate from Turkish to English
Bu ders kitabı uzunca bir zaman önce güncelliğini kaybetti.
Translate from Turkish to English
Tom'a uzunca bir e-posta yazdım.
Translate from Turkish to English
Bim'in önünde uzunca bir aktüel kuyruğu var.
Translate from Turkish to English
Vaktiyle sekiz âyetten istifade ettiğim sekiz sözü biraz uzunca nefsime demiştim.
Translate from Turkish to English
Murphy Kanunları gereği, otobüs uzunca bir süre gelmedi.
Translate from Turkish to English