Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "vücudu"

Learn how to use vücudu in a Turkish sentence. Over 55 hand-picked examples.

Onun seksi vücudu beni cezbetti.
Translate from Turkish to English

Çocuğun vücudu ateşlendi.
Translate from Turkish to English

Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.
Translate from Turkish to English

Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.
Translate from Turkish to English

Onun bütün vücudu ağrıyor.
Translate from Turkish to English

Kalsiyum, insan vücudu için esas niteliği taşıyan bir mineraldir.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu kahverengi kürkle kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Muhteşem bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Mükemmel bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu hiç bulunmadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu otuz kereden fazla bıçaklanmıştı.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu nakli kabul edecek gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu kusursuzdur.
Translate from Turkish to English

Vücudu öfkeyle sarsıldı.
Translate from Turkish to English

Bu oğlanın güçlü ve sağlıklı bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu yakılacak.
Translate from Turkish to English

O geldiğinde ve beni bulduğunda, onun bütün vücudu alkol kokuyordu.
Translate from Turkish to English

İnsan vücudu bir tür makinedir.
Translate from Turkish to English

Hiç kimsenin vücudu mükemmel değil.
Translate from Turkish to English

Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Onun harika bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Onun güzel bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

İnsan vücudu sadece küçük hücrelerden oluşur.
Translate from Turkish to English

Tom'un ince bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu asla iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu hiç iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

İnsan vücudu milyarlarca küçük hücrelerden oluşmaktadır.
Translate from Turkish to English

Bir insan vücudu sayısız miktarda hücreden oluşur.
Translate from Turkish to English

Vücudu rahatsız bir pozisyondaydı.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu asla iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu hâlâ iyileşmedi.
Translate from Turkish to English

Dan'in vücudu kötü biçimde çürümüştü.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu mükemmel.
Translate from Turkish to English

Onun kusursuz bir vücudu var.
Translate from Turkish to English

Sende bir sporcu vücudu var.
Translate from Turkish to English

Tom'un sırım gibi, atletik bir vücudu vardır.
Translate from Turkish to English

Tom'un vücudu morluklarla kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Onun vücudu ağrıyordu.
Translate from Turkish to English

Onun küçük, tüylü garip kanatları olan bir vücudu vardı.
Translate from Turkish to English

Ekmek vücudu besler ve kitaplar zihni besler.
Translate from Turkish to English

Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin vücudu zehire şiddetle tepki gösterdi.
Translate from Turkish to English

Eğer herhangi bir şey kutsalsa, insan vücudu kutsaldır.
Translate from Turkish to English

Sami'nin bütün vücudu titriyordu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin vücudu yanmıştı.
Translate from Turkish to English

Sami'nin vücudu küller içinde bulundu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin vücudu kötü biçimde yanmıştı.
Translate from Turkish to English

Dinlenme vücudu ve aklı besler.
Translate from Turkish to English

Tam vücut tarayıcıları vücudu sanal olarak çıplak göstererek arama gerçekleştiriyor.

Yanni'nin vücudu dövmelerle kaplı.

Vücudu fazla rahata alıştırmak hamlaşmasına neden olur.

Tüm vücudu içten ısıtma yeteneği, memelileri ve kuşları balıklardan ayıran şeydir.

Yaratığın vücudu bir ayıyı andırıyordu.

İnsan vücudu inanılmaz derecede dayanıklıdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English