Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "vücut"

Learn how to use vücut in a Turkish sentence. Over 88 hand-picked examples.

Biraz vücut losyonuna ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.
Translate from Turkish to English

Vücut ve ruh ikizdir: Sadece Tanrı hangisinin hangisi olduğunu bilir.
Translate from Turkish to English

Vücut ekstra kaloriyi yağa dönüştürür.
Translate from Turkish to English

Benim vücut ısım normal.
Translate from Turkish to English

Tam bir vücut araştırması için seçileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.
Translate from Turkish to English

Onun güzel bir vücut yapısı var.
Translate from Turkish to English

Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.
Translate from Turkish to English

Önce göçmenler, sonra sen. Sosyal yamyamlığın çözümü tek vücut olmaktır.
Translate from Turkish to English

Vücut için gıda neyse; zihin için de kitap odur.
Translate from Turkish to English

Bu havaalanında tam vücut tarayıcıları vardır.
Translate from Turkish to English

Vücut losyonuna ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Tom vücut yağlarından dört paunt verdi.
Translate from Turkish to English

Biz vücut geliştiricileriz.
Translate from Turkish to English

Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.
Translate from Turkish to English

Normal vücut sıcaklığım 37 derece civarında.
Translate from Turkish to English

Yüzmek, tüm vücut için iyi bir egzersizdir.
Translate from Turkish to English

Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?
Translate from Turkish to English

Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.
Translate from Turkish to English

Vücut birkaç hafta da çürümelidir.
Translate from Turkish to English

Vücut ısı değişimlerine hızlıca adapte olur.
Translate from Turkish to English

Bazı ilaçlar vücut için zararlı olabilir.
Translate from Turkish to English

Çocukların, genellikle yetişkinlerden daha yüksek bir vücut sıcaklığı vardır.
Translate from Turkish to English

İlla bir şeyler gösterilecek, ya et ya çamaşır ya da vücut hatları görünecek.
Translate from Turkish to English

Tom, tam bir vücut aramasına maruz bırakıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un üst vücut gücü yok.
Translate from Turkish to English

Uyku sırasında, metabolizma hızı ve vücut ısısı düşer.
Translate from Turkish to English

Hiç vücut boyama denedin mi?
Translate from Turkish to English

Ruh sağlığı, vücut sağlığı kadar önemlidir.
Translate from Turkish to English

Tom bir vücut geliştirici.
Translate from Turkish to English

Normalden daha yüksek bir vücut ısın var.
Translate from Turkish to English

Vücut kitle endeksi 25 ile 29 arasında olan bir kişi kilolu olarak düşünülmektedir.
Translate from Turkish to English

Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.
Translate from Turkish to English

Bir kan pıhtısı cilt üzerinde ortaya çıktığında iyidir ve vücut içinde ortaya çıktığında kötüdür.
Translate from Turkish to English

Diyet yapan ve vücut ağırlığının yüzde onuna kadar bir oranda kilo vermiş olan her on kişiden sekizi, beş yıl içinde bu kiloları geri almaktadır.
Translate from Turkish to English

Kutup ayısının annesi dört aydır bir şey yemedi ve vücut ağırlığının yarısını kaybetti.
Translate from Turkish to English

Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.

Mutluluk vücut için yararlıdır, ancak o, aklın güçlerini geliştiren kederdir.

Vücut ölümlüdür ancak ruh ölümsüzdür.

Onun hobisi vücut geliştirme.

Bazıları tam vücut tarayıcılarının anayasanın dördüncü ek maddesini ihlal ettiğini iddia ediyor.

Ben forma girmek istiyorum, bu yüzden her gün vücut çalışıyorum.

Önsözsüz bir kitap ruhsuz bir vücut gibidir.

Tom eski bir vücut geliştirmeci.

Tom vücut geliştirme yarışmasını kazandı.

Tom profesyonel bir vücut geliştirmeci.

Ben bu maddelerin vücut tarafından nasıl emildiğini bilmek istiyorum.

Vücut hâlâ iyileşmedi mi?

Onun kız arkadaşının güzel vücut hatları var.

Çoğu yüzücüler vücut tüylerini tıraş ederler.

Kafadanbacaklılar, dokunaçlar ve bilateral vücut simetrisi ile tanımlanan deniz hayvanlarıdırlar.

Vücut sıcaklığı öğleden sonra en yüksek düzeydedir.

Tom düzenli vücut egzersizi yapar.

Uyku eksikliği vücut için kötü.

Kendi vücut ısılarını korumak için birbirlerine yapıştılar.

Onun vücut dili onu ele verdi.

Vücut dili onu ele verdi.

Vücut yanarak tanınmaz hale gelmiş.

Onun iyi bir vücut yapısı olduğu için ne giyse ona uyar.

Siz uyurken bedensel işlevler yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.

Vücut buğdayı diğer karbonhidratlardan daha kolay sindirir.

Tom çoğunlukla abur cubur yese de, nadiren hastalanır ve Vücut Kitle İndeksi normal aralıktadır.

Vücut strese uyum sağlar.

Yataktan vücut kokusu yayılıyordu.

Hücre vücut kokusu kokuyordu.

Vücut dili Tatoeba'da çevrilmiş bulamayacağınız bir dildir.

Uyuduğumuzda vücut fonksiyonları yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.

Uyuduğumuzda vücut sıcaklığı birkaç derece düşer.

Hayaller vücut bulduğunda ve arzu edilenler gerçekleştiğinde o zaman bir mucizeden bahsedilebilir.

Arnold Schwarzenegger bir vücut geliştiriciydi.

Tom daha önce hiç ölü bir vücut görmemişti.

Sen bir vücut geliştiricisisin, değil mi?

„Neden her gün bu kadar çok müzik dinliyorsun? „Çünkü ona ihtiyacım var. Yeme içme vücut için gıdadır. Müzik ruh için gıdadır!“

Egzersiz vücut için iyidir.

Vücut kocar, gönül kocamaz.

Bazıları tam vücut tarayıcılarının Amerikan anayasasının 4. ek maddesini ihlal ettiğini ileri sürüyor.

Tam vücut tarayıcıları sanal olarak kıyafetlerin içini göstererek arama yapıyor.

Tam vücut tarayıcıları vücudu sanal olarak çıplak göstererek arama gerçekleştiriyor.

Vücut, hava değişimine hızlı uyum sağlar.

Çocukların vücut sıcaklığı yetişkinlenlerden daha yüksektir.

Ali'yle dalaşmanı pek önermem. Vücut geliştirme yapıyor. Seni un ufak edip tozunu amino asit niyetine içer, sonra da testosteron olarak işer.

Uyurken vücut sıcaklığımız birkaç derece düşer.

Tüm vücut kangren olduktan sonra konuşsanız ne olur, konuşmasanız ne olur? Çünkü bir anlamı kalmaz. Vatanını seven artık susamaz, susmamalı.

Elon Musk; size karşı çıkmaya cüret eden herkesi sübyancı ilan eden muhafazakâr propaganda taktiğinin vücut bulmuş hâlidir.

Goy kelimesi muhtemelen vücut veya gövde anlamına gelen gev'den türetilmiştir.

6 saatte bir vücut sıcaklığımı ölçtüm.

Vücut kemeri koleksiyonum var.

Hasta bir kalple vücut iyileşebilir mi?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English