Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "vakti"

Learn how to use vakti in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu.
Translate from Turkish to English

Burada olmanın vakti çoktan geldi.
Translate from Turkish to English

Tom'un size yardım etmek için vakti yok.
Translate from Turkish to English

Tom'un şu anda birisiyle konuşmak için vakti yok.
Translate from Turkish to English

Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.
Translate from Turkish to English

Biz şafak vakti kalktık.
Translate from Turkish to English

Onun hali vakti eskisinden daha iyi.
Translate from Turkish to English

O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.
Translate from Turkish to English

Neredeyse öğle vakti. Neden bir lokma yemek için durmuyoruz.
Translate from Turkish to English

Bu arabanın yağını değiştirmenin vakti gelmiş.
Translate from Turkish to English

Günün en sevdiğiniz vakti nedir?
Translate from Turkish to English

Sanırım daha küçük bir daireye taşınmamın vakti geldi.
Translate from Turkish to English

Dediklerine göre ev sahibinin zamanında hali vakti yerindeymiş.
Translate from Turkish to English

O gençken hali vakti daha iyiydi.
Translate from Turkish to English

Kendi payına düşeni yapma vakti geldi.
Translate from Turkish to English

O günlerde ailemin hali vakti yerindeydi.
Translate from Turkish to English

Egzersiz yapmak için günün en sevdiğin vakti nedir?
Translate from Turkish to English

Yatma vakti.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeği vakti.
Translate from Turkish to English

Vakti biraz geçmişti.
Translate from Turkish to English

Tom'un vakti yoktu.
Translate from Turkish to English

Vakti geldiğinde onun masumiyeti ispat edilecektir.
Translate from Turkish to English

Eve gitme vakti geldi.
Translate from Turkish to English

Tom'un az boş vakti var.
Translate from Turkish to English

Biraz uyuma vakti.
Translate from Turkish to English

Buradan çıkmamızın vakti geldi.
Translate from Turkish to English

Öğle vakti.
Translate from Turkish to English

En sevdiği hobi için vakti vardı.
Translate from Turkish to English

Ölme vakti.
Translate from Turkish to English

Şimdi çalışma vakti. İşe başlayalım.
Translate from Turkish to English

Bugün öğle yemeği vakti, ailedeki bir cenaze nedeniyle alışıldık restoranımız kapalıydı.
Translate from Turkish to English

Okula gitme vakti.
Translate from Turkish to English

Şimdi küçük çocuklar için yatma vakti.
Translate from Turkish to English

Bugün fırtına vakti.
Translate from Turkish to English

Hadi çocuklar yatma vakti.
Translate from Turkish to English

Günaydın. Uyanma vakti.
Translate from Turkish to English

Belki de artık, bir iş bulmanın vakti gelmiştir.
Translate from Turkish to English

Çalışma günü monotonluğunu kırmak için Tom öğle vakti koşusuna can atıyor.
Translate from Turkish to English

Tiyatro şafak vakti açardı.
Translate from Turkish to English

Henüz yemek vakti değil.
Translate from Turkish to English

Henüz öğle yemeği vakti değil.
Translate from Turkish to English

Uyanma vakti.
Translate from Turkish to English

Konuşmamızın vakti geldi de geçiyor bile.
Translate from Turkish to English

Tom'un hali vakti çok yerinde değil.
Translate from Turkish to English

Köpeği besleme vakti.
Translate from Turkish to English

Belki kazan hakkında Tom'a söylemenin vakti geldi de geçiyor bile.
Translate from Turkish to English

Belki boşandığımızı Tom'a söyleme vakti.
Translate from Turkish to English

Neredeyse şafak vakti ve henüz bir şey olmadı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye bir uyku vakti hikayesi okudu.
Translate from Turkish to English

Neden gecenin bir vakti beni aradınız?
Translate from Turkish to English

Bu hayatımın en kötü vakti.

Neredeyse akşam yemeği vakti.

Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.

Yemek vakti!

Uyku vakti geçti.

Şafak vakti geliyor.

Başka bir bira içme vakti, değil mi?

Artık o tür şey için kimsenin vakti yok.

Bebeği besleme vakti.

Gündüz vakti okumayı severim.

Onun yürüyecek vakti var.

Akşam yemeği vakti olmalı. Ben korkunç açım.

Küçük zihinlerin küçük endişeleri vardır, büyük zihinlerin endişeler için vakti yoktur.

Neredeyse öğle yemeği vakti.

Benimle bu ikindi vakti akşam yemeğine gelir misiniz?

Okula gitme vakti geldi.

Sanırım okula gitme vakti geldi.

Gel bakalım, tavşancık! Yatağa girme vakti çoktan geldi.

Tom'un benim ki kadar boş vakti yok.

Gece ve şafak vakti arasındaki saate kurt saati denir.

Hadi bakalım uyku vakti yatalım .

Öğle yemeği vakti olduğunu düşündüm.

Bana bir uyku vakti hikayesi anlat.

Çocuklar, sizin için eve gelme vakti!

Biz şafak vakti buharlı lokomotif düdüğü ile uyandırıldık.

Şimdi vakti değil.

Benim için yatağa gitme vakti.

Gitme vakti.

Yemek vakti kutsaldır.

Ben gece vakti çalışırım.

Odanı temizleme vakti.

Şimdi işe gitme vakti.

Tom'u okuldan almanın vakti geldi.

Saat şu anda öğleden sonra on. Yatma vakti.

Konuşmak için zaman yok. Harekete geçme vakti geldi!

Amerikalı yaşlı vatandaşların nispeten hali vakti yerinde.

Yakında kahvaltı vakti olacak.

Yakında akşam yemeği vakti olacak.

İş o kadar başarılıydı ki, onun şimdi hala hali vakti yerinde.

Neredeyse akşam yemeği vakti olmalı. Gerçekten açım.

Tom'un babasının çok hali vakti yerindeydi.

Tom şimdi hali vakti yerinde.

Para kazanmayla o kadar meşguldü ki başka bir şey düşünecek vakti yoktu

Artık benim için kaçmamın vakti geldi. Hoşçakal!

Noel vakti bazen kar yağar.

Gece vakti kuyumcu dükkanını soydular.

Bir trafik sıkışıklığından kaçınmak için şafak vakti kalktık.

Uyku vakti.

Tom'un her şey için vakti var.

Neredeyse öğle vakti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English