Learn how to use varlığını in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
John, karanlık bir odada bir hayaletin varlığını hissetti.
Translate from Turkish to English
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.
Translate from Turkish to English
Sözünden dönenlerin ve dönecek olanların varlığını hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Matematiksel hesaplamalar yoluyla Le Verrier Uranüsün ötesindeki başka gezegenin varlığını tahmin etti. Bu gezegenin yer çekimi Uranüsün sıradışı hareketini açıkladı.
Translate from Turkish to English
İnsan açgözlülüğü birçok türün varlığını tehdit ediyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un varlığını hissedebiliyordum.
Translate from Turkish to English
Bu Noel ben senin varlığını istiyorum senin hediyelerini değil.
Translate from Turkish to English
Şehir varlığını tam anlamıyla Mussolini'ye mi borçlu?
Translate from Turkish to English
Hiçbir şey onların varlığını haklı gösteremez.
Translate from Turkish to English
O hayaletlerin varlığını kanıtlamaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Kırmızı bayrak tehlikenin varlığını gösterdi.
Translate from Turkish to English
Tom tüm mal varlığını bir kayyuma devretti.
Translate from Turkish to English
Zihin varlığını devam ettirmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Çöpçülerin varlığını kanıtlayabilir misin?
Translate from Turkish to English
Birkaç kişi onun varlığını bilir.
Translate from Turkish to English
Söz varlığını sana söylediğim şekilde öğrenmeye çalış.
Translate from Turkish to English
Bu, söz varlığını öğrenmek için daha doğal bir yoldur.
Translate from Turkish to English
Bütün varlığını kaybetti.
Translate from Turkish to English
Vasiyetinde tüm mal varlığını bir hayır kurmuna bırakmış.
Translate from Turkish to English
Kriptodaki mal varlığını hackerın biri ele geçirdi diyelim, o parayı nasıl geri alabileceksin? Bu yüzden kriptoya mriptoya güvenilmez.
Translate from Turkish to English
Tom'un öldüğüne dair bir işaret olmadığı zamanlar geldiğinde, babası ile kucaklaşırken atından düşen Tom, yanlışlıkla bir kurşun tarafından vuruldu; oğlunun cesedi üzerine eğilmişken, babası üzüntüden öldü ve aile varlığını sona erdirdi. Sadece hizmetçi tanık olarak geride kaldı, kan kırmızısı güneş ufukta batarken ve her şey karanlığa bürünürken.
Translate from Turkish to English
Bütün mal varlığını sattı.
Translate from Turkish to English
Varlığını kabul ediyorum!
Translate from Turkish to English
Onun varlığını hissetti.
Translate from Turkish to English
Toplantı odasında varlığını kesinlikle hissettirdi.
Translate from Turkish to English
Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?
Translate from Turkish to English