Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "varlık"

Learn how to use varlık in a Turkish sentence. Over 22 hand-picked examples.

Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from Turkish to English

Tanrı adındaki ölümsüz varlık niye ölüm dağıtır?
Translate from Turkish to English

İnsan ruhu yeryüzünde bulunduğu müddetçe; müzik, canlı bir varlık gibi ona eş ve destek olup büyük anlam katacak.
Translate from Turkish to English

O, başka bir varlık düzleminde yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.
Translate from Turkish to English

UBS, Avrupa'daki en büyük özel varlık yönetimi bankasıdır.
Translate from Turkish to English

O "Alfa Centauri'deki egzobiyolojik varlık" makalesini yazdı.
Translate from Turkish to English

Birçok kişi bugünlerde varlık açısından zengin ama zaman açısından fakir.
Translate from Turkish to English

Duyarlı bir varlık olduğumu nasıl biliyorsun?
Translate from Turkish to English

Duyarlı bir varlık olduğunu nasıl biliyorum?
Translate from Turkish to English

Bu duyarlı bir varlık, tıpkı senin gibi.
Translate from Turkish to English

Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?
Translate from Turkish to English

Biz hepimiz önceden ınsandık, ırkcılık bizi birbirimizden ayırmadan, din yarmadan, politika bölmeden ve maddi varlık bizi sınıflamadan.
Translate from Turkish to English

Yıldızspor rakibi karşısında varlık gösteremedi.
Translate from Turkish to English

Ali maç boyunca varlık gösteremedi.
Translate from Turkish to English

Yıldızspor Panzerler karşısında varlık gösteremedi.
Translate from Turkish to English

RAB Tanrı Adem'i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu.
Translate from Turkish to English

Ali varlık içinde yokluk çekiyor.
Translate from Turkish to English

Müzakerelerde uluslararası varlık da gerekli.
Translate from Turkish to English

Bozulduğu zaman insandan daha pis bir varlık yoktur.
Translate from Turkish to English

"Tom kendini birden fazla egosu, sevgilisi ve cinsiyeti olan insan dışı bir varlık olarak tanımlıyor." "Vay be, bu en ileri SJW standartlarına göre bile acayip marjinal bir kombo olmuş." "Bırak şu geri kafalılığı ya!" "Bilmiyorum, bana çok garip geldi. Sanırım bu tarz mevzulara alışmam için daha çok Netflix izleyip Mastodon'da daha çok takılmam gerekiyor. Bu arada kendini nudist olarak da tanımlıyor mu?" "Bunun teknik açıdan mümkün olduğunu sanmıyorum." "Niye ki? Yeterince marjinal değil mi?" "Kendileri aynı zamanda ateşli bir furry fandom mensubu da ondan. Kostümsüz pek göremezsin."
Translate from Turkish to English

Arkasında bir varlık hissetti.
Translate from Turkish to English