Learn how to use varmak in a Turkish sentence. Over 65 hand-picked examples.
Hava kararmadan otele varmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Biz, zamanında istasyona varmak istiyorsak acele etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı.
Translate from Turkish to English
O, zamanında varmak için koştu.
Translate from Turkish to English
Ofisime varmak yaklaşık on beş dakika alır.
Translate from Turkish to English
Öğleden sonra erken saatlerde Kennedy Havaalanına varmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Oraya varmak ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English
Hava kararmadan önce eve varmak istiyorsan, acele etsen iyi olur.
Translate from Turkish to English
Zamanında varmak için koştum.
Translate from Turkish to English
Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Oraya varmak bir saat alacaktır.
Translate from Turkish to English
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindim.
Translate from Turkish to English
Oraya zamanında varmak için bir taksiye bindi.
Translate from Turkish to English
Oraya zamanında varmak için koştu.
Translate from Turkish to English
Öğleye kadar oraya varmak imkansız.
Translate from Turkish to English
Başkan Cleveland uzlaşmaya varmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Yokohama'ya varmak iki saatimi aldı.
Translate from Turkish to English
Buradan oraya varmak ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English
İstasyona erken varmak için çaba harcadı.
Translate from Turkish to English
Arabanın benzini bittiğinde neredeyse eve varmak üzereydim.
Translate from Turkish to English
Vienna'ya yürüyerek varmak ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English
Dağın zirvesine varmak için hâlâ yarıdan fazla gidecek yolumuz var. Gerçekten çok yorgun musunuz?
Translate from Turkish to English
Bugün Londra'ya varmak istediyse hemen yola çıkmalı.
Translate from Turkish to English
Oraya varmak için 5 dakika yürümek zorundasınız.
Translate from Turkish to English
Zamanında varmak için koşmalıyız.
Translate from Turkish to English
Boston'a varmak ne kadar zamanını aldı?
Translate from Turkish to English
Eve varmak üzereyiz.
Translate from Turkish to English
2.30'a kadar Boston'a varmak mümkün olmalı.
Translate from Turkish to English
Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak 12 dakikanızı alır.
Translate from Turkish to English
Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak kaç dakikanızı alır?
Translate from Turkish to English
Saniyede 17 km hızla dünyadan en yakın ikinci yıldız olan Proxima Centauri'ye varmak yaklaşık 75.000 yıl alır.
Translate from Turkish to English
Roma'ya varmak üç saat sürmez.
Translate from Turkish to English
Oraya vaktinde varmak için biz bir taksi tuttuk.
Translate from Turkish to English
Mağaraya varmak kolay.
Translate from Turkish to English
Varmak istediğiniz yere ulaştınız.
Translate from Turkish to English
Onlar tatmin edici bir uzlaşmaya varmak için müzakere ediyorlar.
Translate from Turkish to English
Birkaç dakika erken varmak her zaman iyi bir fikir.
Translate from Turkish to English
Atina'da varmak iki saatimizi aldı.
Translate from Turkish to English
Ne olacağının sonucuna varmak imkânsıza yakındır.
Translate from Turkish to English
Tom hava kararmadan önce eve varmak istiyorsa acele etse iyi olur.
Translate from Turkish to English
Tom zamanında oraya varmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Eve varmak iyi olacak.
Hava kararmadan önce eve varmak zorundayım.
Havaalanı otobüsüyle havaalanına varmak ne kadar sürer?
Tom eve varmak için acele ediyordu.
Eve varmak için acele ediyorum.
Bir anlaşmaya varmak zorundayız.
Boston'a varmak ne kadar sürer?
Eve varmak neredeyse Dan'ın üç saatini aldı.
Zamanında oraya varmak için çok çalışacağım.
Korkarım hava kararmadan önce eve varmak istiyorsak gitmeliyiz.
Yapmanız gereken üçüncü şey bu yeteneği geliştireceğinizin farkına varmak
Oraya varmak zorundayız.
Bugünkü toplantı için zamanında Boston'a varmak için Tom bütün gece araba sürdü.
Tom, zamanında havaalanına varmak için ne zaman terk etmemiz gerektiğini düşünüyor?
Tom ne yapmak, nereye varmak istemektedir?
Şimdilik anlaşmaya varmak için çalışacağız.
Şehre varmak üzereyiz.
Hava kararmadan eve varmak için bir an evvel yola koyulmalıyız.
Stadyuma varmak ne kadar alır?
Bir an önce oraya varmak istiyordum.
Nihaî bir sonuca varmak için henüz erken.
Görünüşe göre bir sonuca varmak için acele etmişiz.
Görünüşe göre bir sonuca varmak için acele etmişim.
Kesinlikle oraya erken varmak istiyorum.