Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "verilen"

Learn how to use verilen in a Turkish sentence. Over 65 hand-picked examples.

Yukarıda verilen örneğe bak.
Translate from Turkish to English

Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.
Translate from Turkish to English

Her zaman söz verilen zamanda gel.
Translate from Turkish to English

Tom birisi ya da bir şey tarafından gözdağı verilen insan türü değildir.
Translate from Turkish to English

O, onun hikayesinde verilen mesajı alamadı.
Translate from Turkish to English

Verilen bir söz ödenmemiş bir borçtur.
Translate from Turkish to English

O, verilen mesajı aldı.
Translate from Turkish to English

Verilen zamanda bitirmeliyim.
Translate from Turkish to English

Verilen sözler tutulmayacak mı?
Translate from Turkish to English

Bu soruya verilen bütün cevaplar yanlıştı.
Translate from Turkish to English

Bize verilen sözler tutulmadı onu ne yapacağız?
Translate from Turkish to English

Nadir verilen bir adı var.
Translate from Turkish to English

Üniversiteye girmek ve mezun olmak için verilen onca mücadelenin ödülü, maalesef işsizlik!
Translate from Turkish to English

Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.
Translate from Turkish to English

Tom ona verilen suyu içti.
Translate from Turkish to English

Bana verilen broşürü okudum.
Translate from Turkish to English

Yol kalabalık bu yüzden muhtemelen söz verilen zamanda varmayacağız.
Translate from Turkish to English

Ebeveynler çocuklarını onlara yabancılar tarafından verilen yiyecekleri yememesi konusunda uyarırlar.
Translate from Turkish to English

Ders kitabında verilen okumaları bitirdin mi?
Translate from Turkish to English

Bazı Rus sporcuların "Meldonyum" adı verilen yeni bir uyarıcı kullandıkları ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English

Size verilen az zamanı iyi kullanın.
Translate from Turkish to English

Bu Tom'a vermene izin verilen son hediye.
Translate from Turkish to English

O ona verilen görevi başaracağından emin.
Translate from Turkish to English

O, ona verilen her ödev hakkında tartışır.
Translate from Turkish to English

Columbus onun nereye gittiğini ya da nerede olduğunu bilmiyordu ve onu bir kadın tarafından ödünç verilen parayı kullanarak yaptı.
Translate from Turkish to English

Meze Akdeniz çevresinde birçok ülkede verilen küçük yemeklerdir.
Translate from Turkish to English

Soğuk mezeler ilk yemekten önce verilen mezelerdir.
Translate from Turkish to English

Mezeler bir yemekten önce verilen küçük yemeklerdir.
Translate from Turkish to English

Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.
Translate from Turkish to English

Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.
Translate from Turkish to English

Sana ve bana verilen şans Tom'a verilmedi.
Translate from Turkish to English

Özgürlük sadece size verilen bir şey değil. Bunun için savaşmanız ve kendiniz ele geçirmeniz gerekir.
Translate from Turkish to English

Leyla'nın araba kullanmayı öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.
Translate from Turkish to English

Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.
Translate from Turkish to English

Meyve vermeden önce portakal ağaçları "azahar" adı verilen bir çiçekle çiçek açarlar.
Translate from Turkish to English

20 veya daha fazla miktarlar için, size verilen fiyatlarla %10 özel bir indirim imkânı sağlayabiliriz.
Translate from Turkish to English

İşte 1 Nisan tarihli faks mesajınıza verilen cevap.
Translate from Turkish to English

Sana verilen şeyi koru.
Translate from Turkish to English

Sözlerle verilen iyilik, güven oluşturur. Düşüncelerdeki iyilik, incelik oluşturur. Vericilikte iyilik, sevgi oluşturur.

Bunu yapmasına izin verilen tek kişi ben değildim.

Verilen sözü tutmak lazım.

Bunu yapmasına izin verilen tek kişi sen değildin, değil mi?

Verilen sözler nafile.

Verilen sözü tutmamak hoş değil.

Lige verilen arayı boş geçirmek istemeyen Anadoluspor, Yıldızspor'la hazırlık maçı yaptı.

Haber okuryazarlığı verilen haberleri değerlendirebilmek için kritik düşünceyi kullanabilme yeteneğidir. İnandırıcılar mı? Bu haberlerin doğru olduğuna güvenebilir misiniz?

Rusça "buzit" kelimesi "boza" adı verilen bir içecekten geliyor.

Onlar sadece verilen talimatları yerine getirirler.

Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.

Peki eğitim devlet okullarından verilen eğitimden daha mı iyi?

Sırbistan, Kosova tarafından verilen araç plakalarını ve evrakları tanıyacak mı?

Verilen süre 29 Eylül'de sona eriyor.

Balkan medya kuruluşlarına verilen dış destek amacına ulaştı mı?

Twitter'daki Limon Haber hesabı, tık tuzağı ile verilen haberlerin üzerine limon sıkarak amme hizmeti yapıyor.

Tom; bunu yapmasına izin verilen tek kişiydi.

Ülkede bilime verilen değerin azalması genç beyinleri göçmeye itiyor.

Çiftçilere verilen mazot ve gübre desteği tarımı canlandırmak için çok önemli.

Verilen cevap evlere şenlikti.

Verilen vaatler bence seçim taktiğinden ibaret.

Hirudoterapi, sülükler ile gerçekleştirilen tedaviye verilen addır.

Robert, İngilizce konuşulan dünyadaki erkek çocuklarına yaygın olarak verilen bir isimdir.

Bilim insanları yaban hayatına, özellikle de nesli tükenmekte olan koala popülasyonlarına verilen zararı değerlendirmeye başlıyor.

Bir nesnenin veya durumun gerçek değeri, ona verilen fiyatla ölçülemez.

Aşağıda verilen resimlerdeki hayvanları tanıyalım.

Ben Serekaniliyim, kentimizde "Tilxelef" adı verilen çok tarihî bir mekân vardır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English