Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "video"

Learn how to use video in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Oturma odasında video oyunları oynarken annem bana onunla birlikte alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Bu tam aradığım video.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.
Translate from Turkish to English

Onu her ziyaret edişinizde, onu video oyunları oynarken bulacaksınız.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman video oyunları oynuyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un ailesi onun cenazesinde onun hayatıyla ilgili bir video gösterdi.
Translate from Turkish to English

Ben video oyunlarını seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'den video kamerasını ona ödünç vermesi için isteme cesareti yok.
Translate from Turkish to English

Ben video oyunları oynarım.
Translate from Turkish to English

Bu video sıkıcı.
Translate from Turkish to English

Gözde video oyunun nedir?
Translate from Turkish to English

İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
Translate from Turkish to English

Bir video kaset kayıt cihazını nasıl kullanacağımı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu dükkân kiralık video dükkânıdır.
Translate from Turkish to English

Bu sabah bir video kaseti kiraladım.
Translate from Turkish to English

Video kamerayı şu gruba yönlendirin.
Translate from Turkish to English

Video oyununu çok sever.
Translate from Turkish to English

İşte onların izlemesi için yeni bir video.
Translate from Turkish to English

Bu video kaydedici sağlıklı çalışmıyor.
Translate from Turkish to English

Tom, eğer isterse video kameramı kullanabilir.
Translate from Turkish to English

Favori video oyun karakterin kim?
Translate from Turkish to English

Eğer Tom isterse video kameramı kullanabilir.
Translate from Turkish to English

Bazı çocuklar sürekli video oyunu oynar.
Translate from Turkish to English

Bir video oyunu oynayarak eğlendiler.
Translate from Turkish to English

O video oyunlarında yetenekli birisi.
Translate from Turkish to English

Tom eski video kaset çalarını atmak yerine satmaya çalıştı fakat hiç kimse onu almadı bu yüzden sonunda onu attı.
Translate from Turkish to English

Video oyunu oynamaya son ver. Bağımlı oldun.
Translate from Turkish to English

Bizimle bir video izlemesi için niçin Tom'u eve davet etmiyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary bir video oyunu oynuyor.
Translate from Turkish to English

Adam video oynatıcıya bir kaset koyuyor.
Translate from Turkish to English

Tom benim video kameramı kullanmak isterse kullanabilir.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşimin video oyun konsolu var.
Translate from Turkish to English

Çoğu erkek çocukları video oyunlarını severler.
Translate from Turkish to English

YouTube'taki video kanalımın çok sayıda izleyicisi var.
Translate from Turkish to English

Video kaldırıldı.
Translate from Turkish to English

O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.
Translate from Turkish to English

Bu Tom'un bana gönderdiği bir video.
Translate from Turkish to English

Sana komik bir video yolluyorum.
Translate from Turkish to English

Video oyunlarını seviyorum.
Translate from Turkish to English

Oturma odasında video oyunları oynarken, Annem bana onunla alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Oturma odasında video oyunları oynarken, annem bana onunla alışverişe gidip gitmeyeceğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Video mağazasına gittik.
Translate from Turkish to English

Video mağazası saat 3'e kadar açık.
Translate from Turkish to English

Bu video sana bir şey hatırlatıyor mu?

Beni suçlama, benim o video ile bir ilgim yok.

Tom'un tüm yaptığı video oyunları oynamak.

Bu bir video oyunu değil. Gerçek hayat.

Bu bir video oyunu değil, Tom! Yavaşla.

Final Fantasy film değil bir video oyunudur.

Tom en az haftada bir kez YouTube'a bir video yüklemeye çalışıyor.

Mary bir video sanatçısı.

Ben bir video kaseti satın aldım.

Hiç YouTube'a bir video yükledin mi?

Ne kadar sıklıkla YouTube'a video yüklersin?

Bu video bölgenizde mevcut değil.

Tom'un bütün yaptığı video oyunları oynamak ve TV izlemek.

Erkekler video oyunları oynayarak kızlardan daha fazla zaman harcar.

Tom video oyunları oynamaz.

Bu video beni gülmekten kopardı.

Bir video kamera ofiste.

Bir rugby maçını video kasete kaydettim.

Bu video çok eğlendiriyor.

Video oyunu oynamayı seven bir kızla evlenmek istiyorum.

Tom en sevdiği video oyunu dünyası hakkında gerçek dünya hakkında bildiğinden daha fazla biliyor.

Bir WMV dosyası bir video dosyası.

Video oyunlarının, yalan bir şekilde, tüm hastalıkların kaynağı olduğunu düşünenler var.

Video bende var.

Kim bir video izlemek istiyor?

Zaman öldürmek için bazı video oyunları oynayalım.

Video oyunları senin için zararlı.

Sonuçta, kararımı verdim ve yeni video oyununu satın aldım.

Bu öğleden sonra seninle video oyunları oynamak eğlenceliydi.

Okuldan sonra, ben ders çalışırım, daha sonra video oyunları oynarım.

Mary, Oliver'in video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcadığını düşünüyor.

Ben video oyunlarının çocuklarımızın kafalarını çarpıttığını düşünüyorum.

Tom video oyunları oynamaya çok fazla zaman harcıyor.

DVD oynatıcılar, video kaset oynatıcıların yerini aldı.

DVD oynatıcı, video kaset oynatıcının yerini aldı.

Neredeyse hiçbir kız video oyunları oynamaz.

Aşkını ilan etmek için video kullan!

Tom fotoğrafçılığı, yemek pişirmeyi ve video oyunlarını sever.

Pong ilk video oyunudur.

En sevdiğiniz video oyunu karakteri kim?

Tom bir video izliyor.

Tom video oyunlarında çok iyi.

Senin için bir video yapacağım.

Video açmadığın için çalışmıyor.

Tom Bir narın nasıl yenileceği üzerine bir YouTube video izledi.

Maalesef bu video artık mevcut değil.

Affedersiniz ama bu video artık mevcut değil.

Arkadaşım bu video için bana bir link gönderdi.

Tom, Mary'nin video gözetim sistemini devre dışı bıraktı.

Dan video gözetim görüntülerini izledi.

Yeni video kaset kaydedici için iki tane video kasedi satın aldım.

Tom bir video oyunu geliştiricisi.

Bu video beni çok mutlu ediyor!

Final Fantasy bir film değil, video oyunudur.

Bu video klasik müzik seven herkesi, özellikle viyolonselden hoşlananları ilgilendirir.

Japonya'nın en iyi parçası, video oyunlarıdır.

Ne zaman yeni bir video çıkacak?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English