Learn how to use vitamin in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Daha sonra, lisede, kimyayı vitamin haplarını aldığım şekilde alacaktım.
Translate from Turkish to English
Tom her gün bir adet vitamin ve mineral hapı alır.
Translate from Turkish to English
Tom vitamin almanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from Turkish to English
Portakallar vitamin C açısından zengindirler.
Translate from Turkish to English
Portakalların yüksek vitamin içeriği vardır.
Translate from Turkish to English
Ölmeden önce vitamin almayı unutma.
Translate from Turkish to English
Çikolata bile vitamin içerir.
Translate from Turkish to English
Tom vitamin alıyor.
Translate from Turkish to English
Vitamin açısından zengin bazı sebzeler yemelisin.
Translate from Turkish to English
Portakallar yüksek vitamin muhtevasına sahiptir.
Translate from Turkish to English
Ben her gün vitamin alırım.
Translate from Turkish to English
Meyve ve sebzeler vitamin, mineral ve lif için iyi bir kaynaktır.
Translate from Turkish to English
Bu diyet vitamin dolu.
Translate from Turkish to English
Vitamin hapı bol besin içerir.
Translate from Turkish to English
Büyük bahçede, onlar sulu ve vitamin açısından zengin olan turunçgiller yetiştiriyorlar.
Translate from Turkish to English
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.
Translate from Turkish to English
Onlar "vitamin"'in ne anlama geldiğini biliyor.
Translate from Turkish to English
Portakalda birçok vitamin var.
Translate from Turkish to English
Vitamin alıyorum.
Translate from Turkish to English
Mandalina vitamin açısından zengindir.
Translate from Turkish to English
Vitamin alıyor musun?
Translate from Turkish to English
Vitamin kullanıyorum.
Translate from Turkish to English
Portakal vitamin deposudur.
Translate from Turkish to English
Her gün vitamin ve mineral hapı içiyor.
Translate from Turkish to English
Hasta antibiyotik ve vitamin tedavisi görüyor.
Translate from Turkish to English
Çikolata da vitamin içerir.
Translate from Turkish to English