Learn how to use vurmak in a Turkish sentence. Over 40 hand-picked examples.
Seni vurmak istemiyorum, fakat zorunda kalırsam, vururum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye vurmak istedi fakat John onu durdurdu.
Translate from Turkish to English
Bir taşla iki kuş vurmak.
Translate from Turkish to English
Ona vurmak istedim ama o benden kaçtı.
Translate from Turkish to English
Ona vurmak istedim ama benden kaçtı.
Translate from Turkish to English
Birbirlerini vurmak için silahlarını kullandılar.
Translate from Turkish to English
Beni geçmişimle vurmak için de çok çabaladın değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom amacının bana vurmak olmadığını söyledi.
Translate from Turkish to English
Ona vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Seni vurmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Bir adamı vurmak istemesinin sebebi ne?
Translate from Turkish to English
Tom'a bu kadar sert vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Onu kanadından vurmak zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English
Atımı vurmak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Ben Tom'a vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Sana vurmak istemiyorum, Tom.
Translate from Turkish to English
Vurmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye vurmak istedi ama kendini kontrol etti.
Translate from Turkish to English
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.
Translate from Turkish to English
Sana vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Havada uçan bir kuşu vurmak zordur.
Translate from Turkish to English
Seni tekrar vurmak zorunda bırakma beni.
Translate from Turkish to English
Tom zorunda olduğunun daha fazlasını açığa vurmak istemedi.
Translate from Turkish to English
O beni aldatmaya çalıştığında canım ona vurmak istedi.
Translate from Turkish to English
O ona vurmak için kışkırtıldı.
Translate from Turkish to English
Biz vurmak üzereydik.
Translate from Turkish to English
Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom'u vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Yaşlı erkekler sadece boğayı vurmak için sokak köşesinde buluşmayı severler.
Translate from Turkish to English
Fadıl birini vurmak istemedi.
Translate from Turkish to English
Tom'a vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Tom kimseyi vurmak istemedi.
Translate from Turkish to English
Köpeğimi vurmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Çok acı çektiği için atımı vurmak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Tom'a vurmak üzereydin gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Bir taşla iki kuş vurmak istiyorum, Amerika'ya yolculuğum sırasında karıma bir yıldönümü hediyesi alacağım.
Translate from Turkish to English
Sami fantezilerini dışa vurmak istedi.
Translate from Turkish to English
Bana vurmak istiyor musunuz? Devam edin ve en iyi vuruşunuzu yapın.
Translate from Turkish to English
Ali gelen ortaya vole vurmak istedi, ama top ayağına oturmadı.
Translate from Turkish to English
Üç yarışta da ortayı vurmak bu kadar sık olmaz.
Translate from Turkish to English