Learn how to use yük in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.
Atina'ya giden bir yük gemisi, bir iz bırakmadan Akdeniz'de battı.
Translate from Turkish to English
Ben sana bir yük olmaktan korkuyorum.
Translate from Turkish to English
Korkarım ki sana bir yük olacağım.
Translate from Turkish to English
O, evden istasyona çok fazla yük taşımak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Onun üstünde mali bir yük değildi.
Translate from Turkish to English
Birisi öldüğünde, anında bedeninden tam olarak 21 gram kadar yük gider.
Translate from Turkish to English
Şu anda sunucularımız ağır yük yaşıyorlar.
Translate from Turkish to English
Sana yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
O yük benim.
Translate from Turkish to English
Bu katır daha ağır bir yük taşıyamaz.
Translate from Turkish to English
100 kiloluk bir yük azamidir.
Translate from Turkish to English
Size yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sıcaklık arttığından beri, ceketim bir yük oldu.
Translate from Turkish to English
Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.
Translate from Turkish to English
Ebeveynlerime bir yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu araba 4 ton yük taşıyabilir.
Translate from Turkish to English
Sorunlarımla sana yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Gemideki yük sırılsıklam oldu.
Translate from Turkish to English
Bu kamyon en fazla 5 ton yük taşıma kapasitesine sahip.
Translate from Turkish to English
Bir yük olmak istemedim.
Translate from Turkish to English
Yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Yük bir sürücünün tek başına taşıyamayacağı kadar çok ağırdı.
Translate from Turkish to English
Yük olduğumu biliyorum. Her zaman bunun hakkında konuşmaya gerek yok.
Translate from Turkish to English
Bir yük olduğumu biliyorum; bunu tekrarlamana gerek yok.
Translate from Turkish to English
Bazen etrafımdaki insanlar üzerinde bir yük gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Ben herkes için bir yük gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Bir yük olmayı ne zaman durduracağım?
Translate from Turkish to English
Bir yük olduğumu biliyorum; bunu tekrarlamak zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
Artık ebeveynlerime yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sırtımdan büyük bir yük kalktı.
Translate from Turkish to English
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.
Translate from Turkish to English
Bir yük treni Stokholm'ün tam güneyinde raydan çıktı.
Translate from Turkish to English
Yük treni yoğun sis nedeniyle yaklaşık yarım saat kadar gecikti.
Translate from Turkish to English
Çevrede alışveriş onun için bir yük haline gelmiştir.
Translate from Turkish to English
Onlar depoyu açık yük vagonuna yüklediler.
Translate from Turkish to English
Ağır yük, kalasın ortasının bükülmesine neden oluyor.
Translate from Turkish to English
O gerçekten kafamdaki yük.
Translate from Turkish to English
Bir yük olmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona yük oluyordu.
Translate from Turkish to English
Ruhunuza yük ne varsa ondan kurtulun, bırakmak zor değil bilakis dertlerden kurtarır.
Translate from Turkish to English
Tom'un pahalı zevkleri ailenin mali durumuna bir yük oluyordu.
Translate from Turkish to English
Hamala semeri yük olmaz.
Translate from Turkish to English
Onun kibarlığı bana yük olmaya başlamıştı.
Translate from Turkish to English
En ağır yük, taşıdığını kimsenin görmediği yüktür.
Translate from Turkish to English
Çocuklarım benim için bir yük değil.
Enerjide dışa bağımlılık önemli bir ekonomik yük.
Uçağın faydalı yük kapasitesi bir buçuk ton.
Bu markanın ürettiği laptopların çoğu yük altında aşırı ısınma yapıyor.
Birine söylemek isteyip de söyleyemediğin ve içinde yük olan en büyük şey ne?
Akılsız baş, insana yük olur.
Omzumdan büyük bir yük kalktı.
Mideni bu kadar yük altında bırakman yanlış, azar azar ve ufak porsiyonlarla yersen daha iyi olur.
Kulağa sanki mahalleden bir yük treni geçiyormuş gibi geliyordu.
Yük aşağı düştüğü için kamyon durmak zorundaydı.
Çantam boynuma yük oluyor.
Üzerimden bir yük kalktı.
Bu yük bana ağır geliyor.
Bugün üzerimden çok büyük bir yük kalktı.
Büyük bir yük kalkmış gibi bir his veriyor.
Üzerinden büyük bir yük kalkmış gibi hissetti.