Learn how to use yükselen in a Turkish sentence. Over 15 hand-picked examples.
Tepeden görülen yükselen güneş güzeldi.
Translate from Turkish to English
Sürekli yükselen fiyatların bir sonucu olarak sosyal huzursuzluk çıkabilir.
Translate from Turkish to English
Yükselen bir gelgit tüm tekneleri kaldırır.
Translate from Turkish to English
Yükselen güneş gökyüzünü parlak bir renk karışımıyla süsledi.
Translate from Turkish to English
Sami yükselen bir tenis yıldızıydı.
Translate from Turkish to English
Yükselen burcun ne?
Translate from Turkish to English
Anadoluspor son haftalarda yükselen bir form grafiği sergiliyor.
Translate from Turkish to English
Ali sezonun ikinci yarısında yükselen bir form grafiği çizdi.
Translate from Turkish to English
Dünyada yükselen bir şeyi alçaltmak Allah'ın değişmez kanunudur.
Translate from Turkish to English
Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu.
Translate from Turkish to English
Yükselen sular dağları on beş arşın aştı.
Translate from Turkish to English
İslamofobi, yükselen bir problemdir.
Translate from Turkish to English
Duam önünde yükselen buhur gibi, el açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!
Translate from Turkish to English
Hava topuna yükselen Ali kendi takım arkadaşıyla kafa kafaya çarpıştı.
Translate from Turkish to English
Balkanlar'ın yükselen küresel kültüre bağlanma olasılığı nedir?
Translate from Turkish to English