Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yüzü"

Learn how to use yüzü in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü acıdan şekil değiştirmişti.
Translate from Turkish to English

Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.
Translate from Turkish to English

Mutluluktan yüzü parlıyordu.
Translate from Turkish to English

Yüzü öfkeden kıpkırmızıydı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü soldu.
Translate from Turkish to English

Yüzü ışık vermeyen asla yıldız olamaz.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzü kırmızı.
Translate from Turkish to English

Tom'un ortaya çıkmaya yüzü yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'ye köpeğine ne olduğunu söyleyecek yüzü yoktu.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'nin ricasını reddedecek yüzü yoktu.
Translate from Turkish to English

Yüzü kırmızıydı ve o sıcak ve rahatsız hissediyordu.
Translate from Turkish to English

Meg'in güzel bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü kızardı.
Translate from Turkish to English

Onun güzel bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Çocuğun kırmızı bir yüzü vardı.
Translate from Turkish to English

Bebeğin sevimli bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Bir kimsenin yüzü karakteri hakkında çok şey söyler.
Translate from Turkish to English

Birdenbire onun yüzü soldu.
Translate from Turkish to English

Yüzü sevinçle ışıldadı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü acıdan burkulmuştu.
Translate from Turkish to English

Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Sevinçten yüzü parlıyordu.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü birçok insan tarafından bilinir.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü parladı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü kızarmıştı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü isliydi.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü aydınlandı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü pembe oldu.
Translate from Turkish to English

Onun komik bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Onun yuvarlak bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Yüzü beyazladı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü aniden kızardı.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü çamurla kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Pencerede bir adam yüzü gördüm.
Translate from Turkish to English

O yüzü daha önce bir yerde gördüm.
Translate from Turkish to English

Mary'nin gülümseyen yüzü onun mutlu olduğunu gösterdi.
Translate from Turkish to English

Onun kirli bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Tom'un çirkin bir yüzü var.
Translate from Turkish to English

Yüzü bembeyaz olmuştu.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü sinirden maviye döndü.
Translate from Turkish to English

Yüzü kızardı.
Translate from Turkish to English

Yüzü annesininkine benziyor.
Translate from Turkish to English

Hemen hemen hepinizin yüzü tanıdık geliyor.
Translate from Turkish to English

Bana güvenmeyen kim varsa yüzü kara çıktığında bana bakmasın.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzü kızardı.
Translate from Turkish to English

Yüzü sinirden kızardı.
Translate from Turkish to English

Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.
Translate from Turkish to English

Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.
Translate from Turkish to English

Ben bir yüzü asla unutmam.

Ona şarkı söylerken onun yüzü kızardı.

Galiba o kızın göstermediği bir yüzü var.

Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.

Tom'un bir bebek yüzü var.

Tom bir yüzü asla unutmaz.

Tom bir ismi ya da yüzü asla unutmaz.

Onun iğrenç yüzü beni biraz bile korkutmadı.

Tom'un yüzü gözyaşlarıyla ıslaktı.

Yüzü gözyaşlarıyla ıslaktı.

Bütün madalyaların iki yüzü var.

Küçük kız o kadar çok ağladı ki, yüzü gözyaşları ile örtüldü.

Şeytanın herkes için şahsi bir yüzü vardır. Onu fark etmek zordur.

Yüzü mutluluktan aydınlandı.

Gerçeğin yüzü güzeldir ama elbiseleri yırtıktır.

Oyun zarının kaç yüzü vardır?

Bayan Jones'in yüzü bu haberi duyduğunda değişti.

Haberleri dinlerken, yüzü soldu.

Ryoko'nun sevimli küçük bir yüzü var.

Tom'un yüzü kötü bir biçimde çürük.

Sorarken yüzü kızarmadı.

Adamın yüzü değil özü güzel olsun.

Emily'nin güzel bir yüzü var.

Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.

Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.

Bu kızın güzel bir yüzü var. Kalbim ona bakmaktan erir.

Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!

Tom'un güzel bir yüzü var.

Yüzü korkudan bembeyaz oldu.

Yuvarlak bir yüzü var.

Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.

Onun yüzü hep anlamsızdır.

Kitaplarınızda sayfa yüzü açın.

Aynı madalyonun iki yüzü

Her öykünün bir de diğer yüzü vardır.

Mary odaya girdiğinde Tom'un yüzü ışıldadı.

Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.

Onun yüzü sevinç yansıtıyor.

Noel babayı gördüğünde çocuğun yüzü parladı.

Yüzü sevinçten parlıyordu.

Yüzü sağlıktan parlıyordu.

Onun anlaması kolay bir yüzü var.

Kadınların yüzü giysilerini çıkardıklarında çoğunlukla daha güzeldir, zira onlar o zaman dış görünüşleri hakkında düşünmekten vazgeçerler.

Şu kızın yüzü inanılmaz çirkin.

Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.

O onu gördü ve yüzü kızardı.

Onun yüzü üzüntüsü yüzünden dokunaklıydı.

Tom'un yüzü onun şaşkınlığını gösterdi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English