Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yüze"

Learn how to use yüze in a Turkish sentence. Over 98 hand-picked examples.

Kızgınsan ona kadar; çok kızgınsan yüze kadar say.
Translate from Turkish to English

Sonunda yüz yüze geldiler.
Translate from Turkish to English

İki âşık çay içerek yüz yüze oturdular.
Translate from Turkish to English

İki âşık yüz yüze oturdular,çay içtiler.
Translate from Turkish to English

Oğlum şu an yüze kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Oğlum şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Onlar yüz yüze durdu.
Translate from Turkish to English

Yalın gerçeklikle yüz yüze gelmelisin.
Translate from Turkish to English

Onlar yüz yüze kalmalıdır.
Translate from Turkish to English

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.
Translate from Turkish to English

Bazı güçlüklerle yüz yüze getirildi.
Translate from Turkish to English

Tom şu anda ağırlaştırılmış saldırı suçuyla yüz yüze.
Translate from Turkish to English

Biz yüz yüze durduk.
Translate from Turkish to English

Yüz yüze oturduk.
Translate from Turkish to English

İki adam yüz yüze görüştüler.
Translate from Turkish to English

O çocuk sadece dört yaşında fakat şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

O, onunla yüz yüze geldi ve bir özür talep etti.
Translate from Turkish to English

Benim oğlum artık yüze kadar saymayı biliyor.
Translate from Turkish to English

Onlar tam aynı yüze sahipler.
Translate from Turkish to English

Sonunda yüz yüze görüştüler.
Translate from Turkish to English

Kusura bakmayın ama ona bu haberi yüz yüze söylemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ona yüz yüze şikâyette bulundum.
Translate from Turkish to English

Ölümle yüz yüze kaldık.
Translate from Turkish to English

Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.
Translate from Turkish to English

Zor bir problemle yüz yüze geldim.
Translate from Turkish to English

Onlarla yüz yüze konuşmak istedim.
Translate from Turkish to English

Oğlunun şimdi yüze kadar sayabildiğini söylüyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile yüz yüze konuşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Onunla yüz yüze konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

İki politikacı ilk defa yüz yüze görüştü.
Translate from Turkish to English

Yüze kadar say.
Translate from Turkish to English

Senden tek beklediğim yüz yüze bir özürdü.
Translate from Turkish to English

Gerçekten böyle bir yüze sahip olan kadın müşteri önüne çıkar mı?
Translate from Turkish to English

Neden benimle yüz yüze gelemeyecek kadar korkuyorsun?
Translate from Turkish to English

Fransızca yüze kadar sayabilir misin?
Translate from Turkish to English

Tom'la yüz yüze gelmedim.
Translate from Turkish to English

Delikanlı olup evime gelip yüz yüze konuşmanızı o kadar çok bekledim ki siz hep kaçtınız.
Translate from Turkish to English

Tom'la yüz yüze geldim.
Translate from Turkish to English

Tom'la tek başıma yüz yüze gelmemi beklemiyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English

Benimle yüz yüze konuşamayacak kadar korkaksınız.
Translate from Turkish to English

Yüz yüze görüşeceğimiz gün kulaklarını dört aç da beni dinle.
Translate from Turkish to English

Seninle yüz yüze görüşmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Seninle yüz yüze konuşmam lazım.
Translate from Turkish to English

Tom borçla yüz yüze geliyor.
Translate from Turkish to English

Yüz yüze görüşmek istiyor, söyleyecekleri varmış.
Translate from Turkish to English

Aynı sorunlarla daha önce yüz yüze geldik.
Translate from Turkish to English

Tom'la hızlıca yüz yüze konuşmam lazım.
Translate from Turkish to English

Seninle yüz yüze konuşmak istiyordum.

Sizinle yüz yüze konuşmayı tercih ederim.

Tom'la tekrar yüz yüze gelemeyeceğim.

Yüz yüze konuşalım.

Tom Mary ile yüz yüze oturdu.

Yarın düşmanla yüz yüze geleceğiz.

Onlar kesinlikle aynı yüze sahipler.

Ben iki yüze kadar saydım.

O, zor bir sorunla yüz yüze geldi.

Yüze kadar sayabilirim.

Tom onunla tek başına yüz yüze gelmek zorunda değil.

Oğlum yüze kadar saymaya başladı.

Bizim yüz yüze konuşmamız gerekiyor.

Anne felçli bir yüze sahipti.

Tom artık cezai kovuşturmayla yüz yüze.

Bir dinozorla yüz yüze gelmek eğlenceli bir deneyimdi.

Sattığım herhangi bir şeyden yüze üç komisyon alırım.

Öğretmen ve ben yüz yüze oturduk.

Böyle zor bir görevle yüz yüze gelemem.

Tom ile yüz yüze konuştum.

Her pazartesi, benim yöneticim ile yüz yüze görüşmem var.

Lütfen yüz yüze durun.

O pek çok güçlükle yüz yüze geliyor.

Tom yüze kadar saydı.

Onlar on yıllık bir hapis cezasıyla yüz yüze gelebilir.

Yöneticilerle yüz yüze oturduk.

Şu şirin yüze bak.

Tom doğrudan Mary ile yüz yüze geldi.

Et, ete; suyu yüze.

Et, ete; çorbası yüze.

Sami korkunç bir gerçekle yüz yüze geldi.

Sami, parmaklıkların ardında yaşamakla yüz yüze gelebilir.

Sami bu kez ölüm cezasıyla yüz yüze geliyor.

Seninle hiç yüz yüze görüşmedim.

Karşılaşmayı yerli ve yabancı yüze yakın medya mensubu basın tribününden takip edecek.

Geldik yüze, çıktık düze.

Otobüste Ali'yle yüz yüze geldim.

Ali'yle yüz yüze kalmak istemiyorum.

Ali ölüm tehlikesiyle yüz yüze yaşıyor.

Yüze gelip soramadım bunu Ali'ye.

Ali'yle yüz yüze geldiğimizde bunu soracağım.

Tom'la gidip yüz yüze görüş.

Tom'la yüz yüze konuşmalısın.

Fondötenini çıkar da yüz yüze konuşalım.

Kampın nüfusu aylar önce bin sekiz yüze ulaşmıştı.

Yüze bırakırsan alırım.

Yüz yüze konuşmalıyız

Şimdiden üç yüze yakın kişiyi tahliye ettik.

Üniversite sınavında ülke genelinde ilk yüze girdi.

Eğer köprüden geçmem diyorsanız buyurun denize atlayıp yüze yüze karşıdan karşıya gidip gelebilirsiniz. Buna engel yoktur.

Lukas en kötü kabusuyla yüz yüze geldi: Rima.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English