Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yüzleşmek"

Learn how to use yüzleşmek in a Turkish sentence. Over 27 hand-picked examples.

Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile yüzleşmek istedi.
Translate from Turkish to English

Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Gerçeklerle yüzleşmek her zaman kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Onunla yalnız yüzleşmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Bununla yüzleşmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Biz gerçeklerle yüzleşmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Gerçeklerle yüzleşmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Korkularınla yüzleşmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Şirketin para kaybettiği gerçeği ile yüzleşmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Onunla yalnız yüzleşmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Sen gerçeklerle yüzleşmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Onların hepsi onunla yüzleşmek için döndü.
Translate from Turkish to English

Tom'la yüzleşmek benim işim değil.
Translate from Turkish to English

Tom'un bizimle yüzleşmek için cesareti yoktu.
Translate from Turkish to English

Sorunla yüzleşmek zorunda kalındı.
Translate from Turkish to English

Biz gerçekle yüzleşmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Bir asker sık sık tehlikeyle yüzleşmek zorundadır.
Translate from Turkish to English

Onlar gelecekle yüzleşmek zorunda kaldılar.
Translate from Turkish to English

Bununla yüzleşmek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Gerçekle yüzleşmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Sami o gerçekle yüzleşmek istemedi.
Translate from Turkish to English

Sami geçmişle yüzleşmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Yaptıklarımın sonuçlarıyla yüzleşmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Ali geçmişiyle yüzleşmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Madrid'deki merkezi hükümet, büyüyen Katalan milliyetçiliğiyle yüzleşmek zorunda.
Translate from Turkish to English