Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yüzlerce"

Learn how to use yüzlerce in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.
Translate from Turkish to English

Binlerce insan Bhopal Gaz Trajedisi'nde hayatlarını kaybetti ve bugün bile yüzlerce, hatta binlerce insan hâlâ zehirli gazın kötü etkilerinden muzdariptir.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce ailenin evi yanmıştı.
Translate from Turkish to English

Havaalanında hepsi iş için çığırtkanlık yapan yüzlerce taksi vardı.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce kuş gözüme ilişti.
Translate from Turkish to English

Stokta yüzlerce kayıtlarımız var.
Translate from Turkish to English

Gölün üzerinde yüzlerce kuş vardı.
Translate from Turkish to English

Kanser tek değil fakat yüzlerce farklı hastalıklardan biridir.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzlerce mil uzanır.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom çocuğunu günde yüzlerce kez öpüyor.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce insan öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce insan öldürüldü veya yaralandı.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Caddede yüzlerce araba vardı.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.
Translate from Turkish to English

Atölyesinde yüzlerce kitap var.
Translate from Turkish to English

Tom yüzlerce şarkı yazdı.
Translate from Turkish to English

Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.
Translate from Turkish to English

Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.
Translate from Turkish to English

Onlar arkalarında yüzlerce yaralı insan bıraktı.
Translate from Turkish to English

Sokakta yüzlerce araba vardı.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce manda göle doğru yöneldi.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce şehir ve kasaba hasar gördü.
Translate from Turkish to English

Otoparka yüzlerce araba park edildi.
Translate from Turkish to English

Bir cümlenin yüzlerce benzer varyasyonlarını çevirmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.
Translate from Turkish to English

Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.
Translate from Turkish to English

Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzlerce kitabı var.
Translate from Turkish to English

Çalışmasında yüzlerce kitap var.
Translate from Turkish to English

Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce diş hekiminin katıldığı kongrede, AIDS endişesi önemli bir tartışma konusu oluşturdu.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce cümle ekledik.
Translate from Turkish to English

Onun yüzlerce kitabı var.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce insan alana çıktı.
Translate from Turkish to English

Bu kilise yüzlerce yıl önce inşa edilmiştir.
Translate from Turkish to English

Onlar çocuklarını her gün yüzlerce kez öperler.
Translate from Turkish to English

Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce yıldır hiç kimse o cehennemi çölü geçmedi.
Translate from Turkish to English

Dedem yüzlerce anekdot bilir.
Translate from Turkish to English

Tom yüzlerce makale ve birkaç kitap yazdı.
Translate from Turkish to English

Yüzlerce polis ve gönüllü yoğun çalılık alanda üç yaşındaki kayıp çocuğu arıyor.
Translate from Turkish to English

Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.

Ordu yakışıklı, atletik adamın yüzlerce kopyasını klonlamaya karar verdi.

Yüzlerce cümle ekliyoruz.

Dün saat 10.00'da dışarıda yüzlerce kişi vardı.

Bir yapının inşa edilebilmesinden önce mimarın zihninde yüzlerce kez canlandırılması gerekir.

Ben yüzlerce kitap okudum.

Yüzlerce öldürüldü.

Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.

Onların kürkleri üzerinde yüzlerce kene vardı.

Bilgisayarımda böyle yüzlerce örnek var.

Kaslar yüzlerce ince liften yapılmıştır.

Sözlü gelenek yüzlerce yıldır vardır.

Güneş sistemi dışı yüzlerce gezegen keşfedildi.

Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.

Yüzlerce hayvan öldürüldü.

Kabul töreninden bir haftadan daha az süre sonra Tom'un zaten yüzlerce arkadaşı vardı.

Bu yanardağ yüzlerce yıldır aktif değildir.

Medeniyet bu gizli topraklarda yüzlerce yıldır gelişti.

Tüm insanlar yüzlerce yıl hatırlanacak.

Yüzlerce sığır göle gitti.

O yürürken onun beyni yüzlerce harika şeyler planlamakla, yüzlerce hayaller kurmakla meşguldü.

Orada gece ve gündüz yüzlerce işsiz adam uyur.

Leatherback kaplumbağaları yüzlerce kilo ağırlığında olabilirler.

Biz yüzlerce sülün vurduk.

Tatoeba milyonlarca cümleye sahiptir ve her gün yüzlerce ve hatta binlerce daha eklenir.

Yüzlerce insan öldü.

Gemi yüzlerce göçmeni Amerika'ya taşıdı.

Aslına bakarsan, Çinçe yüzlerce lehçeden oluşur.

Sana yüzlerce kez söyledim.

Bu yazı yüzlerce beğeni alırsa başımı tıraş edeceğim.

Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.

Polis, Fadıl'ın arabasında yüzlerce dolar nakit buldu.

Dışarıda yüzlerce insan vardı.

Yüzlerce çocuk katıldı.

Muhtemelen yüzlerce milyon doları olan birisi nasıl mutsuz olabilir?

Tatoeba günde yüzlerce, hatta binlerce cümle oranında büyür.

Yüzlerce kişi Tom'un cenaze törenine katıldı.

Bu parkta yüzlerce ağaç kasırgada patladı.

Sünnet, Kuran'ı açıklar. Sünnetin şeriattaki yerini inkar eden İslam şeriatının prensiplerinden birini inkar ettiği (Kuran'daki ve sünnetteki peygamberlere uymak, peygamberlere itaat etmek; peygamberleri örnek almaktan ibaret yüzlerce ayeti reddettiği) için kafirdir.

Sami, Kahire'nin güneyinde yüzlerce dönüm araziye sahiptir.

Burada her gün yüzlerce insan yiyor.

Sami yüzlerce mil uzakta yaşıyordu.

Bir asırdan fazla bir süre önce, Rusya'daki Tunguska Nehri vadisinin üzerindeki gökyüzünde bir kuyrukluyıldız veya bir göktaşı patladı. Patlamada yüzlerce mildeki milyonlarca ağaç yıkıldı.

Bunu yüzlerce kez yaptım.

Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırıyor.

Bu galaksilerin her biri yüzlerce milyar yıldız barındırır.

Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı bu Ağlama Duvarı'nı bir santim aşındırmamıştır.

Türk askerinin yüzlerce sivili katletmesine ne diyorsun?

Yüzlerce kitap okudum.

Tom'un yüzlerce bahanesi vardı.

Fuara onlarca ülkeden yüzlerce firma katıldı.

İstatistiklere göre her yıl bunun gibi yüzlerce olay oluyor.

Bu fabrika sayesinde yüzlerce baca tütüyor.

Çöplüklerdeki plastikler yüzlerce yıl doğada kalır.

Kalman onu yüzlerce kez duydu.

Bir şiir bir mısra için okunur; yüzlerce kötü örneğini denemeksizin iyi bir insanı, iyi bir kitabı, iyi bir filmi bulmanın olanağı yoktur.

Türkçede bir sözcüğün belki de yüzlerce anlamı vardır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English