Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yüzmek"

Learn how to use yüzmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İvintilerde yüzmek çok düşüncesizce.
Translate from Turkish to English

Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.
Translate from Turkish to English

O yüzmek için denize gitti.
Translate from Turkish to English

Bu nehir içinde yüzmek için tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Nehir yüzmek için çok hızlı akıyor.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzmek için yeterince derin.
Translate from Turkish to English

Bu gölde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Bu nesne su üzerinde yüzmek için yeterince hafif.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yüzmek istemediğini düşündü.
Translate from Turkish to English

Nehrin öbür yakasına yüzmek ne kadar sürer?
Translate from Turkish to English

İlkbaharın sonlarında bir öğleden sonra, Tom yüzmek için dışarı çıktı ve tekrar asla görülmedi.
Translate from Turkish to English

Ben bu nehirde yüzmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

O, yüzmek için oraya gitti.
Translate from Turkish to English

Yüzmek için yeterince sıcak.
Translate from Turkish to English

Yüzmek için hava çok soğuk.
Translate from Turkish to English

O, yüzmek istemedi.
Translate from Turkish to English

Burada yüzmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Bugün yüzmek istemiyor musun?
Translate from Turkish to English

Gece yüzmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Dün nehirde yüzmek için gittim.
Translate from Turkish to English

Bu nehirde yüzmek güvenli midir?
Translate from Turkish to English

Yüzmek kolaydır.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzmek için güvenlidir.
Translate from Turkish to English

Bu nehirde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un canı gerçekten yüzmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzmek için çok tehlikeli.
Translate from Turkish to English

Sanırım bu gölde yüzmek tehlikeli.
Translate from Turkish to English

Denizde yüzmek eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzmek için çok akıntılı.
Translate from Turkish to English

Bu nehir yüzmek için tehlikeli.
Translate from Turkish to English

Temmuzda bu nehirde yüzmek tehlikelidir.
Translate from Turkish to English

Sanırım yüzmek için çok fazla soğuk.
Translate from Turkish to English

Bu hızlı akıntıda yüzmek tehlikeli olmalı.
Translate from Turkish to English

Ben bir çocukken yüzmek için sık sık plaja gittim.
Translate from Turkish to English

Yüzmek, tüm vücut için iyi bir egzersizdir.
Translate from Turkish to English

Tom'un bugünlerde yaptığı bütün şey yüzmek.
Translate from Turkish to English

Bu civardaki çocukların yüzmek için çok fırsatları yok.
Translate from Turkish to English

Tom yüzmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Yüzmek istediğini söyledin.
Translate from Turkish to English

Yüzmek çok eğlencelidir.
Translate from Turkish to English

Buralardaki insanların yüzmek için çok fırsatları yok.
Translate from Turkish to English

Her gün yüzmek istiyordum.
Translate from Turkish to English

Bazen yüzmek için yerel havuza giderim ama okyanusta yüzmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Tom'un bu öğleden sonra yüzmek istediğini duydum.
Translate from Turkish to English

Su yüzmek için yeterince sıcak.
Translate from Turkish to English

Biri neden bu nehirde yüzmek ister?
Translate from Turkish to English

Bu yer yüzmek için uygun.
Translate from Turkish to English

Bu yer yüzmek için elverişli.
Translate from Turkish to English

Tavuğun derisini yüzmek için tavuk makası kullanın.
Translate from Turkish to English

Nehirde yüzmek zorunda mıyım?
Translate from Turkish to English

Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.

Tom yüzmek istemiyor.

Yüzmek bir egzersiz biçimidir.

Yüzmek sağlıklıdır.

Yüzmek bacakları güçlendirir.

Burada yüzmek çok tehlikelidir.

Tom yüzmek istemedi.

Geceleyin yüzmek tehlikelidir.

Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.

Burada yüzmek yasaktır.

Yüzmek yasaktır.

Bu alan yüzmek için uygundur.

Yazın yüzmek için ırmağa giderdik.

Yazın, yüzmek için nehre giderdik.

Ben bu nehirde yüzmek istedim.

Burada yüzmek yasak.

Yüzmek için güzel bir gece, değil mi?

Yüzmek için çok soğuk olduğunu düşünüyorum.

Bence yüzmek için çok soğuk.

Gölette yüzmek tehlikelidir.

Yüzmek için çok soğuk.

Ben yüzmek istemiyorum.

Yüzmek için fazla fırsatım yok.

Biz yüzmek için plaja gittik.

Ben çocukken, yüzmek için hep denize gittim.

Balık yüzmek istiyor.

O nehirde yüzmek güvenli değil.

Bu nehirde yüzmek çok tehlikeli.

Yazın kaç kere yüzmek için plaja gidersin?

Bu gölde yüzmek risksiz değildir.

Bu nehir, Temmuz ayında, yüzmek için tehlikelidir.

Yunuslarla yüzmek tehlikelidir.

Ben yüzmek istiyorum!

Yüzmeyi seviyorum, ama burada yüzmek istemiyorum.

Yüzmek eğlencelidir.

Yüzmek birinin sağlığı için iyidir.

Koyunu öldürdükten sonra onun derisini yüzmek zorunda kalacaksın.

Burada yüzmek için izinli miyiz?

Bizimle yüzmek istemediğinden emin misin?

Evi o kadar çok su bastı ki mutfağa yüzmek zorunda kaldım.

Bu akıntılı suda yüzmek çok risklidir.

Bu gölet yüzmek için yeterince derin değil.

Yüzmek benim için bir eğlencedir.

Sadece nehir boyunca yüzmek fikri beni titretti.

Ben yüzmek istiyorum.

Ben yüzmek istemedim.

Yüzmek için çok soğuktu.

Yüzmek zorunda mıyım?

Yüzmek için çok yorgundum.

Yüzmek istiyorsan, yüz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English