Learn how to use yığını in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Bu otomobil bir çöp yığını.
Translate from Turkish to English
Tom odasının köşesindeki elbise yığını üzerine kirli çoraplarını attı.
Translate from Turkish to English
Binanın olduğu yerde bir moloz yığını var.
Translate from Turkish to English
Okul binasının olduğu yerde büyük bir moloz yığını var.
Translate from Turkish to English
Tom bir kitap yığını taşıyarak içeri girdi.
Translate from Turkish to English
Çöp yığını Everest Dağı kadar büyük.
Translate from Turkish to English
Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.
Translate from Turkish to English
Bu yer bir çöp yığını.
Translate from Turkish to English
Büyük bir buz yığını çatıdan kaydığında ve ona çarptığında Tom yaralandı.
Translate from Turkish to English
Gemi bir kum yığını üzerinde karaya oturdu.
Translate from Turkish to English
Odanın köşesinde bir gazete yığını vardı.
Translate from Turkish to English
Teknem bir kum yığını üstünde karaya oturdu.
Translate from Turkish to English
Tom'un gübre yığını o kadar çok ısındı ki o kendiliğinden yaktı.
Translate from Turkish to English
Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.
Translate from Turkish to English
Bu eski hurda yığını kime lazım olur ki?
Translate from Turkish to English
Böylesine bir hurda yığını ile fazla uzağa gidemezsin.
Translate from Turkish to English
Yanan bir kömür yığını geride kaldı.
Translate from Turkish to English
Geride yanan bir kömür yığını kaldı.
Translate from Turkish to English