Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yıkamak"

Learn how to use yıkamak in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.

Bu elbiseyi yıkamak mümkün mü?
Translate from Turkish to English

Arabayı yıkamak beklediğimizden daha uzun zaman aldı.
Translate from Turkish to English

Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Tom arabayı yıkamak zorunda değil. Mary onu zaten yıkadı.
Translate from Turkish to English

Tom ellerini yıkamak istedi.
Translate from Turkish to English

O, arabayı yıkamak zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Kirli çamaşırları yıkamak istedi.
Translate from Turkish to English

Elbiseleri ve çarşafları yıkamak benim işimdir.
Translate from Turkish to English

Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Yapman gereken bütün şey bulaşıkları yıkamak.
Translate from Turkish to English

Tom bulaşıkları yıkamak için gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Bulaşıkları yıkamak için kimin sırası?
Translate from Turkish to English

Tabakları yıkamak için sabun satın almak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamak için zamanım yok.
Translate from Turkish to English

Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Biraz bulaşık yıkamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Şu anda bulaşıkları yıkamak için zamanım yok.
Translate from Turkish to English

Tek kullanımlık yemek çubuklarını kullanma yerine yemek yemek ve daha sonra yıkamak için plastik yemek çubuklarını kullanmak en iyisi.
Translate from Turkish to English

Bulaşıkları yıkamak umurumda bile değil.
Translate from Turkish to English

Kadınlar tuvaleti nerede? Ellerimi yıkamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu yıkamak birkaç saatimi aldı.
Translate from Turkish to English

Kim benim kirli arabamı yıkamak ister?
Translate from Turkish to English

Saçımı yıkamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bulaşıkları yıkamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Ona arabamı yıkamak için bir yüz dolar verdim.
Translate from Turkish to English

Bulaşık yıkamak istiyordum.
Translate from Turkish to English

Ellerimi yıkamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bulaşıkları yıkamak için Tom'un sırası.
Translate from Turkish to English

O, saçını yıkamak için su kaynatıyor.
Translate from Turkish to English

Plastik çubukları kullanmak ve onları yıkamak tek kullanımlık çubukları kullanmaktan daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Ben ellerimi yıkamak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamak benim işim.
Translate from Turkish to English

Bunu yıkamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Onu yıkamak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Eğer bulaşık yıkamak için gücün yoksa, bir bulaşık makinesi al.
Translate from Turkish to English

İzin verirseniz bulaşıkları yıkamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ellerinizi düzenli olarak yıkamak kendinizi hastalıklardan korumak için iyi bir yoldur.
Translate from Turkish to English

Evde çamaşır makinem yok ve bu yüzden çamaşır yıkamak için çamaşır odasına gitmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bulaşıkları yıkamak için benim sıram.
Translate from Turkish to English

Bu sabah saçımı yıkamak istedim ama şampuanımız tükenmişti.
Translate from Turkish to English

Artık o tek başına saçını yıkamak için yeterince iyi.
Translate from Turkish to English

Tom'a bulaşıkları yıkamak zorunda olduğunu söyle.
Translate from Turkish to English

Çamaşır yıkamak benim işimdir.
Translate from Turkish to English

O bulaşıkları yıkamak istemedi ama elinden geleni yaptı.

Çamaşır yıkamak için nasıl zaman buluyorsunuz?

Kim arabamı yıkamak ister?

Çamaşırları elle yıkamak zor ve zaman alıcıdır.

Arabayı yıkamak zorunda değilim. Tom ve Mary onu zaten yıkadılar.

O arabayı yıkamak zorunda.

O çamaşır yıkamak zorunda.

Tom ellerini yıkamak için tuvalete gitti.

Mary'nin çamaşır yıkamak için vakti yok.

İşleri bulaşık yıkamak.

Ellerini yıkamak istediler.

Saçımı yıkamak zorundayım.

“Gün boyu yaptığım tek şey hayvanlara bakmak, odun toplamak, etrafı süpürmek, yemek pişirip bulaşıkları yıkamak.” dedi, "Okusaydım bunlarla mı uğraşırdım?"

Bulaşık yıkamak istemiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English