Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yıldırım"

Learn how to use yıldırım in a Turkish sentence. Over 64 hand-picked examples.

Ben yıldırım gibi koştum.
Translate from Turkish to English

Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Tom, yıldırım tarafından çarpıldı ve öldü.
Translate from Turkish to English

Tom yıldırım tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Yıldırım kuleye isabet etti.
Translate from Turkish to English

Yıldırım tehlikeli olabilir.
Translate from Turkish to English

Yıldırım kuleyi vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Yıldırım gökyüzünü aydınlattı.
Translate from Turkish to English

Evini yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Yıldırım bir fırtına anında oluşabilir.
Translate from Turkish to English

Dün eve yıldırım düştü.
Translate from Turkish to English

Fırtına bir sürü yıldırım üretti.
Translate from Turkish to English

Uzakta bir yıldırım parlaması gördüm.
Translate from Turkish to English

Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Hastanedeyim. Yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Bu ağaca yıldırım düştü.
Translate from Turkish to English

Yıldırım Tom'un evini vurdu.
Translate from Turkish to English

Yıldırım kadar hızlı koştum.
Translate from Turkish to English

Yıldırım suya değdiği zaman ne olur?
Translate from Turkish to English

Yıldırım evini vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom'u yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Onu yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Onu yıldırım çarpmıştı.
Translate from Turkish to English

Beni yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Tom'u yıldırım çarpmasını ve ölmesini diliyorum.
Translate from Turkish to English

Yıldırım bazen aynı yere iki kez çakar.
Translate from Turkish to English

Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.
Translate from Turkish to English

Yıldırım tarafından çarpılan evi gördüm.
Translate from Turkish to English

Ağaca yıldırım düştü.
Translate from Turkish to English

Büyük ağaca yıldırım düştü.
Translate from Turkish to English

Otuz yıl önce saate yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Dün gece gök gürültüsü ve yıldırım vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'un kullandığı trene yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Bir yıldırım uzun boylu ağacı vurdu.
Translate from Turkish to English

O, bir yıldırım tarafından üç kez çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Yıldırım neredeyse anlıktır.
Translate from Turkish to English

Norveç'te 300'den fazla geyik, bir yıldırım tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Yıldırım beni bir süre için kör etti.
Translate from Turkish to English

Mary'ye üç kez yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Mary'nin evini yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Tom'un evini yıldırım çarptı.
Translate from Turkish to English

Ben yıldırım tarafından üç kere çarpıldım.
Translate from Turkish to English

Sen yıldırım tarafından üç kere çarpıldın, değil mi?
Translate from Turkish to English

O, yıldırım tarafından üç kere çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Onlar üç kez yıldırım tarafından çarpıldılar.
Translate from Turkish to English

Biz üç kez yıldırım tarafından çarpıldık.
Translate from Turkish to English

Uzaktan yıldırım flaşları gördüm.
Translate from Turkish to English

Tom'un ahırı geçen sene iki kez yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un evine yıldırım düştü ve temeline kadar yandı.
Translate from Turkish to English

Yıldırım çakıyor.
Translate from Turkish to English

Yıldırım meşeyi ayırdı.
Translate from Turkish to English

O, yıldırım çarpması sonucu kurtuldu.

Her şey yıldırım hızında oldu.

Kütüphanenin önündeki ağaç yıldırım tarafından vuruldu.

Hayat düşen bir yıldırım gibidir. Güzelliğin saltanatı tek günlüktür. Hepsi birbirine benzeyen ölülerin kafataslarına bakıp ibret al!

Tom'un olduğu uçağı yıldırım çarptı.

Onu üç kez yıldırım çarptı.

Üzerine üç kez yıldırım düştü.

Yıldırım hızıyla koştum.

Yıldırım çarpıp öldü.

Yıldırım çarpması sonucu öldü.

"Yıldırım ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Bursa."

Tom'un bindiği trene yıldırım düştü.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English