Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "yıllar"

Learn how to use yıllar in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Mutlu yıllar Muiriel!
Translate from Turkish to English

Mutlu yıllar sana!
Translate from Turkish to English

Yıllar önce burada bir kale vardı.
Translate from Turkish to English

Hindistan uzun yıllar boyunca Büyük Britanya tarafından yönetildi.
Translate from Turkish to English

Hindistan uzun yıllar Birleşik Krallık tarafından yönetildi.
Translate from Turkish to English

Mutlu yıllar!
Translate from Turkish to English

Yıllar geçti.
Translate from Turkish to English

O, yıllar süren mutsuzluktan sonra onu boşadı.
Translate from Turkish to English

O, yıllar önce ondan kitabı ödünç aldı ve onu henüz iade etmedi.
Translate from Turkish to English

Gerçekler uzun yıllar boyunca halka açıklanmadı.
Translate from Turkish to English

Kulenin inşa edilmesinde yıllar harcandı.
Translate from Turkish to English

İki olay arasında yıllar geçer.
Translate from Turkish to English

Her nezaman böyle güzel bir yağmurumuz olsa, ben yıllar öncesini, ikimizi hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English

Yıllar önce, ben Hiroşima'nın merkezini ziyaret ettim.
Translate from Turkish to English

O yıllar sonra geri geldi.
Translate from Turkish to English

Liseden mezun olmadan önce Tom'a rastladım fakat yıllar sonrasına kadar Mary ile karşılaşmadım.
Translate from Turkish to English

Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.
Translate from Turkish to English

Mary ve ben uzun yıllar boyunca birbirimizi tanıyoruz.
Translate from Turkish to English

O yıllar önceydi.
Translate from Turkish to English

Yıllar süren savaş ülkeyi fakirleştirdi.
Translate from Turkish to English

Yıllar önce golf oynamaya başladım.
Translate from Turkish to English

Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.
Translate from Turkish to English

Birçoğu İngiliz fabrikalarında yıllar geçirmişti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi severdi fakat yıllar önceydi.
Translate from Turkish to English

Yıllar çabucak geçiyor.
Translate from Turkish to English

888.888 numaralı cümle, sahibine mutlu yıllar getirecek.
Translate from Turkish to English

Yıllar önce bana verdiğin saate hâlâ sahibim.
Translate from Turkish to English

Yıllar sonrasını düşünelim.
Translate from Turkish to English

Beni yıllar yılı ezmenin nedeni toprak gibi sert olmam için miydi?
Translate from Turkish to English

Yıllar önce mi yoksa daha yeni mi?
Translate from Turkish to English

Eşimi yıllar önce seçmeme rağmen bizi ayırmanız üzücü.
Translate from Turkish to English

Başkan olarak uzun yıllar geçirdim, zamanın geldiğini hissettiğim için istifa ettim.
Translate from Turkish to English

Dünya'da yıllar yılı kalamayacağım gibi hissediyorum, buna üzülmeyin.
Translate from Turkish to English

Benim duygularıma saygı gösteren oldu mu yıllar yılı?
Translate from Turkish to English

Yıllar yılı güvendiğin öğretmenin ve ailen sana oyun oynamışsa insan biraz buruk oluyor.
Translate from Turkish to English

Yıllar yılı yalnız bırakıldım bu ayıp değil mi?
Translate from Turkish to English

Sevdiğimi kaybettim yıllar yılı pervane gibi gezdim durdum.
Translate from Turkish to English

En sevdiğim öğretmenim ve akrabam yıllar yılı benden gerçekleri saklamadı mı?
Translate from Turkish to English

Ben yıllar yılı mutsuzken ve şimdi de arada bir hüzne düşerken siz mutlu musunuz?
Translate from Turkish to English

Sen bana kin beslemişsin yıllar yılı.
Translate from Turkish to English

O yıllar yılı çok çalıştı.
Translate from Turkish to English

Beni yıllar yılı uyuttunuz değil mi?
Translate from Turkish to English

Benden yıllar yılı gerçekleri saklamış.

Yıllar yılı seyirci kaldın.

İçimde kötülüğün olmadığını göremediysen sen beni yıllar yılı tanımamışsın demektir.

O hanımı yıllar yılı bekledim.

O yıllar önce doğru olabilirdi.

Artık yıllar dışında şubat sadece 28 gün çeker.

Tom'u yıllar önce biliyordum.

Mutlu yıllar Shishir!

Tom yıllar sonra Mary'nin John'ı tanımasına şaşırdı.

Tom yıllar önce emekli oldu.

Ne yapman gerektiğini beni yıllar yılı yalnız bıraktığında düşünecektin.

Ürünlerinin kalitesi yıllar geçtikçe kötüleşti.

Ailenin tanımı yıllar içinde değişti.

Yıllar boyunca birçok farklı strateji denedik.

Yıllar yılı canımızı yaktılar.

Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.

Yıllar ona yalnızca kötü alışkanlıklar kazandırdı.

Yıllar sonra şans eseri ona caddede rastladım.

Yıllar geçtikçe, bir aptal daha zeki olmaz, ama yaşlı bir aptal olur.

Salakça bir yanlış anlaşılma yüzünden uzun yıllar süren arkadaşlıkları bitti.

İnşallah kesintiye uğramaz da uzun yıllar boyunca devam eder.

Mary yıllar boyunca güzellik ürünlerine binlerce dolar harcadı.

Şimdi yıllar içinde onlar yaşlanmışlardır.

Aradan yıllar geçti.

Bunu yıllar önce bir kıyafet mağazasından almıştım.

Normalde yıllar alır.

Bu yıllar önceydi.

"Mutlu Yeni Yıllar." "Sana da aynısını diliyorum!"

Anneme mutlu yıllar dilemek istiyorum.

O zamandan beri yıllar geçti.

O zamandan beri çok yıllar geçti.

Pazar sabahından beri yıllar geçmiş gibi görünüyor.

Tenis oynadığımdan beri yıllar oldu.

Pierre'i gördüğümden beri yıllar oldu.

Yıllar geçip gitti.

Bunu yapmam yıllar aldı.

O uzun yıllar Ukrayna'da yaşadı.

Bu yıllar içerisinde ölümsüz şiirler yazdı.

Fukushima Daiichi tesisindeki temizlik, yıllar belki de on yıllar sürebilir.

Uzun yıllar önce Paristeydim.

Uzun yıllar, Pluto, bizim güneş sistemimizin dokuzuncu gezegeni olarak kabul edildi.

Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Tom sonunda Mary ile yuva kurdu.

Doğum günün kutlu olsun! Doğum günün kutlu olsun! Mutlu yıllar, sevgili Mary! Doğum günün kutlu olsun!

Bu görevin tamamlanması uzun yıllar sürdü.

Bu, Tom'un bana yıllar önce verdiği bir şey.

O yıllar, hayatımın en güzel yıllarıydı.

Eski ev terk edildikten yıllar sonra harap bir hale gelmiş.

O yıllar önce oldu.

O yıllar alabilir.

Yıllar yıllar önce, yaşlı bir adam yaşarmış.

Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.

Bu köprünün kullanıma hazır hale gelmesi yıllar sürebilir.

Karına mutlu yıllar!

Yıllar boyunca Rheinland'da yaşadım.

O yıllar boyunca diplomat olarak çalıştı.

O yıllar sürerdi.

Bunu yıllar önce yapmalıydım.

Bütün arkadaşlarıma ve sevgilime Mutlu Yıllar diliyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English