Learn how to use yıpranmış in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Benim ayakkabılar yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Ben bu yıpranmış halıdan kurtulmak zorunda kalacağım
Translate from Turkish to English
Ayakkabılar yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Onun paltosu yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Onun elbiseleri yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Tom tamamen yıpranmış görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tumanım yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Tom ayakkabı almalı. Onun eski ayakkabıları tamamen yıpranmış.
Translate from Turkish to English
O yıpranmış görünüyor.
Translate from Turkish to English
Bu ceket yıpranmış ve kötü görünüyor. Yeni bir tane alma zamanın değil mi?
Translate from Turkish to English
Mademki oda için yeni mobilya aldık, neden bu eski, yıpranmış mobilyayı atmıyoruz?
Translate from Turkish to English
Onun ceketinin manşetleri kötü yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Onu yıpranmış eski ve yorgun buldum.
Translate from Turkish to English
Tom açıkça yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Halı yıpranmış ve değiştirilmesi gerekiyordu.
Translate from Turkish to English
Lastikleriniz tamamen yıpranmış.
Translate from Turkish to English
Tom bana yıpranmış olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Yıpranmış olduklarını söylediler.
Translate from Turkish to English