Learn how to use yağlı in a Turkish sentence. Over 49 hand-picked examples.
Tom düşük-yağlı, yüksek-proteinli diyet yapıyor.
Translate from Turkish to English
Tom kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.
Translate from Turkish to English
Yağlı bir diyeti sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bir aletin kayganlığını, bir makinenin işleyişini yağlı bir madde sürerek kolaylaştırabiliriz.
Translate from Turkish to English
Diyetin çok fazla yağlı mıdır?
Translate from Turkish to English
Onun kolu yağlı tavaya dokundu.
Translate from Turkish to English
Gömleğindeki o yağlı şey nedir?
Translate from Turkish to English
Bu oldukça yağlı bir et parçası.
Translate from Turkish to English
O biraz yağlı.
Translate from Turkish to English
Saçım yağlı.
Translate from Turkish to English
Onun yağlı saçı var.
Translate from Turkish to English
Yağlı bir cildim var.
Translate from Turkish to English
Bu çanta yağlı.
Translate from Turkish to English
Yağlı yiyecekler yememelisin.
Translate from Turkish to English
Eve yağlı elbiselerle çok yorgun olarak geldim.
Translate from Turkish to English
O restorandaki yemek benim için çok yağlı.
Translate from Turkish to English
Bu yiyeceğin çok yağlı olduğunu sandım.
Translate from Turkish to English
Yiyeceği çok yağlı buldum.
Translate from Turkish to English
Yiyeceğin çok yağlı olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom'un yağlı bir cildi var.
Translate from Turkish to English
Tom silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.
Translate from Turkish to English
Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.
Translate from Turkish to English
Yağlı yiyecekleri sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.
Translate from Turkish to English
Yağlı gıdaları sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un parmakları yağlı.
Translate from Turkish to English
Tom'un elleri yağlı.
Translate from Turkish to English
İyi akşamlar. Bir bardak tam yağlı süt istiyorum.
Translate from Turkish to English
Onun yağlı cildi var.
Translate from Turkish to English
Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.
Translate from Turkish to English
O, yağlı restoran menüsüne dokunmaya cesaret edemedi.
Translate from Turkish to English
Benim için az yağlı süt.
Translate from Turkish to English
Tom'un saçı daima yağlı ve pis.
Translate from Turkish to English
Çok yağlı oldukları için tüm kızartmaları yemedim.
Translate from Turkish to English
Bu makineyi temiz ve yağlı tutmalısınız.
Translate from Turkish to English
Buradaki yağlı biftekleri seviyorum.
Translate from Turkish to English
Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.
Translate from Turkish to English
Yağlı yiyecek yemekten kaçınmalısınız.
Translate from Turkish to English
Ellerim yağlı.
Translate from Turkish to English
Bu yağlı boyayı kim yarattı?
Translate from Turkish to English
Değmesin, yağlı boya!
Translate from Turkish to English
Tom en güzel yağlı boyayla resim yapıyor.
Translate from Turkish to English
Ali kendine yağlı bir kapı bulmuş.
Translate from Turkish to English
Tam yağlı süt midemi bozuyor, bu yüzden her zaman yarım yağlı süt içiyorum.
Translate from Turkish to English
Bir yağlı kapı bulma umuduyla partiye üye oldu.
Translate from Turkish to English
Elim yağlı olduğu için şişenin kapağını açarken zorlandım.
Translate from Turkish to English
Tom'un yağlı saçları var.
Translate from Turkish to English
Ali dükkânımızın yağlı müşterilerinden.
Translate from Turkish to English
Yağlı yemek sevmiyorum.
Translate from Turkish to English